yemeğe ile cümle

yemeğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.제 아내는 먹을 것을 쓰지 않습니다. 그녀는 훌륭한 조련사거든요, 저보다 훨씬 더 말이지요.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Ma femme n'utilise pas de friandise. Elle est très douée en éducation, meilleure que moi.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Meine Frau braucht kein Futter -- sie ist ein toller Trainer, ein viel besserer als ich.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mia moglie non ha bisogno del cibo — è un'addestratrice fenomenale, molto più brava di me.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mi esposa no necesita comida para entrenarnos...
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mijn vrouw heeft geen voedsel nodig, zij is een fantastisch trainer, veel beter dan ik.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Soţia mea nu are nevoie de hrană - e un dresor foarte bun, mult mai bun decât sunt eu.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Η γυναίκα μου δεν χρειάζεται φαγητό -- είναι πολύ καλή εκπαιδεύτρια, πολύ καλύτερη από ότι είμαι εγώ.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Моей жене не нужна еда - она великолепный дрессировщик, намного лучше, чем я.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.На жена ми не й е нужна храна - тя е страхотен треньор, много по-добър от мен.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.אשתי לא צריכה אוכל - היא מאלפת מצוינת, הרבה יותר טובה ממני.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.زوجتي لا تحتاج للطعام -- أنها مدربة عظيمة، أفضل مني.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.私よりもです。 わたしも食べ物は使わないが、通常の飼い主には必要です。
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?¿A quién deberían invitar a almorzar?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Bạn nên mời một ai đó?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?E voi, chi dovreste invitare a pranzo?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Kit kellene Önöknek meghívniuk ebédre?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?누구를 점심에 초대해야 할까요?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Kogo powinniście zaprosić na lunch?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Koho byste měli pozvat na oběd?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Pe cine ar trebui să invitați la masă?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Quem é que deviam convidar para almoçar?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Qui donc devriez-vous inviter à déjeuner ?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Siapa yang sebaiknya Anda ajak makan siang?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Wen sollten Sie zum Essen einladen?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Wie moet je uitnodigen voor de lunch?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Ποιον θα πρέπει να καλέσετε λοιπόν σε γεύμα;
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Кого да поканите на обяд?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Кого же вам следует пригласить пообедать?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?Тож кого вам слід запросити на обід?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?את מי תזמינו לארוחה?
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?من يجب ان ندعو الى هذا الغداء ؟
Kimi yemeğe davet etmelisiniz?次にあなたが自身の
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Abbiamo perso questa capacità di giudizio quando si tratta del nostro cibo, e ne stiamo pagando il prezzo.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Chúng ta đã mất đi sự nhạy cảm khi liên quan đến thực phẩm của chúng ta, và chúng ta đang trả giá.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Elvesztettük ezt a józanságunkat, amikor az ételekről van szó, az árát meg éppen most fizetjük.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Hemos perdido esta noción cuando se trata de la comida, y estamos pagando un precio.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Kita kehilangan akal sehat kita sehubungan dengan makanan kita, dan kita merasakan akibatnya.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.우리의 음식과 관련할 때, 우리는 이런 감각을 잃고, 대가를 치르게 됩니다.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Ne-am pierdut sensibilitatea când vine vorba de mâncarea noastră şi plătim un preţ.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Nous avons cessé d'être raisonnables quant à notre nourriture, et nous en payons le prix.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Perdemos esta sensibilidade no que toca à comida, e estamos a pagá-lo caro.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Straciliśmy tą wrażliwość jeśli chodzi o nasze jedzenie, i ponosimy konsekwencje.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Stratili sme citlivosť, keď sa jedná o jedlo, a platíme za to.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Vi har tappat känsligheten när det kommer till vår mat och vi får betala för det.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.We zijn die gevoeligheid kwijtgeraakt wanneer het op onze voeding aankomt, en we betalen er een prijs voor.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Wir haben dieses Einfühlungsvermögen verloren wenn es um unser Essen geht, und wir zahlen dafür einen Preis.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Ztratili jsme citlivost co se týká jídla a platíme za to cenu.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Έχουμε χάσει αυτή την ευαισθησία σε ότι αφορά το φαγητό μας και πληρώνουμε το τίμημα.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Изгубили сме чувствителността си, когато става въпрос за нашата храна, и плащаме голяма цена за това.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.Мы утратили разумность по отношению к еде и платим высокую цену за это.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.איבדנו את כושר האבחנה הזה בכל הנוגע למזון שלנו, ואנו משלמים על כך מחיר.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.لقد فقدنا هذه الحساسية حينما يتعلق الأمر بطعامنا، ونحن ندفع الثمن.
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.食事という言葉を耳にすると失われ その結果犠牲を払うことになります 問題は我々がコストを隠してしまっていることです
Kutlama için hep birlikte yemeğe çıktıkAqui é o tio a assinar os papeis da adoção.
Kutlama için hep birlikte yemeğe çıktıkEntonces esa noche salimos a comer para celebrar.
Kutlama için hep birlikte yemeğe çıktıkHier, wie wir den Abend ausgingen um zu feiern.
Kutlama için hep birlikte yemeğe çıktıkÎn acea seară am sărbătorit luând cina în oraș.
Kutlama için hep birlikte yemeğe çıktık그날 저녁에 기념으로 저녁을 먹으러 나갔습니다.
Kutlama için hep birlikte yemeğe çıktıkMaintenant, nous sommes sortis pour dîner ce soir-là pour faire la fête.
İlgili Sayfalar