yemeğini ile cümle
yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Ah ! Alors, je vais payer le dîner.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Ah! Då bjuder jag på middag.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Ah!Dann,werde ich Abendessen kaufen.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Ah! Dan, zal ik diner kopen.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Ah! Lalu, aku mau makan malam.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Ah! Te častim večerjo.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Ah! Więc ja kupię obiad!
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!À! Vậy thì mình sẽ đãi bữa tối.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!Α! Τότε, θα σε κεράσω δείπνο.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!О! Тогда, я плачу за ужин.
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!.אה, אז אני אשלם על ארוחת הערב
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!اه! اذا انا سوف اشتري العشاء
O zaman ben de akşam yemeğini ısmarlıyorum!いいお店知ってるの
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.In angel GOSPODOV pride zopet, v drugič, se ga dotakne in veli: Vstani in jej! kajti predolga je pot zate.
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.여호와의 사자가 또 다시 와서 어루만지며 이르되 일어나서 먹으라 네가 길을 이기지 못할까 하노라 하는지라
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.Men HERRENs Engel kom atter og rørte ved ham og sagde: "Stå op og spis, ellers bliver Vejen dig for lang!"
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.Men Herrens engel kom igjen annen gang og rørte ved ham og sa: Stå op og et! Ellers blir veien dig for lang.
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.А ангелът Господен дойде втори път та се допря до него, и рече: Стани, яж, защото пътят е много дълъг за тебе.
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.וישב מלאך יהוה שנית ויגע בו ויאמר קום אכל כי רב ממך הדרך׃
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.ثم عاد ملاك الرب ثانية فمسّه وقال قم وكل لان المسافة كثيرة عليك.
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.耶 和 華 的 使 者 第 二 次 來 拍 他 、 說 、 起 來 喫 罷 、 因 為 你 當 走 的 路 甚 遠
RABbin meleği ikinci kez geldi, ona dokunarak, ‹‹Kalk yemeğini ye. Gideceğin yol çok uzun›› dedi.耶和華 的 使者 第二 次 來拍 他 、 說 、 起來喫罷 、 因為 你 當走 的 路 甚遠
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Apa kau menikahi seorang wanita, hanya karena dia selalu menyiapkan makanan jam 19.00?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Feleségül vennél egy nőt, aki pont hétkor szolgálja fel a vacsorát?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Skulle du gifta dig med en kvinna för hon alltid serverade mat kl.19?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?¿Te casarías con una mujer porque siempre te servirá comida a las 7?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Ville du gifte dig med en kvinde, fordi hun altid serverede mad kl. 19?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Zou jij met een vrouw trouwen omdat zij betrouwbaar is en altijd eten brengt om 19 uur?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Παντρεύεσαι μια γυναίκα, επειδή σερβίρει πάντα στις 7:00;
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Би ли се оженил за жена, на която може да разчиташ и винаги те посреща с вечеря в 7 часа?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?Бихте ли се ожени за жена, защото тя винаги се сервира храна в. 19?
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?היית מתחתן עם אישה ?כי היא תמיד מגישה אוכל בשבע
Sadece güvenilir ve her zaman saat yedide yemeğini hazır eden bir kadınla evlenir miydin?هل كنت ستتزوج سيدة لأنها ... كانت جديرة بالثقة و دائما ما تقدم العشاء ... الساعة السابعة؟
Sakın dışarı çıkma. Yemeğini ye.Έι, μην βγεις έξω.
Sakın dışarı çıkma. Yemeğini ye.لا تخرجي, ولا تنسي ان تأكلي
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Azt mondhatjuk, hogy "Sanyi étkezett", azt viszont nem, hogy "Sanyi megétkezte a pizzát".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Bạn phải nói, "Sam đã ăn tối," chứ không phải "Sam đã ăn tối pizza."
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Debes decir, "Sam murió", no "Sam murió una muerte".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Je moet zeggen "Sam dineerde," niet "Sam dineerde de pizza."
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil."샘이 식사를했다," 라고 해야지, "샘이 피자를 식사했다."라고 할 수는 없습니다.
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil."Sam obiadował", a nie: "Sam obiadował pizzę."
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Sie müssen sagen "Sam dinierte" und nicht "Sam dinierte die Pizza".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Spunem "Sam a cinat," nu "Sam a cinat pizza."
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Temos que dizer: "Sam dormiu", e não "Sam dormiu a cabeça".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Vous devez dire "Sam a dîné" et non "Sam a dîné la pizza".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Θα πρέπει να πείτε, "ο Σαμ δείπνησε", όχι "ο Σαμ δείπνησε την πίτσα".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Ви мусите казати: "Сем обідає", а не "Сем обідає піццу".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Следует говорить "Сэм пообедал", но никак не "Сэм пообедал пиццу".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.Трябва да кажете, "Сам вечеря", не "Сам вечеря пицата."
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.אומרים "סם סעד", אבל לא "סם סעד את הפיצה".
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.يتعين عليك أن تقول: "تعشى سام" وليس "تعشى سام البيتزا."
"Sam akşam yemeğini yedi" demeniz gerekir, "Sam pizzayı akşam yedi" değil.他動詞には
Şef orjinal yemeğini buldu. tanınmadığı için bi tür dehşete kapıldılar.이 요리를 원래 발명한 요리사는 그걸 잘 모르고 있었습니다. 그는 정말 놀랬지요.
Şef orjinal yemeğini buldu. tanınmadığı için bi tür dehşete kapıldılar.שהשף שהמציא את המנה לא מכיר אותה; הוא קצת מבוהל.
Şef orjinal yemeğini buldu. tanınmadığı için bi tür dehşete kapıldılar.ان رئيس الطهاة الذي إخترع الطبق في الأصل لم يتعرف عليه ؛ انه فزع منه نوعاً ما .
Şef orjinal yemeğini buldu. tanınmadığı için bi tür dehşete kapıldılar.行進しました。そのシェフはちょっと怖がっています
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo à, cậu ăn trưa chưa?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, ai luat pranzul?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, apa kamu sudah makan siang?
Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi?Seung Jo, as-tu déjeuné ?
İlgili Sayfalar