yemeğini ile cümle
yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O, tek başına akşam yemeğini hazırladı.He prepared supper by himself.
O, yemeğini yiyip bitirdi.He devoured his meal.
O, Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.He asked if I like Chinese food.
Öğle yemeğini bitirdikten sonra dışarı çıktılar.They went out after they finished lunch.
Onlar yemeğini bitirdi.They finished their meal.
Annesi akşam yemeğini pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking the dinner.
Öğle yemeğini çabucak bitirip alışverişe gitti.She finished her lunch quickly and went shopping.
Öğle yemeğini çabucak bitirdi ve alışverişe gitti.She finished her lunch quickly and went shopping.
O zaman akşam yemeğini pişiriyordu.She was cooking dinner at that time.
Öğle yemeğini evde yedi.She has lunch at home.
O, bugün onun öğle yemeğini getirdi.She brought his lunch today.
O, akşam yemeğini yedi.She ate her dinner.
O öğle yemeğini pişirmeye yardım etti.She helped cook lunch.
Öğle yemeğini kahve ile bitirdi.She finished up lunch with coffee.
Ben öğle yemeğini genellikle orada yerim.I generally have lunch there.
Öğle yemeğini erkek kardeşinle paylaş.Share your lunch with your brother.
Anne henüz akşam yemeğini pişirmedi.Mother has not cooked dinner yet.
Annem, akşam yemeğini pişirmekle meşgul.Mother is busy cooking the dinner.
Annem akşam yemeğini hazırlamakla meşguldü.Mother was busy getting ready for dinner.
Sorun öğle yemeğinin nerede yenileceğiydi.The problem was where to eat lunch.
O akşam yemeğini bitirdikten sonra, romanı okumaya başladı.After he finished supper, he began to read the novel.
Akşam yemeğini nerede yediğimiz benim için dert değil. O tamamen sana kalmış.I don't care where we eat dinner. It's entirely up to you.
Şimdi akşam yemeği zamanı, ve uçuş görevlileri akşam yemeğini servis etmeye başlarlar.It is now dinner time, and flight attendants begin to serve dinner.
Akşam yemeğinin hazır olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if dinner is ready.
Akşam yemeğini ne zaman alırsın?What time do you have supper?
O, akşam yemeğini kendisi pişirdi.She cooked the dinner herself.
Ben, akşam yemeğini sizinle birlikte yemek istiyorum.I'd like to have dinner with you.
Ben akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıkacağım.I'll go out after having dinner.
O, akşam yemeğini yiyor.She is having dinner.
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.I need light plates because today my family is going to eat lunch in the park.
Akşam yemeğini erteleyelim.Let's postpone dinner.
İspanya'da öğle yemeğini yaklaşık saat iki'de servis ederler.In Spain they serve lunch at about two o'clock.
Gece. Aile akşam yemeğini yiyor.It is night. The family is eating dinner.
Akşam yemeğini dışarda yiyoruz.We are eating dinner outdoors.
Annem öğle yemeğini hazırladı.My mother prepared our lunch.
Öğle yemeğini yemeyi az önce bitirdim.I have just finished eating lunch.
Ben Çin yemeğini seviyorum.I love Chinese food.
Belki bir Fransız yemeğini tercih ederdiniz.Perhaps you would have preferred a French dish.
Tom ilk akşam yemeğini yaktı.Tom burned his first dinner.
Biz öğle yemeğini erken yedik.We ate lunch early.
Mary akşam yemeğini bitiremedi.Mary could not finish her dinner.
Öğle yemeğini bahçede yiyoruz.We are having lunch in the garden.
Akşam yemeğini yemeden hemen önce köpeğimi beslerim.I feed my dog just before I eat dinner.
Akşam yemeğini benimle yemeyi düşündün mü?Have you given any thought to having dinner with me?
Senin öğle yemeğini yiyen o şişman çocuğu sevmiyorum.I don't like that fat kid who ate your lunch.
Herhangi bir İngiliz yemeğini yemeğe ilgim yok.I have no interest whatsoever in eating English food.
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.I heard that a woman stabbed a man for eating her lunch.
İtalyan yemeğini severim.I love Italian food.
Patronun öğle yemeğini yemekle suçlandım.I was accused of eating the boss's lunch.
Bugün öğle yemeğini nerede yiyorsunuz?Where are you having lunch today?
Tom öğle yemeğini genellikle tek başına yer.Tom usually eats his lunch alone.
Tom akşam yemeğini kendisi hazırladı.Tom prepared dinner by himself.
Tom öğle yemeğini yedikten sonra evden ayrıldı.Tom left the house after eating lunch.
Tom kendi yemeğini yapmaya alışkındır.Tom is used to doing his own cooking.
Tom akşam yemeğini pişirdi.Tom cooked dinner.
Tom'un akşam yemeğinin hepsini yemediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom didn't eat all his dinner.
Tom Mary ile öğle yemeğini paylaştı.Tom shared his lunch with Mary.
Tom Mary'ye akşam yemeğini pişirtti.Tom got Mary to cook dinner.
Tom Mary'ye akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if dinner was ready.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Tom and Mary cooked dinner on Monday.
İlgili Sayfalar