yen ile cümle

yen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, yeni yöntemi benimsedi.He adopted the new method.
Onun en fazla 1,000 yeni vardır.He has no more than 1,000 yen.
O pinponda asla yenilmemekle gurur duyuyor.He is proud of never having been beaten in ping-pong.
Onun, tahminen, elli bin yeni var.He has, say, fifty thousand yen.
O, günaha yenik düşecek kadar zayıf.He was weak enough to succumb to temptation.
O günaha yenik düşmek için yeterince zayıf.He was weak enough to succumb to temptation.
Onun 10,000 yenden daha fazla parası yok.He had no more than 10,000 yen.
O, günde 3000 yenle yaşar.He exists on 3,000 yen a day.
O, yeni dolarla değişti.He exchanged yen for dollars.
O, evinin içini yeniletti.He made over the interior of his house.
O bir şirket kurduğunda hâlâ yeni yetmelik dönemindeydi.He was still in his teens when he founded a company.
O, denizin altında yeni bir hayatın tadını çıkardı.He enjoyed a new life under the sea.
Menkul kıymetlerde bir milyon yen yatırım yapabilir.He can invest a million yen in stocks.
Menkul kıymetlere 500.000 yen yatırım yaptı.He invested 500,000 yen in stocks.
O elinden geleni yaptı ama sonunda yenildi.He tried his best, but in the end he was defeated.
O hiçbir şekilde yenilgiyi kabul etmeyecektir.He will on no account accept defeat.
O, ayda 300,000 yen kazanır.He earns 300,000 yen a month.
Onun aylık maaşı 500.000 yenden az değildir.His monthly salary is no less than 500,000 yen.
Eski arabasını yenisiyle değiştirdi.He exchanged his old car for a new one.
Eski arabasını yenisiyle takas yaptı.He traded his old car in for a new one.
O merakına yenik düştü.Curiosity got the better of him.
Geçen yıl yeni bir ev yaptırdı.He had a new house built last year.
O, üçlü atlamada yeni bir rekor kıracağından emin.He is sure to set a new record in the triple jump.
O, bana 10.000 yen verdi.He gave me 10,000 yen.
O bana yeni bir takım elbise yaptı.He made me a new suit.
Kitabı bana 1,000 yen'e sattı.He sold me the book for one thousand yen.
O, beni yeni bir işe atadı.He assigned me a new job.
O, benim yeni arabama hayran kaldı.He admired my new car.
O yeni nesile öncülük eden kişidir.He is the person to lead the next generation.
Kendisi için yeni bir ev yaptı.He built a new house for himself.
Arabasını yeni modelle karşılaştırdı.He compared his car to the new model.
O, yeni arabasıyla hava attı.He showed off his new car.
Yenilgisinden dolayı beni suçladı.He accused me of his defeat.
Yeni bir hizmetçi işe aldı.He employed a new maid.
Onun yeni bir bilgisayar aldığını duydum.I heard that he bought a new computer.
O, son zamanlarda jipini yeni bir Mersedesle değiştirdi.He recently traded in his jeep for a new Mercedes.
Yeni bir ev inşa etti.He built a new house.
O hızla kendini yeni çevresine alıştırdı.He quickly accustomed himself to his new surroundings.
Onun yeni şartlara uyum sağlaması hızlıdır.He is quick to adapt to new circumstances.
Kendini yeni çevresine uyarlamaya çalıştı.He tried to adapt himself to his new surroundings.
Yeni koşullara uyum sağlayamadı.He couldn't adapt to new circumstances.
Yeni makineyi kullandı.He operated the new machine.
O, yeni bir çift ayakkabı aldı.He bought a new pair of shoes.
Yeni ayakkabılarını giymeye çalıştı.He tried putting on his new shoes.
O, yeni plan üzerinde çalışıyor.He is working on the new plan.
Yeni araştırmasında kendini kaybetti.He lost himself in his new research.
Onun çok sayıda yeni fikirleri var.He has lots of new ideas.
Yeni işinde mutlu gibi görünüyor.It seems that he is happy with his new job.
O, yeni işinde heyecanlanıyor.He's thrilled with his new job.
Yeni bir işe başlamak için sermayeye ihtiyacı vardı.He needed capital to start a new business.
O, yeni saatiyle hava attı.He showed off his new watch.
O, gelecek hafta yeni bir bisiklet alacak.He is going to buy a new bicycle next week.
O, yeni bisikletini arkadaşlarına göstermek için istekliydi.He was eager to show off his new bicycle to his friends.
Yeni bir sözlük almak istiyor.He wants to get a new dictionary.
O, yeni arabasından memnun.He is pleased with his new car.
O yeni bir arabaya ve eski bir arabaya sahiptir.He has a new car and an old car.
O, yeni bir araba almayı göze alamaz.He can't afford to buy a new car.
O yeni bir araba satın aldı.He has bought a new car.
Yeni bir araba istiyor.He wants a new car.
O yeni bir çift eldiven aldı.He bought a new pair of gloves.

İlgili Sayfalar