Ana içeriğe geç
Sözlük

yemeklerin ile cümle

yemeklerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Dina vänner sa att maten här är gott? Vad är det för fel på smaken?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Je vrienden zeiden dat het eten hier heerlijk is? Wat is er mis met de smaak?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Le tue amiche mi hanno detto che il cibo qui è delizioso. Hanno qualcosa che non va con il gusto?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Prietenele tale au spus ca mancarea de aici este delicioasa. Ce-i cu gustul asta?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Temanmu bilang makanan di sini enak? Apa selera mereka salah?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Tvoji prijateljici sta rekli, da se tu odlično je. Kaj je narobe z okusom?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Twoje przyjaciólki powiedziały że jedzenie jest tu pyszne, więc co jest nie tak z tym smakiem?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Οι φίλες σου είπαν πως το φαγητό εδώ είναι νόστιμο. Γιατί είναι άνοστο;
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Твои друзья сказали, что еда здесь вкусная? Что случилось со вкусом?
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?اصدقائك قالوا بان المذاق هنا رائع؟ ولكن ماخطب المذاق؟
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?それで これからどうしたいんだ?
Aslında var. Gece boyunca yemeklerin orada mıydın?もちろんよ、あたしが準備したのよ
Belki Dongbei'de değilsiniz ya da Dongbei'ye hiç gitmediniz ve Dongbei'nin yemeklerini hiç yemediniz.Tal vez no estés en Dongbei, o nunca hayas estado en Dongbei y nunca hayas comido comida de Dongbei.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.A o Bengálcích mohu říct dvě věci: mají rádi sladké a mají rádi slané.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Ci sono due cose su Bengala: adorano i loro piatti saporiti e adorano i dolci.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Dan dua hal tentang Bengal: mereka suka masakan gurih mereka dan mereka suka cemilan manis mereka.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.E dois aspectos de Bengala: eles gostam dos seus pratos saborosos e dos seus doces.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Et voilà deux choses concernant le Bengale: ils aiment leurs plats salés et ils aiment leurs sucreries.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Két dolgot kell tudni a bengáliakról: szeretik a fűszeres ételeket és az édességeket.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Twee dingen over Bengalen: ze houden van hartige gerechten en ze houden van zoete gerechten.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Và có hai điều về Bengal: đó là họ thích các món ăn nhiều gia vị và đồ ngọt.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.Δύο πράγματα για την Βεγγάλη: τους αρέσουν τα νόστιμα φαγητά τους και τα γλυκά τους.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.И две неща относно Бенгалия: е че обичат пикантните си ястия, както обичат сладкишите си.
Bengal'le ilgili iki şey vardır: leziz yemeklerini ve tatlılarını severler.У Бенгалии есть 2 особенности: вкуснейшие блюда и сладости.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Als Boeun twintig, je helemaal vergeten mama's koken bereikt.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Až bude Boeun dvacet, úplně zapomeneš na maminčino vaření.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Bine.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Con sẽ quên hết các món ăn của mẹ tới khi nào Boeun 20 tuổi.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Cuando Boeun alcanza veinte años, usted se olvidará totalmente la cocina de mamá.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Cuando Boeun cumpla veinte, te olvidarás completamente de mi cocina.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Dobře.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Dobre.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Được rồi.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Ketika Boeun mencapai dua puluh, kamu benar-benar akan lupa memasak ibu.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Ketika Boeun mencapai dua puluh, kamu benar-benar akan lupa memasak ibu.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.När Boeun når 20, du helt glömma mammas matlagning.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Okay.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Okay.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Okay.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Oké.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Okei.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Ok.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Quand Boeun aura 20 ans, tu auras oublié ma cuisine.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Tu bo več, ko ste storili z njim. Da... OK, ker je že pozno.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Εντάξει.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Вие не можете да спите? - Sangmin, аз мислех за това... - Да...
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Когато Бо Ън стане на 20, отдавна ще си забравил как готвя.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Когда Бо Ын исполнится двадцать, ты совсем забудешь мамину еду.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.Ні, не так, але з іншого. Добре.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.אוקיי.
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.حسناً
Boeun 20 yaşına geldiğinde, annenin yemeklerini tamamen unutacaksın.عندما تصل بويون عشرون أنت ستنسى طبخ أمّك
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.Biến nó thành một phần của câu chuyện bên bàn bữa tối hoặc bữa cocktail của bạn.
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.Convertiți-o într-o parte integrantă a conversațiilor de la ora cinei sau de la petreceri.
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.Falem disso nas vossas conversas ao jantar e nos "cocktails".
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.Fatela diventare parte delle vostre conversazioni sociali.
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.여러분이 저녁식사할 때나 칵테일 파티를 할 때 대화의 일부로 하세요.
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.Legyen része a vacsora és koktél beszélgetéseknek.
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.Lo convirtamos en parte de las conversaciones en las cenas o las fiestas.
Bunu, akşam yemeklerinizde veya kokteyllerde sohbetlerinizin bir parçası haline getirin.Maak het een deel van je diner- en cocktailgesprekken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod