Ana içeriğe geç
Sözlük

yerini almak ile cümle

yerini almak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
GNU/Linux birçok alanda Unix'in yerini almaktadır ve dünyada en güçlü 10 süper bilgisayarda kullanılmaktadır.Linux заменя Unix на много платформи и през 2010 се използва на десет от най-мощните суперкомпютри в света.
Pek çok yörenin yemek kültüründe de yerini almaktadır.Dio odgovora se krije i u prehrani.
M48 Patton, ABD servisindeki M4 Sherman ve M47 Patton tanklarının yerini almak için üretilmiştir.M48 Patton bol navrhnutý tak, aby nahradil skoršie tanky M47 Patton a M4 Sherman.
Uçak, Fairey Swordfish ve Fairey Albacore uçaklarının yerini almak üzere tasarlanmıştır.Razvit je bil kot naslednik dvokrilnikov Fairey Swordfish in Fairey Albacore.
1986 yılında SSCB'de BTR-60 ve BTR-70 gibi eski modellerin yerini almak üzere üretilmeye başlamıştır.Gamyba pradėta 1986 m., turėjo pakeisti Tarybinės Armijos naudotus BTR-60 ir BTR-70.
Turnuvayı organize eden ülkenin şampiyon takımı da otomatik olarak yerini almaktadır.Šalis organizuojanti turnyrą, automatiškai patenka į varžybas.
Bakanlar Konseyi’nin bir Avrupa kararı, anılan Protokol’ün yerini almak üzere uygun tedbirleri belirler.Države članice, Komisija in Evropska centralna banka imenujejo vsaka največdva članaodbora.
Bakanlar Konseyi’nin bir Avrupa kararı, anılan Protokol’ün yerini almak üzere uygun tedbirleri belirler.Ministerineuvoston eurooppalailla vahvistetaan aiheelliset toimenpiteet, joilla mainittupöytäkirja korvataan.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.A fi în lume echivalează de fapt cu a împărtăși responsabilitatea.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.A mając w nim udział, współdzielimy odpowiedzialność.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Deelnemen aan de wereld gaat echt over verantwoordelijkheid delen.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.세계 안에서 역할을 갖는다 라는 것은 책임을 나누는 일이죠.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Partecipare nel mondo significa soprattutto condividere responsabilità.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Participar en el mundo es realmente compartir la responsabilidad
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Participar no mundo é partilhar responsabilidade.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Pokud získáme podíl na světě, určitě pak sdílíme určitou zodpovědnost.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Prendre part au monde est vraiment à propos de partager la responsabilité.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Tham gia vào thế giới là chia sẻ trách nhiệm.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Und Teilnahme an der Welt geht darum, Verantwortung zu teilen.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Бути частиною цього світу насправді означає розділяти відповідальність.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Да участваш в света всъщност означава да споделяш отговорност.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.Принятие участия в жизни — это разделение ответственности.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.ולהיות חלק מהעולם משמעו לחלוק באחריות.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.أخذ دور في العالم هو في الحقيقة متعلق بتقاسم المسئولية.
Dünyada yerini almak, tecrübeni sorumlu bir şekilde paylaşmaktır.したがって この意味において 芸術とは
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.10年も共に過したではないか
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Als Du seinen Platz einnehmen wolltest, war ich der einzige, der Dich unterstützt hat.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Amikor el akartad foglalni ezt a helyet, csak én támogattalak benne.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Cuando quisiste ocupar su lugar, sólo yo te apoyé.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Da du ønskede at tage hans plads, var jeg ene om at støtte dig.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Gdy chciałaś go zastąpić, ja jeden poparłem cię.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Když jsi chtěla zaujmout jeho místo, já sám jsem tě podpořil.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Keď si chcela zaujať jeho miesto, ja sám som ťa podporil.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Quando hai voluto prendere il suo posto, sono stato l'unico a supportarti
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Quando você quis pegar o lugar dele, só eu a apoiei.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Quand tu as voulu prendre sa place, je suis le seul à t'avoir soutenue.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Toen jij zijn plaats wou innemen, heb ik alleen je gesteund.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Όταν θέλησες να πάρεις τη θέση του, εγώ μόνο σε υποστήριξα.
Ne zaman onun yerini almak istersen, seni yanlız desteklerim.Когда ты захотела занять его место, я один поддержал тебя.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.A avea o experiență echivalează cu a fi parte din lume.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Doświadczając stajemy się częścią świata.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Een ervaring hebben, is deelnemen aan de wereld.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Etwas zu erfahren, bedeutet an der Welt teilzunehmen.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Faire une expérience c'est prendre part au monde.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Fare un'esperienza vuol dire prendere parte nel mondo.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.경험을 한다라는 것은 세계 속에서 역할을 갖는다라는 것입니다.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Một khi đã trải nghiệm là đã tham gia vào thế giới.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Tener una experiencia significa participar en el mundo.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Ter uma experiência é participar no mundo.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Získáním určité zkušenosti získáme i podíl na světě.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Да получиш преживяване, е да участваш в света.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Мати досвід означає бути частиною цього світу.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.Получение опыта — это принятие участия в жизни.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.כשאנחנו מתנסים אנחנו הופכים לחלק מהעולם.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.أن يكون لديك خبرة هو أن تأخذ دور في العالم.
Tecrübeli olmak dünyada yerini almaktır.世界に参加するとは 実際に責任を分担することなのです
Yani, yağmur nereye yağarsa hava da yukarı çıkan havanın yerini almak için o bölgeye çekiliyor.Also, wo auch immer es regnet, wird Luft angesogen, um die Luft zu ersetzen, die aufsteigt.
Yani, yağmur nereye yağarsa hava da yukarı çıkan havanın yerini almak için o bölgeye çekiliyor.Asadar, de fiecare data cand ploua aerul este atras inspre acea zona pentru a inlocui aerul care se ridica.
Yani, yağmur nereye yağarsa hava da yukarı çıkan havanın yerini almak için o bölgeye çekiliyor.Bárhol is esik az eső, a levegő arrafelé áramlik, hogy a felemelkedő légtömeg helyébe lépjen.
Yani, yağmur nereye yağarsa hava da yukarı çıkan havanın yerini almak için o bölgeye çekiliyor.Donc où qu'il pleuve, l'air s'y engouffre pour remplacer celui qui monte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod