Görmenizi istediğim bazı yeni ürünlerimiz var.We have some new products we'd like you to see.
Size göstermek istediğimiz bazı yeni ürünlerimiz var.We have some new products we'd like to show you.
Yeni bir sorunumuz var.We have a new problem.
Yeni kitabını okumak istiyorum.I'd like to read your new book.
Tom'un o eski kamyonu sürmesine izin veremezsin. O senin yeni arabanı sürsün.You can't let Tom drive that old truck. Let him drive your new car.
Hepinizin yeni vekil öğretmeninizle tanışmanızı istiyorum.I want you all to meet your new substitute teacher.
Araban için bazı yeni lastikler almayı düşünmek isteyebilirsin.You might want to consider buying some new tires for your car.
Almayı yeniden düşünmek isteyebileceğin şey yeni bir evrak çantası.Something you might want to consider buying is a new briefcase.
Gitar çalmaya yeniden başladım.I've started playing guitar again.
O yeni bir şey mi?Is that something new?
Bu yeni bir şey.This is something new.
Yeni bir şey yapalım.Let's do something new.
Onlar yenidir.They're new.
Yeni motor testi bugün gerçekleşir.The test of the new engine takes place today.
Sen burada yenisin.You're new here.
Tom Mary'ye yeniden güven verdi.Tom reassured Mary.
Tom Mary'yi yeniden hayata döndürdü.Tom resuscitated Mary.
Yeniden planlayabilir miyiz?Can we reschedule?
Oldukça yeni.It's pretty new.
Safevi hanedanı 1501 yılında İran'ı yeniden birleştirdi.The Safavid dynasty reunified Iran in 1501.
İflasından sonra yeniden ayakları üzerinde duramadı.After his bankruptcy, he wasn't able to get back on his feet.
Merhaba. Eğer yanılmıyorsam, sen bizim yeni komşumuzsun, değil mi?Hi. If I'm not mistaken, you're our new neighbors, aren't you?
Yeniden düşünmeni rica ediyorum.I beg you to reconsider.
Yeni okulumdan nefret ediyorum.I hate my new school.
Bu yeni çizmeden nefret ediyorum.I hate these new boots.
Bataryaları yeniden şarj etmeliyim.I have to recharge the batteries.
Yeniden başlamalıyım.I have to start over.
Yeni bir gömlek almak istiyorum. Sen ne istiyorsun?I want a new shirt. What do you want?
Yeni bir çift ayakkabı satın almak istiyorum.I want to buy a new pair of shoes.
Yeni bir dil konuşmak istediğimiz için buradayız ve bu yüzden onu konuşmalıyız!We are here because we want to speak a new language and so, we must speak it!
Yeni bir diyete başladım. İki hafta içinde on dört gün kaybettim!I started a new diet. In two weeks I lost fourteen days!
Arkadaşlarımın yardımıyla bir sürü yeni ve ilginç şeyler öğrenirim.With the help of my friends I learn a whole bunch of new and interesting things.
Tamam, yeniden dene.Okay, try again.
Bugün yeni felsefe profesörümü görmek zorundayım.Today I have to see my new professor of philosophy.
Bu arabanın yeni lastiklere ihtiyacı var.This car needs new tires.
Tom yeni bisikleti ile mutlu.Tom is happy with his new bicycle.
Bugün yeni bir işe başlıyorum.I'm starting a new job today.
Ben yeni bir iş arıyorum.I'm looking for a new job.
Senin yeni ortağınım.I'm your new partner.
Yeni ortağın benim.I'm your new partner.
Ben bunda yeniyim.I'm new at this.
O yeni bir kız mı? Onu tanıyorum.Is that a new girl? I don't know her.
Onun yeni bir kız arkadaşı var.He has a new girlfriend.
Onun yeni bir erkek arkadaşı var.She has a new boyfriend.
Moleküler gastronomide, tamamen yeni cihazlar kullanılır.In molecular gastronomy, completely new appliances are used.
Tom, Mary'nin yeni evlenmiş olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had just gotten married.
Mary yeni bir elbise giyiyor.Mary is wearing a new outfit.
Yeni bir taneye ihtiyacın var.You need a new one.
Yeni bir arabaya ihtiyacın var.You need a new car.
Yeni ekipman almak sorunlarınızı çözmeyecektir.Buying new equipment isn't going to solve your problems.
Bazı yeni sorunlarımız var.We have some new problems.
"Bu maymunların türü ne?" "Onlar maymun değil, bizim yeni komşularımız!""What kind of apes are those?" "Those aren't apes, they're our new neighbors!"
Yeni seçimlerden korkmuyoruz.We're not afraid of new elections.
Kral Darius, Büyük İskender tarafından yenilgiye uğratıldı.King Darius was defeated by Alexander the Great.
Erkek kardeşim her gün kütüphaneden yeni bir kitap çıkarır.My brother takes a new book out of the library every day.
Erkek kardeşim her gün kütüphaneden yeni bir kitap ödünç alır.My brother borrows a new book from the library every day.
Bunu yeniden yazdın, değil mi?You rewrote it, didn't you?
O bunu yeniden yazdı.He rewrote it.
Tom bunu yeniden yazdı.Tom rewrote it.
Mary onu yeniden yazdı.Mary rewrote it.