Serideki en önemli yeniliklerden biridir.Telūras – vienas iš rečiausių elementų.
Bir başka önemli yenilik de 1967'de ortaya çıkan BMP-1'dir.Nõukogude Liit avalikustas 1967. aastal lahingusoomuki BMP-1.
Devrinde yenilikçi ve reformist olarak tanındı.Kaasaegsed tunnustasid teda haritud ja reformimeelse vaimulikuna.
Faggin 2010'da Teknoloji ve Yenilik Ulusal Madalyası kazandı.Projekti tunnustati 2009. aastal riikliku medaliga tehnoloogia ja innovatsiooni eest.
O zaman, bu bir yenilik idi.See oli tol ajal uudne lähenemine.
Döneminde mühendishanede pek çok yenilik gerçekleştirildi.Nii tehti tol ajal sõjapidamises palju uuendusi.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.2000년에 디지털 유방조영술이 승인되고 나서야, 몇몇 놀랄만한 혁신이 이루어졌습니다.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Boli prekvapivo málo inovované, pokým nebola schválená digitálna mamografia v roku 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Było zdumiewająco niewiele innowacji przed zatwierdzeniem mammografii cyfrowej w roku 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Es gab überraschend wenig Innovation, bis die digitale Mammographie im Jahr 2000 anerkannt wurde.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Hanya ada beberapa penemuan baru sampai mamografi digital diperkenalkan pada tahun 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Il y a eu étonnamment peu d'innovations, jusqu'à ce que la mammographie numérique soit approuvée en l'an 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Meglepően kevés innováció volt addig, amíg a digitális mammográfiát jóváhagyták, 2000-ben.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Moc se nezměnily. Bylo překvapivě málo inovací, než byla přijata digitální mamografie v roce 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Ngạc nhiên thay, có rất ít cải tiến, trước khi chụp kỹ thuật số được cho phép vào năm 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Sorprendentemente ci sono state pochissime innovazioni fino all'avvento della mammografia digitale nel 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Sorprendentement, han habido muy pocas innovaciones hasta que se aprobó la mamografía digital en el 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Surpreendentemente, houve poucas inovações até à aprovação da mamografia digital em 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Υπήρξαν εκπληκτικά λίγες καινοτομίες, μέχρι την έγκριση της ψηφιακής μαστογραφίας το 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.В этой области было удивительно мало инноваций до тех пор, пока цифровая маммография ни была разрешена в 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Имало е изненадващо малко иновации, докато дигиталната мамография не беше одобрена през 2000 година.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.Існувало на диво мало нововведень до моменту появи цифрової мамографії у 2000 році.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.למרבה הפלא היו מעט מאוד חידושים, עד שהממוגרפיה הדיגיטלית אושרה בשנת 2000.
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.ولم تكن هناك تطورات كبيرة حتى جاء الماموغراف الرقمي ( الديجيتال ) في عام 2000
2000 yılında dijital mammografi uygulanmaya başlayana kadar pek az yenilik yapıldı.認可されるまで 革新など 無かったと言えるほどです デジタル・マンモグラフィーも胸のレントゲンですが
Açık kaynağın, hayatımızın her köşesinde yenilikleri hızlandırması şaşırtıcı mıdır sizce?Czy to w ogóle dziwneć, że open source przyśpiesza innowacje w każdym zakątku naszego życia?
Açık kaynağın, hayatımızın her köşesinde yenilikleri hızlandırması şaşırtıcı mıdır sizce?Non c'è da meravigliarsi che l'open source sta accelerando l'innovazione in ogni angolo della nostra vita.
- alınan yenilik termometreyi görüntülemeye yarayan bir algoritma idi ve basitçe lastiğin ne -El hecho de que usaran un ordenador para desarrollarlo, no cambiaría nada. [Parker v.
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.기회의 창은 혁신과 새로운 마음가짐에 있었습니다.
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.Lösningen var innovation och nytänkande-
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.אך אז נפתח חלון הזדמנויות לחדשנות וחשיבה שונה,
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.و لكن الفرصة تأتي من خلال الإبداع و العقلية الجديدة،
Ama fırsat kapısı, yenilikçilik ve yeni bir düşünce yapısı içinde olmaktan geçiyor.システムの回復力を強化し
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Aber das Gute ist, dass es bei Innovation kein letztes Goldnugget gibt.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Ale dobrą stroną innowacji jest to, że nie ma mowy o ostatnim kawałku.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Ale dobrou zprávou je, že s inovacemi ani žádný poslední nuget neexistuje.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Dar vestea bună este, inovaţia nu are o ultimă pepită.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.De a jó hír, hogy az innovációban nincs utolsó darab.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.하지만, 좋은 점은, 혁신에는 마지막 덩어리가 없다는 것입니다.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Maar het mooie is: met innovatie is er geen laatste goudklompje.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Mais ce qui est bien avec l'innovation c'est qu'il n'y a pas de dernière pépite.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Ma la cosa positiva è, con l'innovazione, non esiste l'ultima pepita.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Pero lo bueno es que, con la innovación, no hay una última pepita.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Но хорошая новость в том, что с инновациями исчезает понятие последнего самородка.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.Но хубавото е, че при иновациите няма последна буца.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.אבל הדבר הטוב הוא שביזמות\חדשנות אין מטיל זהב אחרון.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.لكن الجميل أنه - مع الإبتكار - هناك دوماً سبيكة باقية.
Ama güzellik şu, yenilikle sayesinde, son parça diye bir şey yok.新しいものをつくる度に 改善点に気づきそれがまた新しいチャンスになる
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Aber Wagner führte eine Neuerung ein.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Ale Wagner ji vylepšil.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Dar, Wagner a adus o inovaţie.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.De Wagner bevezetett egy újítást.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.하지만 바그너는 혁신은 만들어 냈습니다.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Maar Wagner bedacht iets nieuws.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Mais Wagner a innové
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Ma, quella di Wagner fu un innovazione.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Mas Wagner fez uma inovação.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Nhưng Wagner đã cải tiến.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Sin embargo, Wagner hizo una innovación.
Ama Wagner bir yenilik yaptı.Αλλά ο Βάγκνερ εισήγαγε μια καινοτομία.