Öğle yemeği genellikle güvertede yenir.Lunch is usually eaten on the deck.
Dışarı çıkalım ve yemek yiyelim.Let's go outside and eat.
Dışarı çıkıp yemek yiyelim.Let's go out and eat.
Dışarıda öğle yemeği yiyelim.Let's eat lunch outside.
Bir restoranda yemek yemek bir okul kafeteryasında yemek yemekten daha pahalıdır.It's more expensive to eat at a restaurant than to eat at the school cafeteria.
Dışarıda yemek yemek çok pahalıya mal olur.It costs a lot of money to eat out.
Eğer iyi yemek yerseniz daha uzun yaşamanız olasıdır.If you eat well, you're likely to live longer.
O, sürüş sırasında yemek yemeseydi, bir kaza geçirmezdi.If he hadn't been eating while driving, he wouldn't have had an accident.
Günde bir kereden daha fazla kırmızı et yememen gerektiğini duydum.I've heard that you shouldn't eat red meat more than once a day.
Ben zaten yemek yedim.I've already eaten.
Üzgünüm ama sizinle akşam yemeği yiyemem.I'm sorry, but I can't eat dinner with you.
Senin yediğin aynı şeyi yemediğime sevindim.I'm glad that I didn't eat the same thing that you did.
Seni hasta eden yemeği yemediğime memnun oldum.I'm glad that I didn't eat the food that made you sick.
Eve gidince öğle yemeği yiyeceğim.I'll eat lunch when I get home.
Bunu yemeyi tercih etmiyorum.I'd rather not eat this.
Ben asla et yemekten geri kalmam.I'd never go back to eating meat.
Hafif bir şey yemek istiyorum.I'd like to eat something light.
Keşke seninle o restoranda yemek yiyebilseydim.I wish I could've eaten at that restaurant with you.
Biraz üzüm yemek istiyorum.I want to eat some grapes.
Genellikle ailemle birlikte evde yemek yerim.I usually eat at home with my family.
Genellikle büyük bir öğle yemeği yemek için zamanım yok.I usually don't have time to eat a large lunch.
Bunu yemeye çalıştım ama yiyemedim.I tried to eat it, but I couldn't.
Bunun yemek yemek için kasabada en iyi yer olduğunu düşünüyorumI think this is the best place to eat in town.
Sanırım bu şimdiye kadar yediğim en iyi yemek.I think this is the best meal I've ever eaten.
Ben yalnızca koşer yemeği yerim.I only eat kosher food.
Geç bir kahvaltı yemeyi severim.I like to eat a late breakfast.
Çocukluğumdan beri büyükannemin evinde yemek yemedim.I haven't eaten at my grandmother's house since I was a kid.
Sabah kahvaltısından beri bir şey yemedim.I haven't eaten anything since breakfast.
Son zamanlarda dışarıda çok yemek yemiyorum.I haven't been eating out much lately.
Bu akşam patronumla akşam yemeği yemem gerekiyor.I have to eat dinner with my boss tonight.
Kapızilim çaldığında öğle yemeğini yemeyi az önce bitirmiştim.I had just finished eating lunch when my doorbell rang.
Seninle yemek yemekten hoşlanıyorum.I enjoy eating with you.
Farklı yiyecek türlerini yemekten hoşlanırım.I enjoy eating many different kinds of food.
Her gün aynı saatte öğle yemeği yerim.I eat lunch at the same time every day.
Her akşam saat altıda akşam yemeği yerim.I eat dinner every evening at six o'clock.
Bunu yemek istemiyorum.I don't want to eat this.
Bir şey yemek istemiyorum.I don't want to eat anything.
Biz çoğunlukla bol yağda kızartılmış yemek yemeyiz.I don't often eat deep-fried food.
Sabahleyin sarımsak yemeyi sevmiyorum.I don't like to eat garlic in the morning.
Yarın seninle öğle yemeği yiyebilip yiyemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I'll be able to eat lunch with you tomorrow.
Hiç yeşil biber yemem.I don't eat green peppers at all.
Bu sabah kahvaltı yemek için vaktim yoktu.I didn't have time to eat breakfast this morning.
Dün öğle yemeği yemedim.I didn't eat lunch yesterday.
Bu sabah kahvaltı yemedim.I didn't eat breakfast this morning.
Bir şey yemedim.I didn't eat anything.
Dün hiçbir şey yemedim.I didn't eat anything yesterday.
Böyle bir yerde yemek yemenin maliyeti nedir?How much does it cost to eat at such a place?
Böyle bir yerde yemek yemek kaça mal olur?How much does it cost to eat at such a place?
Günde kaç kez yemek yersin?How many meals do you eat a day?
Yemek yemeyi bitirdin mi?Have you finished eating?
Konuklar yemek yediler mi?Have the guests eaten?
Henüz çocuklar yemek yedi mi?Have the children eaten yet?
Seninle yemek bir zevk.Eating with you is a pleasure.
Şimdi mi yoksa daha sonra mı yemek istersin?Do you want to eat now or later?
Akşam yemeği yemek için hazır.Dinner is ready to eat.
Yemek yedikten sonra, yaptığım ilk iş dişlerimi fırçalamaktır.After eating, the first thing I do is brush my teeth.
Tom'un dün gece o restoranda yemek yemeyi planladığını nasıl bildin?How did you know that Tom was planning to eat at that restaurant last night?
Bu kadar iyi yemek yapmayı nasıl öğrendin?How did you learn to cook so well?
O, arkadaşının ölümünün intikamını almak için yemin etti.He vowed to avenge his friend's death.
Tom Meksika yemeklerini sever.Tom likes Mexican food.