yemeğini ile cümle
yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Aç olamazsın. Akşam yemeğini henüz yedin.You can't be hungry. You've just had dinner.
Karım şimdi akşam yemeğini hazırlıyor.My wife is preparing dinner right now.
Önceden akşam yemeğini yedin mi?Have you eaten your dinner already?
Henüz akşam yemeğini yedin mi?Have you eaten dinner yet?
Öğle yemeğini henüz yedin mi?Have you eaten lunch yet?
Öğle yemeğinizi henüz yediniz mi?Have you eaten your lunch yet?
Öğle yemeğini yemeği bitirdin mi?Have you finished eating your lunch?
Akşam yemeğini zaten bitirdik.We have already finished our dinner.
Öğle yemeğini az önce bitirdim.I've just finished lunch.
Aile, akşam yemeğini birlikte yedi.The family ate dinner together.
Susan bir kuş kadar yer ve yemeğinin çoğunu tabakta bırakır.Susan eats like a bird and leaves most of the food on her plate.
Şimdi akşam yemeğini yiyin.Now eat your supper.
Ben bu et yemeğini senin en iyi beyaz şarabınla yemek isterim.I'd like to have this meat dish with your best white wine.
Lütfen akşam yemeğini bitir.Please eat up your dinner.
Akşam yemeğini ne zaman yiyeceğiz, Anne?When will we eat dinner, Mom?
Öğle yemeğini yedin, değil mi?You have eaten lunch, haven't you?
Akşam yemeğini yemedin mi?Haven't you had your dinner?
Kendi öğle yemeğini okula getirebilirsin.You may bring your own lunch to school.
Henüz öğle yemeğini bitirdiniz mi?Have you finished your lunch yet?
Akşam yemeğinin saat ona kadar hazır olduğunu gör.See that dinner is ready by ten.
Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.When a dog is very hungry, it devours its food.
Hadi bu gece akşam yemeğini dışarda yiyelim, yemek yapmak için çok yorgunum.Let's dine out tonight. I'm too tired to cook.
Ben akşam yemeğini pişirdim.I cooked dinner.
Biz akşam yemeğini bir restoranda yedik.We had dinner at a restaurant.
Biz haftada bir kez akşam yemeğini dışarıda yeriz.We dine out once a week.
Akşam yemeğini genellikle akşam 7 ve 8 arasında yerim.I usually have supper between 7 and 8 p.m.
Her tür Asya yemeklerini severim, özellikle Tay yemeğini.I like all sorts of Asian foods, particularly Thai food.
Akşam yemeğini nasıl pişireceğimi biliyorum.I know how to cook dinner.
Öğle yemeğini bitirmedim.I have not finished lunch.
Akşam yemeğini zaten bitirdim.I have already finished dinner.
Dün akşam akşam yemeğini pişirdim.I cooked supper last night.
Akşam yemeğini saat yedide yiyeceğim.I will eat supper at seven.
Ben öğle yemeğini öğleyin yerim.I have lunch at noon.
Oğluma akşam yemeğini pişirttim.I got my son to cook supper.
Japon yemeğini severim.I like Japanese food.
Akşam yemeğini yedi çeyrekte yiyorum.I have my supper at a quarter past seven.
Benim için akşam yemeğini bekletmeyin.Don't wait dinner for me.
Öğle yemeğini bitirdik.We have finished lunch.
Biz akşam yemeğini yedide yeriz.We have dinner at seven.
Biz her akşam 6:00'da akşam yemeğini yeriz.We have supper at six every evening.
O kadar az zamanım vardı ki öğle yemeğini aceleyle yemek zorunda kaldım.I had so little time that I had to eat lunch in a hurry.
Saat ona kadar akşam yemeğini hazırlayabilirim.I can have dinner ready by 10 o'clock.
Yemeğini iyi çiğnesen iyi olur.You might as well chew your food well.
O, yemeği ısraf etmek istemediği için akşam yemeğini bitirdi.He finished his dinner because he didn't like to waste food.
Akşam yemeğinizi fırında bıraktım.I have left you your dinner in the oven.
Yemeğini bitirinceye kadar tatlı alamazsın.You can't have dessert until you finish your meal.
Eve ilk varan akşam yemeğini pişirmeye başlar.Whoever gets home first starts cooking the supper.
Öğle yemeğini dışarıda yemeğe ne dersin?How about going out for lunch?
Öğle yemeğini nerede yiyeceksin?Where are you going to eat lunch?
Her kişinin kendi öğle yemeğini getirmesi beklenir.Every person is expected to bring their own lunch.
Öğle yemeğini getirmek zorunda değilsin.You do not have to bring your lunch.
Öğle yemeğini bitirdikten sonra paten yapmaya gittik.Having finished lunch, we went skating.
Öğle yemeğini yedikten sonra, dışarı çıkmak için hazırlandı.After she had lunch, she got ready to go out.
Cumartesi günü öğle yemeğini getirmeyi unutma.Don't forget to bring your lunch on Saturday.
Onun bu akşam yediği akşam yemeğinin o akşam yemeğine göre kalitesi düşük.The dinner he ate this evening was inferior in quality to that dinner.
İtalyan yemeğini seviyor.He likes Italian food.
O öğle yemeğini bir kafeteryada yer.He eats lunch at a cafeteria.
O, akşam yemeğinin her lokmasını yedi.He ate every bit of his dinner.
Yemeğinin her kırıntısını yedi.He ate every bit of his dinner.
Bugün öğle yemeğini getirdi.He brought his lunch today.
İlgili Sayfalar