yerleşmek ile cümle

yerleşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Etrafta uçup, yerleşmek için tırtıl bulması gerek.זהו טפיל, עליו לעוף ולמצוא תולעים שישמשו לו כפונדקאים,
Etrafta uçup, yerleşmek için tırtıl bulması gerek.إنها طفيلية. يجب أن تطير و تبحث عن اليرقات لتقتات عليها.
Etrafta uçup, yerleşmek için tırtıl bulması gerek.実は毛虫に寄生する寄生虫なんだ そして、それは、塩粒と同じ大きさの脳というだけでなく、
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Asentarme en Corea del Sur fue un reto mucho mayor de lo que esperaba.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Asettuminen Etelä-Koreaan oli paljon haasteellisempaa kuin olin olettanut.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Att bosätta sig i Sydkorea var en mycket större utmaning än jag förväntat mig.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Dél-Koreában letelepedni sokkal nehezebb volt, mint gondoltam.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Det at finde sig til rette i Sydkorea var meget mere udfordrende end jeg havde forventet.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Estabelecer-me na Coreia do Sul foi um desafio bem maior do que eu esperava.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.남한에서 자리를 잡는 다는 것은 제가 생각했던 것 보다 훨씬 어려운 일이었습니다.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Menyesuaikan diri di Korea Selatan jauh lebih sulit dari yang saya perkirakan.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Mich in Südkorea niederzulassen, war eine größere Herausforderung, als ich es mir gedacht hätte.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Mij in Zuid-Korea vestigen, was een veel grotere uitdaging dan ik had verwacht.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.M'installer en Corée du Sud était plus dur que ce que je ne pensais.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Osiedlenie się w Korei Południowej było trudniejsze, niż się spodziewałam.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Sistemarsi in Corea del Sud è stato molto più arduo di ciò che mi aspettavo.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Stabilirea în Coreea de Sud a fost o provocare mult mai mare decât m-aș fi așteptat.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Usadiť sa v Južnej Kórei bolo omnoho náročnejšie ako som čakala.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Usadit se v Jižní Koreji bylo mnohem náročnější, než jsem čekala.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Ustaliti se v Južni Koreji je bil večji zalogaj kot sem pričakovala.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Việc ổn định cuộc sống ở đây khó khăn hơn nhiều so với tôi tưởng tượng.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Το να ταχτοποιηθώ στη Νότια Κορέα ήταν μεγαλύτερη πρόκληση απ' ότι φανταζόμουν.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Прижитися у Південній Кореї було важче, ніж я очікувала.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Установяването там беше малко по-трудно, отколкото очаквах.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Устроить свою жизнь в Южной Корее было гораздо сложнее, чем я ожидала.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.ההגעה לדרום קוריאה היוותה אתגר גדול בהרבה מכפי שחשבתי.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.كان الإستقرار في كوريا الجنوبية تحدياً أكبر مما توقعته
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.困難でした 韓国では英語が大変重要なので
Hayır... ...onun yanına ben yerleşmek istedim.Nem. Én kértem, hogy a közelében lehessek.
Hayır... ...onun yanına ben yerleşmek istedim.Non. J'ai demandé à être proche d'elle.
Hayır... ...onun yanına ben yerleşmek istedim.Όχι, εγώ ζήτησα να με βάλουν κοντά της.
Hayır... ...onun yanına ben yerleşmek istedim.لا لقد طلبت ان اكون الى جانبها
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Fala aos filhos de Israel e díze-lhes: Quando entrardes na terra da vossa habitação, que eu vos hei de dar,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Govóri sinovom Izraelovim in jim reci: Ko pridete v deželo domovanja svojega, ki vam jo dam,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,"Habla a los hijos de Israel y diles: 'Cuando hayáis entrado en la tierra que vais a habitar y que yo os doy
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Hãy nói cùng dân Y-sơ-ra-ên rằng: Khi các ngươi vào xứ mà ta ban cho các ngươi đặng ở,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Hãy nói cùng_dân Y-sơ-ra-ên rằng : Khi các ngươi vào xứ mà ta ban cho các ngươi đặng ở ,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Hovor synom Izraelovým a povieš im: Keď vojdete do zeme svojich bydlísk, ktorú vám ja dám,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,이스라엘 자손에게 고하여 그들에게 이르라 너희가 내가 주어 거하게 할 땅에 들어가서
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Mluv k synům Izraelským a rci jim: Když vejdete do země přebývání vašich, kterouž já dám vám,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,«Parla agli Israeliti e riferisci loro: Quando sarete entrati nel paese che dovrete abitare e che io vi d
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Powiedz synom Izraelskim, a mów do nich: Gdy przyjdziecie do ziemi mieszkania waszego, którą Ja wam dam,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,"Puhu israelilaisille ja sano heille: Kun te tulette siihen maahan, jonka minä annan teille asuinsijaksi,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Szólj Izráel fiainak, és mondd nékik: Mikor bementek a ti lakó földetekre, a melyet én adok néktek.
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Tal til Israelitterne og sig til dem: Når I kommer til det Land, jeg vil give eder at bo i,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Tal til Israels barn og si til dem: Når I kommer inn i det land som I skal bo i, det som jeg vil gi eder,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,Говори на израилтяните, казвайки им: Когато влезете в земята, която Аз ви давам да живеете в нея,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,объяви сынам Израилевым и скажи им: когда вы войдете в землю вашего жительства, которую Я даю вам,
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,דבר אל בני ישראל ואמרת אלהם כי תבאו אל ארץ מושבתיכם אשר אני נתן לכם׃
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,كلم بني اسرائيل وقل لهم متى جئتم الى ارض مسكنكم التي انا اعطيكم
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,你 曉 諭 以 色 列 人 說 、 你 們 到 了 我 所 賜 給 你 們 居 住 的 地
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince,你 曉諭 以色列人 說 、 你 們到 了 我 所 賜給 你 們 居住 的 地
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Dia akan menyelesaikan sendiri bahkan lebih dalam di kursi lengannya.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Ele iria resolver-se ainda mais profundamente em sua cadeira de braços.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.El însuşi ar rezolva chiar mai mult în fotoliu lui.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Él mismo asentarse aún más profundamente en su sillón.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Er würde sich noch tiefer niederzulassen in seinem Sessel.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Hän selvittää itselleen vieläkin syvästi hänen nojatuoli.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Han skulle bosätta sig ännu djupare i sin fåtölj.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Han ville bosætte sig endnu dybere i sin lænestol.
İlgili Sayfalar