Ana içeriğe geç
Sözlük

yemin ile cümle

yemin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İki hükümdar kutsal kitaplarına el basarak yemin ettiler.Oba brouci přísahají Pytlíkovi pomstu.
29 Mayıs 2007 tarihinde Nijerya Federal Cumhuriyeti Başkanı olarak yemin etti.O den později, 29. května 2007, byl jmenován viceprezidentem Federální republiky Nigérie.
Balığı beslemek için kullanılacak yemin özenle seçilmesi.Na ryby se přichycuje pomocí přísavek.
Yemin edileceği sırada, yerin altından görkemli bir taht ortaya çıkar.Na místě zázračného zjevení potom vytrysknul ze země pramen.
Konsey üyeleri krala bağlılık yemini ederler.Přísahal věrnost králi.
Bu nedenle arkadaşlarından intikam almaya yemin eder.Jeho smrt bude pomstěna kamarády.
Touré, 8 Haziran 2002 tarihinde yemin etti.Boni složil přísahu 6. dubna 2006.
Yemin şöyledir.Přísaha . .
Hem Rosh'ı hem de Jaden'ı kaybetmenin yasını tutar ve Jaden'ı ele geçireceğine yemin eder.Vycítil, že Rosh nelže, upozorní na to Jadena.
Ve böylelikle Büyük Almanya için mücadele etmeye yemin eder.Líbilo se mu hrdě bojovat za velký německý národ.
Babasının ölümünden etkilenen Ebru intikam almak için yemin eder.Jejich synové přísahali, že smrt svých otců pomstí.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Přísaha měla proběhnout před očima smírčího soudce podepsáním dokumentu o spojenectví.
Ve ona Lupa'yı bir canavara dönüştüreceğine dair yemin eder.Gampopa jí tedy slíbil, že se stane mnichem.
Bundan sonra öldürülseler bile bu sırrı kimseye söylemeyeceklerine yemin ederler.Poté, co ho hodí do moře se dohodnou, že to nikomu neřeknou.
Çoğu zaman yeminli tanıkların ifadeleri de kanıt sayılır.Někdy mluvíme také o ilokuční síle dané výpovědi.
Trapani o gün babasının intikamını almaya yemin etti.Karel a jeho bratři přísahali pomstit svého otce.
Bianca kısa bir süre sonra bakirelik yemini ederek Artemis Avcılarına katılır.Bianka se hned po zjištění, že je polobohyně, přidala k lovu bohyně Artemis.
Gece Nöbetçileri'nin yeminli üstadı.Jurământ la miez de noapte!
Bu nedenle yeminlerini geçersiz saydılar.Prin urmare, au considerat jurămintele ca fiind invalide.
Bu olaydan sonra Bruce Wayne ailesini öldüren kötülüğü şehirden silmeye yemin eder.Bruce Wayne jură că va alunga răul de pe străzile orașului care a luat viețile părinților săi.
Bu nedenle arkadaşlarından intikam almaya yemin eder.De aceea își propune să se răzbune.
Aleksios, 1097 tarihli yemini geçersiz saymayı kabul etti.Alexios a fost de acord să considere jurămintele din 1097 ca fiind invalide.
Yemin ederek "Kana susamış Kurus....După înfățișare însă ai jura că e răzeș din...
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.La momentul condamnării sale se afla în Elveția și de atunci nu s-a mai întors în SUA.
21 Nisan 2010 tarihinde Başbakan olarak yemin etti.El a depus jurământul ca prim-ministru la 21 iunie 2011.
Birliğin ettiği şartlı yemin SS birlikleri arasında tektir.Formația va fi acompaniată de trupa Yes.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Jur să păzesc cu sfințenie legile statului.
Haçlılar sonunda bu yemîni grup olarak değil daha ziyade tek tek ettiler.Cruciații au făcut în cele din urmă aceste jurăminte, în mod individual, mai degrabă decât în grup.
Catherina, Arthur ile evliliklerinin hiç tamamlanmadığına yemin etmiştir.Pentru a obține această dispensă, Catherine a trebuit să declare că mariajul ei cu Arthur nu fusese consumat.
Donna Anna'nın nişanlısı olan Duca Ottavio bunun intikamını almaya yemin eder.În fața corpului neînsuflețit al batrânului, Donna Anna jură să se răzbune.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Alexandru a jurat că îi va pedepsi crunt pe bandiții perși.
Babam da bağlılık yemini yapmıştı.M-am încrezut în jurământul său.
Medvedev, 7 Mayıs'ta yemin etti.Mafeking a fost despresurat la 17 mai.
25 Mart 2008 tarihinde Devlet Başkanı Pervez Müşerref ile görev yemini etti.Pe 2 martie 2008, președintele actual, Robert Kocharyan, declară stare de necesitate.
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Artă monumentală este un film românesc din 1963.
Jack de ondan intikam almaya yemin eder.Otto, umilit, a jurat răzbunare.
Ve ona Lupa'yı bir canavara dönüştüreceğine dair yemin eder.Mai mult decât atât, el jură s-o răpească pe Adalgisa din templul sacru.
Pazarlık sonuçlandı ve Gazi ile Boemondo arkadaşlık yemini ettiler.Târgul a fost încheiat în această din urmă formă, iar Ghazi și Bohemund au schimbat jurăminte de prietenie.
Rivlin, 24 Haziran 2014 tarihinde yemin ederek, Şimon Peres’in yerini aldı.Rivlin a fost instalat în funcție la 24 iulie 2014, urmându-i lui Shimon Peres începând din 28 iulie 2014.
Başkan Yardımcısı Johnson aynı gün yemin ederek başkanlığı üstlendi.Succesorul său, Andrew Johnson, a depus jurământul în aceeași zi ca nou președinte al SUA.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Juraseră să reziste ca un zid pentru a apăra ultima părticică de pământ românesc care era încă al nostru”.
Başkan Yardımcısı Johnson aynı gün yemin ederek başkanlığı üstlendi.Johnson alelnök még a reggel folyamán letette az elnöki esküt.
Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!Vagy esküszünk, dicsően halunk!
14 Ekim 2010'da yemin etmiş ve 92 yıl sonra Hollanda'nın ilk liberal Başbakanı olmuştur.2010-es hatalomra kerülésével Hollandiában 92 év után ő lett az első liberális miniszterelnök.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.Frigg, Baldr anyja megesketett mindent és mindenkit: nem fogja bántani Baldrt.
Ertesi gün görevi için yemin etti.Még aznap letette hivatali esküjét.
Hipokrat yemini Veteriner hekimOrvos Hippokratészi eskü Orvosi eskü
Mansur, 4 Temmuz 2013 tarihinde Yüksek Anayasa Mahkemesi önünde yeni görevi için yemin etti.Manszúr július 4-én az általa vezetett alkotmánybíróság előtt tette le hivatali esküjét.
Onu gerçekten sevdiğine yemin eder.Feltűnően gyakran esküdözik arról, hogy mennyire szereti Sandrát.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Egy alkalommal arra is megesküdött, hogy addig nem nyugszik, amíg kezeit nem borítja Hágár vére.
Bu nedenle yeminlerini geçersiz saydılar.Így tartják a fogadalmakat tisztán.
Jack de ondan intikam almaya yemin eder.Dühében Scott bosszút esküszik ellenük.
Bu yemin, hukukun üstünlüğü ilkesini ve hukukun bütün bireylerden üstün olduğu kabulünü temsil eder.Hirdette, hogy az igazsághoz való jog minden más jognál alapvetőbb.
Buradaki pek çok hanedan kendilerine bağlılık yemini etmiştir.Bátyjai többféleképpen tettek esküt.
Fakat Venedik Latin İmparatoruna sadakat yemini etmeyecek ve onun vasalı olarak kabul edilmeyecekti.Te nem teljesítetted az első császár utolsó kívánságát, és engem sem szolgálsz hűséggel.
Naibi, Tafari üzerinden hüküm süreceğine yemin etti.Esküt tett, hogy régense, Tafari által igazságosan fog uralkodni.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Laerdan ezután esküt tesz Elberethre, hogy nem nyugszik, míg meg nem menti a lányát.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.A vőlegény megesküszik, hogy örökké hűséges marad.
Barrow her ne şartta olursa olsun 19 Ocak tarihinde Gambiya başkanı olarak yemin edeceğini ifade etmiştir.Barrow szintén kijelentette, hogy január 19-én az ellentétek ellenére kész letenni az elnöki esküt.
Her alay bu özel sancağını hayatı pahasına korumaya yemin ederdi.Megesküdött, hogy az élete árán is megvédi Royt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod