Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.şi dregătorul le -a spus să nu mănînce din lucrurile prea sfinte pînă nu va întreba un preot pe Urim şi Tumim.
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.şi dregătorul le -a spus să nu mănînce lucruri prea sfinte, pînă cînd un preot va întreba pe Urim şi Tumim.
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.Statholderen forbød dem at spise af det højhellige, indtil der fremstod en Præst med Urim og Tummim.
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.И Тиршафа сказал им, чтоб они не ели великой святыни, доколе не восстанет священник с уримом и туммимом.
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.И управителят им заповяда да не ядат от пресветите неща докле не настане свещеник с Урим и Темим.
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.И управителят им заповяда да не ядат от пресветите неща, докле не настане свещеник с Урим и Тумим.
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.ויאמר התרשתא להם אשר לא יאכלו מקדש הקדשים עד עמד הכהן לאורים ותומים׃
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.ויאמר התרשתא להם אשר לא יאכלו מקדש הקדשים עד עמד כהן לאורים ולתמים׃
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.وقال لهم الترشاثا ان لا يأكلوا من قدس الاقداس حتى يقوم كاهن للاوريم والتمّيم.
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.省 長 對 他 們 說 、 不 可 喫 至 聖 的 物 、 直 到 有 用 烏 陵 和 土 明 決 疑 的 祭 司 興 起 來
Vali, Urim ile Tummimi kullanan bir kâhin çıkıncaya dek en kutsal yiyeceklerden yememelerini buyurdu.省長對 他 們說 、 不 可 喫至聖 的 物 、 直到 有用 烏陵 和 土明 決疑 的 祭司 興 起來
Yemek yememe hakkı var!Are dreptul sã nu mãnânce!
Yemek yememe hakkı var!Ma prawo nie jeść!
Yemek yememe hakkı var!On peut choisir de ne pas manger, non ?
Yemek yememe hakkı var!Sie hat doch das Recht, nicht zu essen.
Yemek yememe hakkı var!Εχει το δικαίωμα να μην φάει!
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>Amén.
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>Amen.
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>Amen.
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>Amen
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>Amén.
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>Amen. Quel giorno, decisi di non mangiare. E di perdere qualche chilo.
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>Hari itu, aku memutuskan untuk tidak makan Dan mengurangi bobot
Yemek yememeye...</i> <i>...ve kilo vermeye karar verdim.</i>في هذا اليوم قررت ألا آكل لأفقد بعض الوزن