Ana içeriğe geç
Sözlük

yeme ile cümle

yeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben ilk defa dışarıda akşam yemeği yedim.This is the first time I've ever had dinner out.
Dışarıda akşam yemeği yiyemem. Çok meşgulüm.I cannot have dinner out. I'm very busy.
Dışarıda öğle yemeği yiyemem. Bir süre sonra randevum var.I cannot have lunch out. I have a meeting after a while.
Açım çünkü öğle yemeğimi yemedim.I'm hungry because I haven't had lunch.
Fransızlar kurbağa bacakları yemeyi severler.The French like to eat frog legs.
Fransızlar salyangoz yemeyi sever.The French like to eat snails.
Akşam yemeği için arkadaşını davet et.Invite your friend for dinner.
Ben yemek için bir mango arıyorum.I'm looking for a mango to eat.
Siz hepiniz ne zaman akşam yemeği yiyorsunuz?What time do you all eat dinner?
O çalışanlarının ofiste yemek yemelerine izin veriyor.He authorizes his workers to eat at the office.
O yemek yemezse ağlayacak.If he doesn't eat, he will cry.
Hiç bu yemeği yedin mi?Have you ever eaten this dish?
Hiç ailenle akşam yemeği yedin mi?Have you ever had dinner with your family?
Hiç bu restoranda öğle yemeği yedin mi?Have you ever had lunch at this restaurant?
Hiç yemek pişirmede karına yardım etti mi?Have you ever helped your wife in cooking?
Tapas tipik bir İspanyol yemeğidir.Tapas are a typical Spanish dish.
Öncelikle biraz kek yemek istiyorum.First, I want to eat a little bit of cake.
Domuz gibi yemeye alışkındım.I was used to eating like a pig.
Akşam yemeği için piliç var mı?Is there chicken for dinner?
Ben akşam yemeğini ısıtıyorum.I am heating the dinner.
Şimdiye kadar ilk kez akşam yemeğini ısıttım.This is the first time I've ever heated the dinner.
Akşam yemeğini ısıtamam. Gaz yok.I cannot heat the dinner. There is no gas.
Hiç yemek ısıttın mı?Have you ever heated the dinner?
Akşam yemeği için teşekkürler, çok lezzetli.Thank you for the dinner, it's so delicious.
Tom'un Japon yemeğine düşkünlüğü var.Tom has a fascination with Japanese food.
Onun Fransız yemeğine düşkünlüğü var.She has a fascination with French food.
Kek yemeyi severim.I love to eat cakes.
Sana yemek pişirmeyi öğretebilirim.I can teach you how to cook.
Kabyle yemeğini seviyorum.I love Kabyle food.
Hemen hemen her gün müdürle öğle yemeği yedim.I have lunch with the manager almost every day.
Ben hemen hemen her gün Taninna'yla akşam yemeği yerim.I have dinner with Taninna almost every day.
Neredeyse her gün yemek pişiririm.I cook almost every day.
Ona akşam yemeği pişirdiğimi söyle.Tell her that I am cooking dinner.
Ona yemek yediğimi söyle.Tell her that I am eating.
Akşam yemeğini hazırladığımı ona söyle.Tell her that I am preparing dinner.
Onun onu yemesine izin verme.Don't let him eat it.
Onun ekmeği yemesine izin verme.Don't let him eat the bread.
Meryem henüz akşam yemeğini pişirmedi.Mary hasn't cooked the dinner yet.
Tom henüz yemek yemedi.Tom hasn't eaten yet.
Mary henüz yemek yemedi.Mary hasn't eaten yet.
Tom henüz akşam yemeğini yemedi.Tom hasn't had his dinner yet.
Mary henüz akşam yemeğini yemedi.Mary hasn't had her dinner yet.
Tom henüz öğle yemeğini yemedi.Tom hasn't had his lunch yet.
Mary henüz öğlen yemeğini yemedi.Mary hasn't had her lunch yet.
Öğle yemeğimi yemek zorundayım.I have to eat my lunch.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.
Sıcak bir çorba yemek istiyorum.I would like to eat a hot soup.
En son ne zaman yemek yaptın?When was the last time you cooked?
En son ne zaman karınla akşam yemeği yedin?When was the last time you had dinner with your wife?
Bu elmayı yemeyeceksin, çürümüş!You are not going to eat this apple, it is rotten!
Bugünün yemeği balıktır.Today's special is fish.
O yemek çubuğuyla nasıl yiyeceğini bilir.He knows how to eat with chopsticks.
Akşam yemeğinden sonra çalıştı.He studied after dinner.
Aç olsan bile, yavaş yemelisin.Even if you're hungry, you must eat slowly.
Bir şeyler yemek ister misin Laurie?Do you want to eat something, Laurie?
Onlar yemek yediler ve şarap içtiler.They ate and drank wine.
O bana akşam yemeği hazırladı.She cooked me dinner.
Bana akşam yemeği pişirdi.He cooked me dinner.
Ona akşam yemeği pişirdim.I cooked her dinner.
Onun için akşam yemeği pişirdim.I cooked her dinner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yeme ile cümle - Sayfa 37 - yeme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App