yemeğe ile cümle
yemeğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.Venuta la sera, si mise a mensa con i Dodici
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.Οτε δε εγεινεν εσπερα, εκαθητο εις την τραπεζαν μετα των δωδεκα.
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.И учениците сториха както им заръча Исус, и приготвиха пасхата.
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.Когда же настал вечер, Он возлег с двенадцатью учениками;
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.Як же настав вечір, сїв Він за столом із дванайцятьма.
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.ויהי בערב ויסב עם שנים העשר׃
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.ولما كان المساء اتكأ مع الاثني عشر.
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.到 了 晚 上 、 耶 穌 和 十 二 個 門 徒 坐 席
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.到了 晚上 、 耶穌 和 十二 個 門徒 坐席
Ancak beni yemeğe çıkarıp o masraf formuyla neler yapabileceklerini gösterdiler.A vlastně ani nezvedli ruce, ale pozvali mě na oběd a ukázali mi, co dokážkou se svými nákladovými výdaji.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Ibuku meminta kita semua untuk makan malam bersama.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mama a spus sa luam toti cina impreuna.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Ma mère a demandé que nous mangions tous ensemble.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Meine Mutter hat gesagt,dass wir zusammen essen sollen.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mẹ tôi nói hai đứa về nhà cùng ăn tối.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mia madre ha detto di cenare insieme.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Mijn moeder zei dat we allemaal het avondeten samen moeten eten.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Min mamma sa att vi ska alla äta middag tillsammans.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Η μητέρα μου είπε να πάμε να φάμε όλοι μαζί δείπνο.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.Моя мама сказала, что мы все сегодня обедаем вместе.
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.امي قالت يجب علينا تناول العشى معا
Annem ikimizi yemeğe beklediğini söyledi.行くぞ
Annem ve babam yemeğe gittiler.Ayah dan Ibu makan malam.
Annem ve babam yemeğe gittiler.Donc maman et lui sont allés diner,
Annem ve babam yemeğe gittiler.Él y mamá se fueron a cenar.
Annem ve babam yemeğe gittiler.Então, ele e a mãe foram jantar.
Annem ve babam yemeğe gittiler.Khi cha và mẹ tôi ăn tối.
Annem ve babam yemeğe gittiler.아버지와 어머니께서 식사하시는 동안,
Annem ve babam yemeğe gittiler.Они с мамой пошли ужинать.
Annem ve babam yemeğe gittiler.Този ден валеше сняг.
Annem ve babam yemeğe gittiler.אז אבא ואמא הלכו לארוחת ערב
Annem ve babam yemeğe gittiler.وذهب هو ووالدتي الى العشاء
Annem ve babam yemeğe gittiler.私は家から抜け出て
Annem yemeğe gelse ? ne dersin? hayır bekle, beni kızdırma...Alex : Si on invitait maman à diner Jean :
Ayrıca, yemeğe bakış şeklim değişti çünkü artık tabaktaki yemeği düzenleyip en sevdiğim şarkıyı yiyebiliyorum.옷 뿐만 아니라 음식에 대한 생각도 달라졌습니다. 이젠 음식을 먹을 때 제가 제일 좋아하는 노래를 차려 먹습니다.
Ayrıca, yemeğe bakış şeklim değişti çünkü artık tabaktaki yemeği düzenleyip en sevdiğim şarkıyı yiyebiliyorum.Mijn kijk op eten is veranderd. Ik kan nu het eten op een bord leggen en mijn lievelingsliedje opeten.
Ayrıca, yemeğe bakış şeklim değişti çünkü artık tabaktaki yemeği düzenleyip en sevdiğim şarkıyı yiyebiliyorum.お皿の盛りつけ方次第で 自分の好きな曲が食べられるんですから お皿の盛りつけ方次第で 自分の好きな曲が食べられるんですから 盛りつけ方次第で
- Baba, haydi gel. - Oturun, oturun ve yemeğe başlayın. - Peki.Стоп, трябва да имаме едно питие с новата младоженеца.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››A povedal svojim dcéram: A kdeže je? Prečo ste tam nechaly človeka? Zavolajte ho, a bude jesť chlieb.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››A svolil Mojžíš k tomu, aby bydlil s mužem tím. Kterýžto dal Zeforu, dceru svou, Mojžíšovi.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Cha lại hỏi rằng : Người đó bây_giờ ở đâu ? Sao các con bỏ người đi ? Hãy mời đến đặng ăn bánh .
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Cha lại hỏi rằng: Người đó bây giờ ở đâu? Sao các con bỏ người đi? Hãy mời đến đặng ăn bánh.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››E ele perguntou a suas filhas: Onde está ele; por que deixastes lá o homem? chamai-o para que coma pão.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››아비가 딸들에게 이르되 그 사람이 어디 있느냐 너희가 어찌하여 그 사람을 버리고 왔느냐 그를 청하여 음식으로 대접하라 하였더라
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››On pa reče hčeram svojim: In kje je on? zakaj ste popustile tistega moža? Pokličite ga, da jé z nami kruh!
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Quegli disse alle figlie: «Dov'è? Perché avete lasciato là quell'uomo? Chiamatelo a mangiare il nostro cibo!»
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Şi el a zis fetelor: ,,Unde este? Pentruce aţi lăsat acolo pe omul acela! Chemaţi -l să mănînce pîne!``
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››S monda leányainak: És hol van õ? miért hagytátok ott azt a férfit? hívjátok el, hogy egyék kenyeret.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››И той рече на дъщерите си: А где е той? защо оставихте човека? повикайте го да яде хляб.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Он сказал дочерям своим: где же он? зачем вы его оставили? позовитеего, и пусть он ест хлеб.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››ויאמר אל בנתיו ואיו למה זה עזבתן את האיש קראן לו ויאכל לחם׃
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››فقال لبناته واين هو. لماذا تركتنّ الرجل. ادعونه لياكل طعاما.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››他 對 女 兒 們 說 、 那 個 人 在 那 裡 、 你 們 為 甚 麼 撇 下 他 呢 、 你 們 去 請 他 來 喫 飯
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››他 對女兒 們說 、 那 個 人 在 那裡 、 你 們為 甚 麼 撇下 他 呢 、 你 們去請 他 來喫飯
Babam ve annem yemeğe giderdi.Alors mes parents sortaient diner.
Babam ve annem yemeğe giderdi.Amikor a szüleim hozzáláttak a vacsorához,
Babam ve annem yemeğe giderdi.Aşadar, părinţii mei plecau la cină.
Babam ve annem yemeğe giderdi.Então, os meus pais iam jantar.
Babam ve annem yemeğe giderdi.I tak moi rodzice szli na obiad.
Babam ve annem yemeğe giderdi.Jadi orang tua saya makan malam.
İlgili Sayfalar