Tom et yemez ama balık yer.Tom no come carne, pero sí pescado.
Hayır, vejeteryanlar tavuk ya da balık yemez.No, los vegetarianos no comen ni pollo ni pescado.
Tom kırmızı et yemez.Tom no come carne roja.
Tom çiğ balık yemez.Tom no come pescado crudo.
Tom et yemez, yer mi?Tom no come carne, ¿o sí?
Tom neredeyse asla salatalık yemez.Tom casi nunca come pepinos.
Hiç abur cubur yemezdi.Nunca tuvieron animales de carga.
Ayrıca gelinler büyüklerin yanında yemek yemezlerdi.Incluso él mismo no podía comer con los hermanos.
Hiçbir şey yemez, pasatura sigara içer.No bebía, pero fumaba sin cesar cigarros de hoja.
Son yıllara kadar yasak olan domuz besiciliği önemli boyutta değildir zira Yahudiler domuz yemezler.Por esta razón, al principio tuvo una especial aceptación en el judaísmo, donde no se puede comer cerdo.
Hiç abur cubur yemezdi.Non di rado mangia spazzatura.
Bazı insanlar sütle balık yemezler.Некоторые люди не едят рыбу с молоком.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Они также не едят ни кур, ни свиней.
Aç ne yemez tok ne timez.Она уже не ходит в лохмотьях и не голодает.
Hiç abur cubur yemezdi.Не ели зайчатину.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Как мусульмане, не едят свинины, и не пьют спиртного.
İslam'a göre melekler yemez ve içmezler, cinsiyetleri de yoktur.Быстрейшая из ангелоидов и не имеет равных себе в ближнем бою.
Musevilerin bütün amellerini îfâ eden İsrailoğullarıdır, ancak kurban kesmezler ve et yemezler.ذكر القرآن أن الذين كفروا من بني إسرائيل سعوا إلى قتل عيسى، لكنهم لم يصلبوه أو يقتلوه ولكن "شُبه لهم".
İslam'a göre melekler yemez ve içmezler, cinsiyetleri de yoktur.قال الفخر الرازي: «العلماء اتفقوا على أن الملائكة لا يأكلون ولا يشربون ولا يتناكحون».
Damat utanır gibi yapar ve yemek yemez.الرجال سيعانون كثيرا بأنه لا يأكل.
(Aç ne yemez,tok ne demez?)(يئن ولكن لا توجد كلمات.)
Kesinlikle yemezler.Não pode comer.
Aç ne yemez tok ne timez.Chega esfomeado e sem dinheiro.
Eğer kedi sardalyayı yerse, ölecek; eğer yemezse, yaşayacak.Als een haan niet kraait, is dat omdat hij is opgegeten.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Ze vertelden ons dat ze geen rundvlees aten.
Kurallara sıkıca bağlı inananlar gün batımından sonra yemez, içmez veya seyahat etmez.Jaïnisten eten, drinken en reizen niet na zonsondergang.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.Eet tijdens Pesach geen gist.
İnsanlar insan yemezler.Mensen eten geen mensen.
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Bambus nie jest jedynym pożywieniem pandy.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.Podczas wędrówek nie pobiera pokarmu.
Hiç abur cubur yemezdi.Nigdy nie zdobyła pucharowych punktów.
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.Gröna växtdelar äter de sällan och därför är deras mage relativt enkelt uppbyggd.
Tabii ki hiç yemek yemezsen öleceksin fakat ne yediğinde önemli.De tänker inte när de äter och de äter inte när de tänker.
Damat utanır gibi yapar ve yemek yemez.Dagsländorna har förkrympta mundelar och äter inte.
Son yıllara kadar yasak olan domuz besiciliği önemli boyutta değildir zira Yahudiler domuz yemezler.Rätten är judisk i härkomst, och fläskkött är inte kosher.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Як мусульмани, не їдять свинини, і не п'ють спиртного.
Tabii ki hiç yemek yemezsen öleceksin fakat ne yediğinde önemli.А коли ви їсте та коли ви п'єте, чи ж то не собі ви їсте й не собі ви п'єте?»
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Фактично, вони їдять один тільки бамбук.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.До китів не відносять дельфінів та морських свиней.
Atalarımızda keçi eti yemezmiş, keçi beslemezmiş.Мешканці не їли лосине м'ясо та не полювали на лосів.
Tom et yemez.Том не їсть м'яса.
Tom kırmızı et yemez.Том не їсть червоного м'яса.
Tom çok et yemez.Том не їсть багато м'яса.
İslam'a göre melekler yemez ve içmezler, cinsiyetleri de yoktur.Andělé v islámu nemají moc přimlouvat se u Boha, a nelze se k nim proto modlit.
Kurallara sıkıca bağlı inananlar gün batımından sonra yemez, içmez veya seyahat etmez.Během tohoto období vyznavači víry Bahá'í od rozbřesku do západu slunce nejedí ani nepijí.
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.V peletonu nikdo se jelo klidně.
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Panda se kvůli své převážně bambusové stravě totiž nedokáže přizpůsobit kulturní krajině.
Pandalar bambu filizleri ve yapraklarından başka neredeyse hiçbir şey yemezler.Třeba Brazilci si svůj jídelníček bez fazolí téměř nedokáží představit.
Damat utanır gibi yapar ve yemek yemez.My budeme sedět jako páni a jíst."
Kuluçka devresinde bir şey yemezler.A te abține să mănânci în momente nepotrivite.
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Urșii Panda consumă exclusiv frunze și lăstari de bambus.
Balıkların kutsal olduğunu hesaba katarlar, ve asla yemezler.Țestoasele erau considerate sacre și nu erau niciodată ucise.
Kesinlikle yemezler.Nincs, nem ehető.
Hiç abur cubur yemezdi.Sose üzletelj üres gyomorral.
Aç ne yemez tok ne timez.Segíts, ha bírsz, az éhesen.
Dindar Hristiyanlar cuma günleri tuttukları oruçlarında neredeyse hiçbir şey yemezler. ^Tudunk olyan szerzetesekről, akik 40 napig semmit nem ettek.
(Aç ne yemez,tok ne demez?)(A víznyelőről van szó benne, a barlangról nincs.)
Örneğin, Nusayriler inek eti yemezler, bunun nedeni de dişinin kutsal olduğuna inanmalarıdır.Krokotiilit eivät syö krokotiilinvartijoita, koska niiden mielestä ne ovat hyviä hammashoitajia.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Som vegetarián. - Anteeksi, en syö kalaa enkä lihaa.
Şarap içmezler, domuz eti yemezler.Siksi siihen ei kuulu sianliha, alkoholi eivätkä veriruoat.