yemeğin ile cümle

yemeğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Akşam yemeğine gidelim.Let's go to dinner.
Seni akşam yemeğine götürmek istiyorum.I want to take you to dinner.
Hala öğle yemeğine gitmek istiyor musun ?Do you still want to go to lunch?
Tom raporumuzu öğle yemeğinden önce istiyor.Tom wants our report before lunch.
Tom Mary ile öğle yemeğine gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go to lunch with Mary.
Seni öğle yemeğine götürmek istiyorum.I want to take you to lunch.
Bu gece akşam yemeğinden sonra bir film izlemeye gitmek ister misin?Do you want to go see a movie after dinner tonight?
Bizi bir restoranda akşam yemeğine davet edin.Invite us to dinner at a restaurant.
"Akşam yemeğine ne kadar var?" "Beş dakika.""How long till dinner?" -"Five minutes."
Aile, öğleyin yemeğini yemişti.The family had its dinner at noon.
Kahvaltıdan önce gül, akşam yemeğinden önce ağlayacaksın.Laugh before breakfast, you'll cry before supper.
Mary akşam yemeğini yedide yer.Mary has dinner at seven.
Tom bir köşe standında yalnız oturuyordu, öğle yemeğini yiyordu.Tom was sitting alone in a corner booth, eating his lunch.
Bu akşam onu akşam yemeğine götürüyorum.I am taking her out to dinner tonight.
Tom bu gece Mary'yi akşam yemeğine götürmeyi planladığını söylüyor.Tom says he's planning to take Mary out to dinner tonight.
Tom bana bu gece Mary'yi akşam yemeğine götürmeyi planladığını söyledi.Tom told me that he's planning to take Mary out to dinner tonight.
Tom'un Mary'yi bu gece akşam yemeğine götürmeyi planladığını duydum.I heard that Tom is planning to take Mary out to dinner tonight.
Tom Mary'yi en son ne zaman akşam yemeğine çıkardı?When was the last time Tom took Mary out to dinner?
Yemeğinle ne içmek istiyorsun?What do you want to drink with your meal?
Japon yemeğini ilk kez mi yiyorsun?Is this your first time to eat Japanese food?
O öğle yemeğinden sonra gitti.He left after lunch.
Tom akşam yemeğini servis yaptı.Tom served dinner.
Akşam yemeğini getirdim.I brought dinner.
Chili yemeğini seviyorum.I love chili.
Akşam yemeğini kaçırdım.I missed supper.
Akşam yemeğini hazırlıyorum.I'm fixing dinner.
Akşam yemeğinden sonra ne istersin? Kahve, çay ya da nane suyu?What would you like after dinner? Coffee, tea, or mint water?
Ben Kore yemeğini severim.I like Korean food.
Akşam yemeğinden sonra beni görmeye gelir misin?Can you see me after supper?
Akşam yemeğinde birçok konuk var mıydı?Were there many guests at the dinner?
Tom öğle yemeğinde.Tom is at lunch.
Tom yemeğini paylaşmaz.Tom doesn't share his food.
Tom yemeğine dokunmadı.Tom didn't touch his food.
Öğlen yemeğinde ne yersin?What do you eat for lunch?
Akşam yemeğini nerede yediğin umurumda değil.I don't care where you're eating dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet ettiğimi hatırlamıyorum.I don't remember inviting Tom to dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet ettim.I've invited Tom to dinner.
Tom'u bu gece akşam yemeğine davet ettim.I invited Tom to dinner tonight.
Tom'u öğle yemeğine davet ettim.I invited Tom to lunch.
İşi ilerlettim ve sen burada olmadığın için senin akşam yemeğini yedim.I went ahead and ate your dinner since you weren't here.
Akşam yemeğini bitirmediğini fark ettim.I noticed you didn't finish your dinner.
Bugün öğle yemeğinde Tom'a rastladım.I ran into Tom at lunch today.
Öğle yemeğinden önce o raporu okudum.I read that report before lunch.
Gerçekten Çin yemeğini severim.I really like Chinese food.
Tom akşam yemeğini pişirdiği için Mary'ye teşekkür bile etmedi.Tom didn't even thank Mary for cooking dinner.
Akşam yemeğine başlamalıyım.I should start dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet etmeliydim.I should've invited Tom to dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet etseydim iyiydi.I should've invited Tom to dinner.
Öğle yemeğini yedim.I had lunch.
Tom ve Mary akşam yemeğindeler.Tom and Mary are at dinner.
Öğle yemeğinden önce neredeyse hiç bir şey yemedim.I hardly eat before lunch.
"Tom, akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Ben hemen orada olacağım.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'll be right there."
Her gün akşam yemeğinden sonra Fransızca öğrenirim.I study French after dinner every day.
Senin hazırladığın yemeğin hepsini kesinlikle yedim.I ate absolutely all of the food that you prepared.
"Tom akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Geliyorum.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'm coming."
Bu gece neden gelip akşam yemeğinde bize katılmıyorsun?Why not come and have supper with us tonight?
Baharatlı Meksika yemeğini severim.I like spicy Mexican food.
Akşam yemeğini yemeyi bitirmediğini fark ettim.I noticed you didn't finish eating your dinner.
Tom genellikle her akşam akşam yemeğinden sonra Mary'yi arar.Tom usually calls Mary every evening after dinner.
Bu yemeğin ne olduğunu bilmiş olsalardı sipariş etmezlerdi.They wouldn't have ordered that dish if they'd known what it was.
İlgili Sayfalar