Ana içeriğe geç
Sözlük

yeme ile cümle

yeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sebze yemeği sevmez.Tom doesn't like eating vegetables.
Yemek yemeden önce ellerini yıkamalısın.You should wash your hands before you eat.
Hangi tatlıyı yemeli?Which dessert should he eat?
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Japonya'da yılbaşı için pirinç kekleri yeme geleneği vardır.There is a custom of eating rice cakes for New Year's in Japan.
Bugün yemek için ne istersin?What would you like to eat today?
Bugün ne yemek istersin?What would you like to eat today?
Akşam yemeğinde ne var?What's for dinner?
Yemekte ne var?What's for dinner?
Ne zaman akşam yemeği yersin?When do you eat dinner?
Neden yemek odasında insanlar var?Why are there people in the dining room?
Kimle akşam yemeği yiyorsun?With whom are you eating dinner?
Kimle öğle yemeği yiyorsun?With whom are you eating lunch?
Eğer kilo vermek istiyorsanız, yemeksiz bir gün geçirin.If you want to lose weight, spend a day without meals.
Eğer zayıflamak istiyorsan bir günü yemeksiz geçir.If you want to lose weight, spend a day without meals.
Akşam yemeğine gitmek ister misin?Would you like to go to dinner?
Hâlâ kahvaltı yemem gerekiyor.I still need to eat breakfast.
Günlerdir yemek yemedim.I haven't eaten for days.
Hiç Çin yemeği yemedim.I've never had Chinese food.
Bugün yemek için neyin var?What do you have to eat today?
Tatlı yemeyi severim.I like to eat sweets.
İşte onların genellikle akşam yemeği yedikleri yer.Here's where they usually have dinner.
Yemek yemeden önce ellerini yıka.Wash your hands before you eat.
Sana sıcak bir yemek hazırlayayım mı?Shall I prepare you a warm meal?
O balık yemekten hoşlanmaz.He doesn't like to eat fish.
Onlar et yemez.They don't eat meat.
Biz sık sık dışarda yemeyiz.We don't often eat out.
İtalyanlar günde iki kez büyük yemek yerler.Italians eat a big meal twice a day.
Sıcak iklim kuşaklarındaki insanların köri gibi baharatlı şeyler yemeleri garip.It's strange that people in hot climate zones eat spicy things like curry.
Anlık şehriyeler üniversite öğrencileri arasında temel bir yemektir.Instant noodles are a staple among college students.
Büyük bir yemek yedikten sonra yüzmeye gitmemelisin.You shouldn't go swimming after eating a big meal.
Erkekler öğle yemeği yiyor.The men are eating lunch.
Evin bir yemek odası var mı?Has the house got a dining room?
Öğle yemeği yemeden önce ellerimi yıkarım.I wash my hands before eating lunch.
Böyle pahalı bir restoranda yemek yemeye gücüm yetmez.I can't afford eating in such an expensive restaurant.
Haydi bu gece dışarıda yemek yiyelim!Let's eat out tonight!
Ben elma çekirdeği yemem.I don't eat the apple core.
Elmanın çekirdeğini yemem.I don't eat the core of an apple.
Elma çekirdeği yemem.I don't eat apple cores.
Şimdi yemek yapacağım, daha sonra dönerim.Now I'm going to cook, I'll be back later.
Çeşitli Türk restoranlarında, şiş kebap ana yemektir.In various Turkish restaurants, shishkabob is the main food.
Yemek çubukları ile yemek yemek zor mu?Is it difficult eating with chopsticks?
Biz yemek yerken sessiz ol.Be quiet while we're eating.
Fish'n'chips, en ünlü İngiliz yemeğidir.Fish'n'chips is the most famous English food.
Bu akşam yemekte benimle olmak ister misin?Would you like to have dinner with me tonight?
Bugün öğlen yemeği için dışarı çıkacak mıyız?Are we going out for lunch today?
Seninle tartışacak zamanım yok; yemek hazırlıyorum.I don't have time to argue with you; I'm preparing the food.
Öğle yemeğini bahçede yiyoruz.We are having lunch in the garden.
O durmadan yemek yiyor.He eats non-stop.
O devamlı yemek yiyor.He eats around the clock.
Yarın babam benim için lezzetli bir yemek hazırlayacak.My father is going to prepare some delicious food for me tomorrow.
Onu yemek istiyorum.I want to eat it.
Evde çok lezzetli bir yemek yiyorum.I'm having a very delicious meal at home.
Yemek yemeyi severim.I like to eat.
Yemek ister misin?Do you want to eat?
Ağlarken yemek yiyorduk.We were eating while weeping.
Harbinde, birçok kişi akşam yemeği yemek için beni evlerine davet ediyor.In Harbin, many people invite me to their homes to have dinner.
Yaptığım pastayı sen yemediysen, o zaman kız kardeşin yedi.If you didn't eat the cake I made, then your sister did.
O yemek çok lezzetli.That food is very tasteful.
Tek başına on kişilik akşam yemeği pişiremezsen, Lucy sana yardımcı olabilir.Lucy might be able to help you, if you can't cook dinner for ten people alone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod