Bizim öğrencilerimiz okul restoranında yer.Our pupils eat at the school restaurant.
Onları hiçbir yerde görmedim.I have never seen them anywhere.
O yeri özlüyorum.I miss that place.
Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.When the concrete is hard, we use an electric drill instead of a pin chisel.
Helikopterin yere inebilmesi için bu insanlara uzaklaşmalarını söyle.Tell these people to move away, so that the helicopter can land.
O sadece serbest gezinen tavuk yer.She only eats free-range chicken.
Almanya'da hangi yerleri ziyaret ettin?Which places did you visit in Germany?
Almanya'daki güzel yerleri hiç ziyaret ettin mi?Have you visited any beautiful places in Germany?
Nereye gitmek istiyorsun? Herhangi bir yere."Where do you want to go?" "Anywhere."
Aki Yerushalayim, Ladino dilinde yazılmış bir kültür dergisidir.Aki Yerushalayim is a cultural magazine written in Ladino.
Mantığın burada yeri yoktur.Logic has no place here.
Tüm eleştrilerine önem verirsem, olduğum yerde olmam.If I cared about all your criticism, I wouldn't be where I am.
Doğru zamanda doğru yerdeydim.I was in the right place at the right time.
O doğru yerde doğru zamandaydı.He was in the right place at the right time.
O, doğru zamanda doğru yerdeydi.She was in the right place at the right time.
Onlar doğru zamanda doğru yerdeydiler.They were in the right place at the right time.
Neden birlikte bir yere gitmiyoruz?Why don't we go somewhere together?
O kırsal bir yerde tek başına yaşadı.He lived alone in the countryside.
Yerde kal!Stay down!
Yerli Avustralyalılar, binlerce yıl boyunca kanguru yemişler.Indigenous Australians have eaten kangaroos for millennia.
Bu makaleleri her yerde bulursunuz.You will find these articles everywhere.
Arkadaşlarımın çoğu İspanyolca yerine Almanca öğrenmeyi tercih etti.Many of my friends preferred to study German instead of Spanish.
Her yazar açıkça yazmak için kendini okuyucunun yerine koymalı.Every writer, in order to write clearly, must put himself in his reader's shoes.
Her yerde saklanabilirim.I can hide everywhere.
Yerli Amerikalıları Brezilya'da görmek istiyorum.I want to see Native Americans in Brazil.
Sadece yerli Amerikalıları görmek için Amazon ormanını ziyaret etmek istiyorum.I want to visit the Amazon forest just to see Native Americans.
Ben dillerini korumaları için yerli Amerikalılara yardım etmek istiyorum.I want to help Native Americans to preserve their languages.
Onların dillerini yok olmaktan kurtarmak için yerli Amerikalılara yardım etmek istiyorum.I want to help Native Americans to save their languages from extinction.
Yerli Amerikalılar festivallerde karşılaştıklarında hala kendi dillerini kullanıyorlar mı?Do Native Americans still speak in their languages when they meet in festivals?
Alaska'da çok fazla yerli Amerikalı görebilirsiniz.You can see a lot of Native Americans in Alaska.
Bu kitabı al. O, Peru'nun Yerli Amerikalıları hakkında.Take this book. It's about Peru's Native Americans.
Meksika'daki çoğu yerli İspanyolca konuşur.Most Native Americans in Mexico speak Spanish.
Lida yıllarca Doğu Nikaragua'da küçük bir yerli amerikan köyünde yaşadı.Lida lived for many years in a small Native American village in eastern Nicaragua.
Nikaragua yerlileri, diğer Nikaragualılara 'İspanyol' derler.Nicaraguan Native Americans call other Nicaraguans 'the Spanish.'
Managua'da çok az Amerikan yerlisi vardır.There are very few Native Americans in Managua.
Yerli Amerikalılarla ne yaptın?What did you do with the Native Americans?
Fincan yere düştü, param parça oldu.The cup fell to the ground, shattering to pieces.
Cezayir Kuzey Afrika'da yer almaktadır.Algeria is situated in North Africa.
Avusturya, Orta Avrupa'da yer almaktadır.Austria is situated in Central Europe.
Bu, eğlencenin başladığı yerdir.This is where the fun begins.
Yerli bir kadınla evlendi.He married a local girl.
Hiç kimsenin onlara sahip olmadığı yerde kulaklarım ve gözlerim var.I have ears and eyes where nobody has them.
Seçkin askerler gizli yerlerde eğitilebilir.Elite soldiers might be trained in secret locations.
Kudüs'e İbranicede "Yerushalayim" denir.Jerusalem is called "Yerushalayim" in Hebrew.
Tatoeba cümleleri çevirdiğim yerdir.Tatoeba is where I translate sentences.
Bu garajda kaç tane park yeri var?How many parking places are there in this garage?
Geçmişi unutmak için başka bir yere taşınmalısın.In order to forget the past, you got to move to another place.
Beni Amerikan yerlilerine götür.Take me to the Native Americans.
Onunla bir yerlerde karşılaştığımı hatırlıyorum.I remember meeting him somewhere.
Onlarla bir yerde karşılaştığımı hatırlıyorum.I remember meeting them somewhere.
Eğer Tom daha fazla sebze yerse, muhtemelen daha sağlıklı olur.If Tom ate more vegetables, he'd probably be healthier.
Tom ne kadar az yerse o kadar sağlıklı olur.If Tom would eat less, he'd be healthier.
Tom işe gitmeden önce her zaman yemek yer.Tom always eats before going to work.
Tom her zaman şekersiz kahvaltı gevreği yer.Tom always eats breakfast cereal without sugar.
Tom ve Mary'nin çok parası yok bu yüzden nadiren dışarıda yerler.Tom and Mary don't have much money so they seldom eat out.
Tom her gün öğleyin öğle yemeği yer.Tom eats lunch every day at noon.
Tom Mary'nin masaya koyduğu her şeyi yer.Tom eats anything that Mary puts on the table.
Tom her sabah altıda kahvaltı yer.Tom eats breakfast every morning at six o'clock.
Tom haftada en az bir kez balık yer.Tom eats fish at least once a week.
Tom Mary'den daha fazla yiyecek yer.Tom eats more food than Mary does.