Ana içeriğe geç
Sözlük

yerden ile cümle

yerden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Eminim kimileriniz oturduğu yerden düşünüyorsunuz,Някои от вас си седят и си мислят:
Eminim kimileriniz oturduğu yerden düşünüyorsunuz,חלקכם יושבים כאן וחושבים,
Eminim kimileriniz oturduğu yerden düşünüyorsunuz,الآن بعضكم يجلس هنا ويفكر،
Eminim kimileriniz oturduğu yerden düşünüyorsunuz,"なぜ この人たちは
En alttaki noktası yerden 1 metre yükseklikte olacak. - Zamanın saniye cinsinden verildiği söyleniyor. --
En alttaki noktası yerden 1 metre yükseklikte olacak. - Zamanın saniye cinsinden verildiği söyleniyor. -.
En alttaki noktası yerden 1 metre yükseklikte olacak. - Zamanın saniye cinsinden verildiği söyleniyor. -번역 by 1stmathematician
En alttaki noktası yerden 1 metre yükseklikte olacak. - Zamanın saniye cinsinden verildiği söyleniyor. -Comienzo
En alttaki noktası yerden 1 metre yükseklikte olacak. -Привет! Итак, у меня есть задача. Саша и Маша катаются на чертовом колесе во время праздника.
- En alttaki nokta şurada. Bu en alt nokta ve yerden 1 metre yükseklikte. -Tiene 16 metros de diámetro.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.A fiútestvéreim kapnak meg mindent." És volt egy lány, aki felült, és azt mondta: "Én imádok lány lenni.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Ce sont mes frères qui ont tout. " Et cette fille s'est levée et m'a répondu, " J'aime être une fille.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Fraţii mei primesc totul." Şi această fată s-a ridicat şi a spus, "Îmi place la nebunie să fiu fată."
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.I miei fratelli ottengono tutto." E questa ragazza si drizzò e disse: "Io amo essere una ragazza.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Meine Brüder bekommen alles." Und dieses Mädchen saß nur da und sagte, "Ich liebe es ein Mädchen zu sein.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mijn broers krijgen alles." Een meisje zette zich recht en zei: "Ik houd ervan een meisje te zijn.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mis hermanos obtienen todo." Y esta chica se sentó y dijo, "Me encanta ser una chica.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Moi bracia dostają wszystko". A ta dziewczyna wstała i powiedziała: "Kocham być dziewczyną.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mojim bratom je veliko lažje." In to dekle je vstalo in reklo: "Rada sem dekle.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Братята ми получават всичко." А това момиче просто се изправи и каза: "Харесва ми да съм момиче.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мои братья получают все". А эта девушка встала, и сказала: "А мне нравиться быть женщиной.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мої брати отримують все." А ця дівчина просто встала, підійшла і сказала "Мені подобається бути дівчиною.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco đã nhắc tới một chiếc khác tên là Enceladus hôm trước.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco en mentionnait une autre appelé Encélade l'autre jour.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco giorni fa, ha parlato di un altro chiamato Encelado.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco had het laatst over een andere, genaamd Enceladus.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco hat vor kurzem ein anderes namens Enceladus erwähnt.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco mencionó otra llamada Encélado el otro día.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco menționa o altă lume numită Enceladus acum câteva zile.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco se nedávno zmínila o další nazvané Enceladus.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Porco wspomniała także o Enceladusie, innym księżycu.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Carolyn Proco pár napja az Enceladus nevű holdról beszélt.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.카롤린 포르코는 또 토성의 위성 엔셀라두스에도 주목했는데
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Η Καρολίν Πόρκο ανέφερε τις προάλλες έναν ακόμα που ονομάζεται Εγκέλαδος.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Кэролин Порко уже упомянула Энцелад здесь недавно.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.Онзи ден Каролин Порко спомена и друг сателит, наречен Енцелад.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.קרוליין פורקו הזכירה לאחרונה אחד נוסף בשם אנסלדוס.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.في يوم اخر ذكرت كارولين بوركو قمر اخر إنسيلادوس.
Ertesi gün Carolyn Porco, Enceladus adında başka bir yerden bahsetti.ここは、惑星科学者が、惑星の表面下の大洋中で
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Antigamente era assim, e agora é mais assim, com fruta, vegetais e ervas a brotar por todo o lado.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Arăta aşa, iar acum arată aşa, cu fructe, legume şi plante aromatice peste tot.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Förr såg det ut så här, och nu mer så här, med frukt, grönsaker och örter som växer här och där.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Kiedyś wyglądało tak, a teraz wygląda tak. Wszędzie owoce, warzywa i zioła.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...이전에는 이런 모습이었는데요, 지금은 이렇게 변했고, 도시 곳곳에 과일, 채소, 허브 등이 자라나고 있습니다.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Korábban így nézett ki, és most inkább így, gyümölcsök, zöldségek és évelők nőnek mindenfelé.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Predtým vyzeralo takto a teraz skôr takto, ovocie, zelenina a bylinky rastú všade.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Prima era così, adesso è così; con frutta, verdura e erbe che spuntano da tutte le parti.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Solía verse así y ahora tiene este aspecto; con una irrupción de frutas, vegetales e hierbas en todos lados.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...So sah sie mal aus, jetzt sieht sie eher so aus, Obst, Gemüse und Kräuter gedeihen überall.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Έτσι ήταν, και τώρα είναι έτσι, με φρούτα και λαχανικά και μυρωδικά που φυτρώνουν παντού.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Изглеждаше така, а сега изглежда така, с плодове и зеленчуци и билки, които растат навсякъде.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Раньше он выглядел так, а сейчас вот так, утопающий в растущих повсюду фруктах, овощах, зелени.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...בעבר היא נראתה כך, והיום היא נראית יותר כך, פירות, ירקות וצמחי תבלין נובטים בכל פינה.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...كانت تبدوا هكذا، والآن تبدو هكذا، فواكه وخضار وأعشاب تنتشر في جميع أرجاء المكان.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...今はこんな感じです 町中にフルーツや野菜や ハーブが茂っています プロパガンダ・ガーデニング と呼ばれています(笑)
Espanola ortaya çıktığı yerden,Galapagos volkanik merkezinden 100 milden fazla uzaklaştıEspanola a călătorit peste 160 km de la locul naşterii sale, punctul fierbinte din Galapagos.
Espanola ortaya çıktığı yerden,Galapagos volkanik merkezinden 100 milden fazla uzaklaştıEspaňola cestovala 160 km od místa svého zrodu, Galapážské horké skvrny.
Espanola ortaya çıktığı yerden,Galapagos volkanik merkezinden 100 milden fazla uzaklaştıאספניולה נע כמעט 150 ק"מ ,ממקום היווצרותו .הנקודות החמות' בגאלאפאגוס'
Espanola ortaya çıktığı yerden,Galapagos volkanik merkezinden 100 milden fazla uzaklaştıإسبانيولا سافرت أكثر من 100 ميل من محلّ ميلادها - بقعة غالاباغوس الساخنة
Evet, İngiltere, Bournemouth denilen bir yerden aldım,Có.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod