Bir fili bile dşarda tutmaya yarar, yemin ederim.Он устоит перед стадом слонов, я обещаю.
Bir fili bile dşarda tutmaya yarar, yemin ederim.Това може да удържи слонове, обещавам.
Bir fili bile dşarda tutmaya yarar, yemin ederim.זה ישמור אפילו פילים בחוץ, אני מבטיח.
Bir fili bile dşarda tutmaya yarar, yemin ederim.أوعدكم أنها ستترك ذكرالأفيال فى الخارج.
Bir fili bile dşarda tutmaya yarar, yemin ederim.もちろん 凶暴な象なんて周りにはいませんが
Bir kitap yazmak için kanlı bir yemin ettik. Ve bu çılgın Stanford şeyi çıkageldi.وهذه الفكرة الجنونية من جامعة ستانفورد أصبحت حقيقة.
Bir kitap yazmak için kanlı bir yemin ettik. Ve bu çılgın Stanford şeyi çıkageldi.ということですので、この授業はとても冒険的なものになるでしょう。その前に、
Bir ömür sürse de gelirim. Yemin ederim.Dovessi impiegare tutta la vita, lo giuro.
Bir ömür sürse de gelirim. Yemin ederim.Et ne vous avisez pas de prévenir la police !
Bir ömür sürse de gelirim. Yemin ederim.Σου το ορκίζομαι.
Bir ömür sürse de gelirim. Yemin ederim.Клянусь, даже если на это понадобится вся моя жизнь.
Bir psikiyatrist insanlara yardımcı olacağına yemin ediyor.Un entorno tan negativo sobre estas cosas no puede ser bueno para nuestra sociedad.
Bir zamanlar ettiğimiz yemini hatırlıyor musun?Emlékszel, mire esküdtünk fel?
Bir zamanlar ettiğimiz yemini hatırlıyor musun?Nu-i stilul nostru.
Bir zamanlar ettiğimiz yemini hatırlıyor musun?¿Recuerdas lo que juramos?
Bir zamanlar ettiğimiz yemini hatırlıyor musun?Tu te rappelles de ce que nous avons juré?
Bir zamanlar ettiğimiz yemini hatırlıyor musun?Weet je nog wat we gezworen hebben?
Bir zamanlar ettiğimiz yemini hatırlıyor musun?Помнишь нашу присягу?
BU DEĞİŞİKLİĞİN YAPILMASINA İZİN VERMEYECEĞİMİZİN yeminini etmeliyiz.Debemos comprometernos que NO PERMITIREMOS QUE ESTA REFORMA SE APRUEBE.
BU DEĞİŞİKLİĞİN YAPILMASINA İZİN VERMEYECEĞİMİZİN yeminini etmeliyiz.Dobbiamo impegnarci a NON CONSENTIRE L'APPROVAZIONE DI QUESTO EMENDAMENTO.
BU DEĞİŞİKLİĞİN YAPILMASINA İZİN VERMEYECEĞİMİZİN yeminini etmeliyiz.Мы должны пообещать, что НЕ ДОПУСТИМ ПРИНЯТИЯ ЭТОЙ ПОПРАВКИ.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.A tento má návnadu, z ktorej vychádzajú všelijaké zaujímavé vlákna.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Deze heeft een lokaas met allemaal interessante draden eraan.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.E questo ha un'esca con tutta una serie di fili interessanti che fuoriescono.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Este tiene un señuelo con varias cosas interesantes que salen de él.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Et celui ci a un leurre avec toutes sortes de formes différentes.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Iar acesta are o nadă din care ies tot felul de fire interesante.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.이 물고기는 온갖 신기한 실이 달린 미끼를 가지고 있습니다.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Og denne har et blink med alle mulige interessante tråde der kommer ud af den.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Ta zaś posiada wabik wyposażony w różne, interesujace wyrostki.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Und dieser hier hat einen Köder, an dem alle möglichen interessanten Fäden hängen.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.Yang ini mempunyai alat pemancing dengan berbagai macam benang dari ujungnya,
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.А този има примамка с всякакви интересни нишки, стърчащи от нея.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.У этого есть приманка, со всеми интересными ниточками, исходящими от нее.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.ולזה יש פיתיון עם כל מיני חוטים מעניינים שיוצאים ממנו.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.وهذه لها طعم مع كل انواع الخيوط المثيرة التي تخرج منها.
Bu gördüğünüzün yeminde acaip bir sürü iplikçikler var.あらゆる種類の面白い糸が生えています 疑似餌の異なる形状は
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,Anna i John odnawiają dziś swoje śluby po 50 latach małżeństwa.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,Ann e John oggi rinnovano le loro promesse dopo 50 anni di matrimonio.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,Ann en John hernieuwen vandaag hun geloften in het licht van hun 50 jaar huwelijkservaring.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,Ann és John ma újítják meg esküvői fogadalmukat házasságuk 50 éves tapasztalatának tükrében.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,Ann ja John uudistavat valansa tänään 50 avioliittovuoden jälkeen.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,Ann och John ska förnya sina löften idag efter 50 års äktenskap.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,여자: 좋아요. 알았다고요.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,Okay, gut. Ann und John erneuern heute ihr Ehegelübde, nach 50 Jahren Ehe.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,المرأة: حسنًا، رائع.
Bugün Ann ve John 50 senelik evlilik deneyimlerinin ışığında, yeminlerini tazeliyorlar,男: アンとジョンは本日
Buna yemin ederim.Ich schwöre.
Buna yemin ederim.Ik zweer het.
Buna yemin ederim.Jag svär det.
Buna yemin ederim.Je vous le promet.
Buna yemin ederim.맹세할게.
Buna yemin ederim.Przysięgam.
Buna yemin ederim.To přísahám.
Buna yemin ederim.Vannon sen.
Buna yemin ederim.Я клянусь.
Bunları ben yazmadım. Bunları daha önce görmedim bile. Yemin ederim!あんたのコンピューターでしょ
Bunları daha önce görmedim bile. Yemin ederim!Eu nunca vi isso antes!
Bunları daha önce görmedim bile. Yemin ederim!Я никогда их не видел раньше.
Bu resmen yemin etti şimdi rapor alma koymak üretimi이것은 정식으로 취임하셨습니다 지금보고 점점 넣어 제작