Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Venimmo arrestati, firmammo un impegno a non guidare di nuovo e fummo rilasciati.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Vi blev gripna, fick skriva på om att inte köra igen och blev släppta.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.We werden gearresteerd, tekenden een belofte om niet meer te rijden en werden vrijgelaten.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Wir wurden verhaftet, haben versprochen, nicht nochmal Auto zu fahren, wurden freigelassen.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Zostaliśmy aresztowani, podpisaliśmy zobowiązanie, że nie będziemy jeździć, wypuszczono nas.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Μας συνέλαβαν, υπέγραψα μια υπεύθυνη δήλωση ότι δεν θα ξαναοδηγήσω και μας άφησαν.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Бяхме арестувани, подписах, че няма да карам отново и бяхме освободени.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Відпустили. Знову заарештували, брата лише на один день, а мене відправили до в'язниці.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.Нас задержали, взяли обязательство больше не водить и отпустили.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.חתמנו על התחייבות שלא אנהג שוב, ושוחררנו.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.وقّعت على تعهد أن لا أقود مرة أخرى، أُفرج عنا.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.その後また逮捕 兄は一日留置された後に釈放
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Agora ele está morto, por isso eu estou preso à minha promessa.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.A teraz jest martwy, więc jestem uwiązany z moim przyrzeczeniem.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.El a murit şi eu am rămas cu această promisiune.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.En nu is hij dood, dus zit ik vast aan mijn eed.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.E, ora che è morto, sono incastrato.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.És most már halott, úgyhogy benne ragadtam a fogadalmamban.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Et maintenant il est mort, donc je suis coincé avec ma promesse.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.이제 그는 세상을 떠났고, 저는 이 맹세에서 벗어나지 못하고 있습니다.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Teraz je však mŕtvy a moja prísaha mi ostala.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Und nun ist er tot und ich sitze mit meinem Gelöbnis fest.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Và bây giờ ông ấy đã qua đời, nên tôi bị mắc kẹt với lời nguyền của mình.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Y ya falleció, por lo que debo seguir cumpliéndolo.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Τώρα είναι νεκρός, επομένως εξακολουθώ να είμαι δεμένος με τον όρκο μου.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.И вот теперь его нет с нами, и мне не избавиться от нее.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.Тъй като той е мъртъв, аз запазвам обещанието си.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.ועכשיו הוא מת, כך שאני תקוע עם הנדר שלי.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.والان هو ميت لذا أنا متمسك بتعهدي
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.テスラ氏が亡き今 この誓いに縛られてしまっています 「Jó napot シャンドー!」
Ve bizlerin, hizmet verdiğimiz sürece bu yemini, sadık bir şekilde yerine getirmemiz gerekiyor.그리고 우리는 신의롭게 그 언약을 제 임기동안 수행해나가야 하겠지요.
Ve bizlerin, hizmet verdiğimiz sürece bu yemini, sadık bir şekilde yerine getirmemiz gerekiyor.Y debe ejecutar fielmente esa promesa durante la duración del servicio.
Ve bizlerin, hizmet verdiğimiz sürece bu yemini, sadık bir şekilde yerine getirmemiz gerekiyor.今日 私が口にした言葉は
Ve, böylece, biz de dahil olduk ve Bir kitap yazmak için kanlı bir yemin ettik.Και έτσι αναμιχθείκαμε και πήραμε όρκο να γράψουμε ένα βιβλίο μαζί.
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırBateria em seu ouvido, em que ele começa e acorda; E, sendo assim, assombrado, jura uma oração ou dois,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırBobni v uho, v katerem so mu začne in zbudi, in, da zato frighted, prisega molitev ali dve,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırBubny v uchu, na kterém se začíná a probudí a, a byl tak frighted, přísahá, že modlitba nebo dva,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırBubny v uchu, na ktorom sa začína a prebudí a, a bol tak frighted, prisahá, že modlitba alebo dva,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırDob a fülében, ahol kezd és felébred, és mivel így frighted, esküszik egy imát, vagy két,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırDrum di telinganya, di mana ia mulai dan bangun; Dan, karena dengan demikian frighted, bersumpah doa atau dua,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırDrums in sein Ohr, an dem er beginnt, und wacht, und da so erschrocken, schwört ein Gebet oder zwei,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırDrums in zijn oor, waarop hij begint en wakker wordt, En, als zo frighted, zweert een gebed of twee,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanır, 그리고, 따라서 frighted되고,기도 또는 두 맹세, 그의 귀에 드럼이되는 그 시작 원해
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırLos tambores de la oreja, en la que se inicia y se despierta, y, siendo así asustado, jura una oración o dos,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırPerkusja w ucho, w którym rozpoczyna się i budzi, I, będąc w ten sposób frighted, przysięga modlitwy lub dwa,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırRummut hänen korvaansa, jossa hän aloittaa ja herää, Ja, että näin frighted, vannoo rukous tai kaksi,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırTobe în ureche, la care el începe şi se trezeşte; Şi, fiind astfel frighted, se jură o rugăciune sau două,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırTrommer i hans øre, hvor han starter, og vågner; Og bliver dermed forskrækket, sværger en bøn eller to,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırTrummor i hans öra, där han börjar och vaknar, Och, som sålunda frighted, svär en bön eller två,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırתופים באוזנו, שבו הוא מתחיל מתעורר, וזה, בהיותו נבהלה ולכן נשבע תפילה או שתיים,
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırطبول في أذنه ، والذي كان يبدأ ويستيقظ ، و، ويجري frighted بالتالي ، يقسم صلاة أو اثنين ،
Ve böylece frighted olmak, bir veya iki dua yemin ediyor; kulağına davul, hangi başlar ve uyanırと再び眠る。これは夜に馬の鬣を場所すべてその非常にMabのです。
Yemin ederim elimden geleni yaptım.Σου ορκίζομαι ότι έβαλα τα δυνατά μου!
Yemin ederim elimden geleni yaptım.لقد حاولت بكل قوة
Yemin ederim.(Gelach) Ik zweer het.
Yemin ederim, hiçbir şey görmedim!Nic nie widziałam. <br />Przysięgam, nic nie widziałam!
Yemin ederim, hiçbir şey görmedim!Sumpah, aku benar-benar tak melihat apa-apa.
Yemin ederim, hiçbir şey görmedim!Ορκίζομαι, πραγματικά δεν είδα τίποτα!
Yemin ederim.Ich schwöre bei Gott.
Yemin ederim,Ich Schwore beim Gott!