yemeğini ile cümle
yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, hai già pranzato?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, har du ätit lunch?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, hast du schon gegessen?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, heb je je lunch al gegeten?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, mal si už obed?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Σουνγκ Τζο, έφαγες μεσημεριανό;
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Сын Чжо, ты обедал?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Това е любовта. Това е всичко, което исках да кажа. Какво?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi??סאנג ג'ו, הלכת לאכול צהריים
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?سيونغ جو, هل تناولت طعام الغداء؟
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?スンジョ もし・・・ ご飯を一緒に食べる人が・・・
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Also kümmert euch selbst um euer Abendessen, ok?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Asa ca voi doi va trebui sa va ocupati de cina singuri , ok?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Donc vous deux, vous vous préparerez votre propre dîner.
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Dus jullie twee moeten maar voor je eigen avondeten zorgen, oke?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Ni får fixa till er middag, okej?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Quindi voi due vedete di prepararvi la cena da soli, ok?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Takže vy dva si zařiďte večeři samy, dobře?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Vì vậy hai đứa phải nghĩ xem tối ăn món gì, được chứ?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Vy dvaja si uvarte večeru, dobre?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Όποτε αποφασίστε οι δυό σας τι θα φάτε για βράδυ, εντάξει;
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Така че вие двамата ще си сготвите,нали?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Так что вы двое разберитесь с ужином сами, хорошо?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?אז אתם שניכם תמצאו בעצמכם מה לאכול לארוחת ערב, בסדר?
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?عليكم ان تقوموا بتدبير عشاءكم انتم الاثنان حسنا ؟
Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?お兄ちゃんは どうして行かないの? お兄ちゃんは勉強があるでしょ! 高3なんだから
Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.E eu perguntei: "Se o Dylan estivesse aqui agora,
Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.Estábamos sentados en la cocina. Sue Klebold estaba preparando la cena.
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Baiklah, lepaskan saya dan mari kita makan malam."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Bene, ora slegatemi e andiamo a mangiare".
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Bon, détachez-moi maintenant et nous irons dîner. "
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Bueno, ahora suéltenme y cenemos."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Được rồi, hãy cới trói cho tôi và chúng ta cùng ăn tối."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.In Ordnung, jetzt binde mich los und wir besorgen uns etwas zum Abendessen."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.În regulă, acum dezleagă-mă, şi vom cina."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim."Já vi que percebeste. Muito bem, já me podes desatar para podermos ir jantar."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.좋았어, 나를 풀어주고 우리 저녁을 먹자."라고 합니다.
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Maak me nu maar los, dan gaan we eten."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Odvažte mě a navečeříme se."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Rendben, akkor most oldozz el, és menjünk vacsorázni!"
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Så, løsn mig nu, så vi kan få aftensmad."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.W porządku, rozwiąż mnie już i chodźmy na kolację".
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Ωραία, λύσε με τώρα για να φάμε και βραδυνό."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Всичко е наред, сега ме отвържи и да вечеряме."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Ладно, теперь развяжи меня и пошли ужинать".
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.Тепер розв'яжіть мене і будемо вечеряти".
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.טוב, שחרר אותי ונלך לאכול ארוחת ערב."
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.فيتردد مساعده
Tamam, şimdi beni çöz de akşam yemeğini yiyelim.一等航海士は迷いました。
Ve annem, akşam yemeğimi bitirmediğim zaman "Yemeğini bitir!A ak som nedojedla večeru, mama povedala:
Ve annem, akşam yemeğimi bitirmediğim zaman "Yemeğini bitir!In če nisem pojedla vse večerje, je moja mama rekla:
Ve annem, akşam yemeğimi bitirmediğim zaman "Yemeğini bitir!Και όταν δεν έτρωγα το φαγητό μου, η μητέρα μου έλεγε,
Ve annem, akşam yemeğimi bitirmediğim zaman "Yemeğini bitir!И если я не доедала свой ужин, моя мама говорила,
Ve Pazar günü, hepimiz yorulmuştuk. Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.Am ersten gemeinsamen Wochenende - einem von vielen - zeichnete ich mehr als 20 Stunden an Gesprächsstoff auf.
Ve Pazar günü, hepimiz yorulmuştuk. Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.Een familie die ik interviewde voor dit project was de familie van Dylan Klebold, een van de Columbine-daders.
Ve Pazar günü, hepimiz yorulmuştuk. Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.Prvý víkend, ktorý som s nimi strávil -- prvý z množstva -- nahral som viac ako 20 hodín rozhovoru.
Ve Pazar günü, hepimiz yorulmuştuk. Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.W pierwszy wspólnie spędzony weekend nagrałem ponad 20 godzin rozmów.
Ve Pazar günü, hepimiz yorulmuştuk. Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.Και το πρώτο από τα πολλά Σαβ/κα που πέρασα μαζί τους κατέγραψα περισσότερες από 20 ώρες συνομιλίας.
Ve Pazar günü, hepimiz yorulmuştuk. Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.В перші вихідні, які я провів з ними - перші з багатьох - я записав більше 20 годин розмов.
Ve Pazar günü, hepimiz yorulmuştuk. Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.За первую неделю с ними — а таких недель было много — я записал более 20-ти часов наших бесед.
İlgili Sayfalar