yemeğin ile cümle
yemeğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Annem akşam yemeğini pişirmekle meşguldü.My mother was busy cooking dinner.
Annem akşam yemeğini hazırlıyor.My mother is preparing dinner.
Annem akşam yemeğini hazırlamakla meşgul.My mother is busy preparing supper.
Yediyi çeyrek geçe akşam yemeğini yerim.I eat dinner at quarter past seven.
Akşam yemeğinden sonra, o genellikle uyur.After dinner, he usually sleeps.
En ideal olan, yemeğin lezzetli, ucuz, sağlıklı olması ve duyguları incitmemesidir.Ideally, food should be tasty, cheap, healthy, and morally inoffensive.
Yemeğini ye.Eat your food.
Öğle yemeğini yeni yedim.I just got done eating lunch.
Öğle yemeğinden şimdi kalktım.I just got done eating lunch.
Öğle yemeğini ben ödeyeceğim.I'll pay for lunch.
Akşam yemeğini bitirdin mi?Have you finished dinner?
Tom'u akşam yemeğine davet ettin mi?Did you invite Tom to dinner?
Öğle yemeğinden sonra genelde şekerleme yaparlar.After lunch, they usually have a nap.
Ben akşam yemeğini ısıtıyorum.I am heating the dinner.
Şimdiye kadar ilk kez akşam yemeğini ısıttım.This is the first time I've ever heated the dinner.
Akşam yemeğini ısıtamam. Gaz yok.I cannot heat the dinner. There is no gas.
Tom'un Japon yemeğine düşkünlüğü var.Tom has a fascination with Japanese food.
Onun Fransız yemeğine düşkünlüğü var.She has a fascination with French food.
Kabyle yemeğini seviyorum.I love Kabyle food.
Akşam yemeğini hazırladığımı ona söyle.Tell her that I am preparing dinner.
Meryem henüz akşam yemeğini pişirmedi.Mary hasn't cooked the dinner yet.
Tom henüz akşam yemeğini yemedi.Tom hasn't had his dinner yet.
Mary henüz akşam yemeğini yemedi.Mary hasn't had her dinner yet.
Tom henüz öğle yemeğini yemedi.Tom hasn't had his lunch yet.
Mary henüz öğlen yemeğini yemedi.Mary hasn't had her lunch yet.
Akşam yemeğinden sonra çalıştı.He studied after dinner.
Çin yemeğini severim.I like chinese food.
Duvarcı, öğle yemeğini kamyonunda yiyor.The mason is having lunch in his truck.
Bir duşun ardından Tom akşam yemeğini yedi.After taking a bath, Tom ate dinner.
Tom Mary'nin yemeğin sonunu yediğini izlerken orada sessizce oturdu.Tom sat there silently watching Mary eat the last of the food.
Öğle yemeğini nerede yiyorsun?Where do you eat lunch?
Öğle yemeğini genellikle ne zaman yiyorsun?When do you usually eat lunch?
Öğle yemeğini otobüste yeriz.We'll eat lunch on the bus.
Kapızilim çaldığında öğle yemeğini yemeyi az önce bitirmiştim.I had just finished eating lunch when my doorbell rang.
Akşam yemeğin soğuyor.Your dinner is getting cold.
Tom'un öğle yemeğini yemesi için sadece on beş dakikası var.Tom has only fifteen minutes to eat his lunch.
Öğle yemeğini yemesi için Tom'a sadece on beş dakika veriliyor.Tom is only given fifteen minutes to eat his lunch.
Öğle yemeğini yedikten sonra Tom'un sık sık uykusu gelir.Tom often feels drowsy after eating lunch.
Öğle yemeğinde ne yemek istersin?What do you like to eat for lunch?
Öğle yemeğinde ne yemek istersiniz?What do you like to eat for lunch?
İtalyanlar öğle yemeğinde genelde ne yer?What do Italians usually eat for lunch?
Öğle yemeğini nerede yiyeceğime karar veremiyorum.I can't decide where to eat lunch.
Öğle yemeğini sıranda mı yedin?Do you eat lunch at your desk?
Başlangıç yemeğinden sonra ana yemek gelir.After the entrée comes the main dish.
Tom Mary'nin akşam yemeğini pişirmeye bile başlamadığını fark etti.Tom noticed Mary hadn't even started to cook dinner.
Neden bunu akşam yemeğinde konuşmuyoruz?Why don't we talk about this over dinner?
Parkın yanındaki küçük kahvehanede hızlı bir öğle yemeğini alalım.Let's grab a quick lunch at that small coffeeshop near the park.
Lütfen Tom'a öğle yemeğinden sonra geri gelebileceğini söyle.Please tell Tom he can come back after lunch.
Bir araştırma birçok iş adamının öğle yemeğini atladığını göstermektedir.A survey shows that many businessmen skip lunch.
Akşam yemeğine kimin geldiğini tahmin et.Guess who's coming for dinner.
Öğle yemeğinde ne var?What's for lunch?
Tom akşam yemeğini yatakta yemek istedi.Tom wanted to have dinner in bed.
Tom'un akşam yemeğinden önce yürüyüşe çıkacağını düşündüm.I thought Tom would take a walk before dinner.
Tom'un Mary'ye sürpriz yapacağını ve onu akşam yemeğine götüreceğini düşündüm.I thought Tom would surprise Mary and take her to dinner.
Bugün seninle öğle yemeğine gidemem.I can't go to lunch with you today.
Akşam yemeğine bütün bu insanları ağırlayamayız.We can't have all those people over for dinner.
Yemeğini beğendin mi?Did you enjoy your meal?
Akşam yemeğinden hoşlandığını umuyorum.I do hope you enjoyed the dinner.
Öğle yemeğinde onun hakkında konuşalım.Let's talk about it over lunch.
Onu akşam yemeğinde tartışalım.Let's discuss it over dinner.
İlgili Sayfalar