Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Molto bene, signore.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Mycket bra, sir.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Rất tốt, thưa ông.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>To je vaša ladja. "To je bila Škuna" Hesperus, " in je plula zimskih morje. "
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Veľmi dobre, pane.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Πολύ καλά, κύριε.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Дуже добре, сер.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Очень хорошо, сэр.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Това е вашият кораб. "Това беше шхуна" Вечерница " и тя отплава зимните морето. "
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'갈 라고요, 그리고 음, 그리고 풍성한 파업,하지만 1 시간 손을 nuthin하지 않습니다'를하지만,
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.6時のポイントは。"そして、道を切り開い、彼女は越えて行きました
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Es ir, y golpea bien y abundante, pero el reloj de mano no se nuthin' pero punto a las seis.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.Hisz lesz, és sztrájkok is, és szívből jövő, de az óra kézzel nem fog nuthin ", de pont hat.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta."Je to ide, a to udrie dobre a výdatné, ale hodinu rúk nebude robiť Nuthin", ale miesto v šesť.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'T gaat, en het valt goed en stevig, maar de uren-hand zal niet nuthin', maar punt om zes uur.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis andando, e colpisce anche e abbondante, ma la lancetta non farà Nuthin' But punto in sei.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis dogaja, in ga udari dobro in krepko, vendar pa uro-pa ne bo naredil, brezveze ", ampak točko ob šestih.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis dzieje, i to uderza również i serdeczny, ale godzina strony nie zrobi nuthin ", ale punkt na sześć.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis går, och det slår bra och rejäl, men den timmen hand kommer inte Nuthin "men pekar på sex.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis gehen, und es schlägt gut und herzhaft, aber die Stunden-Zeiger wird nicht nuthin ", sondern
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis indo, e ele ataca bem e saudável, mas o ponteiro das horas não vai fazer nuthin ", mas ponto em seis.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis menossa, ja se iskee hyvin ja sydämellinen, mutta tunti-kättä ei tee Nuthin' vaan kohta kuusi.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta."Tis merge, şi-l loveşte bine şi inimoşi, dar ora-hand nu va face nuthin", dar punct situat la şase.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis pergi, dan pemogokan baik dan hangat, tetapi jam-tangan tidak akan melakukan nuthin' tapi titik di enam.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta."Της πηγαίνει, και απεργίες καλά και εγκάρδια?, Αλλά την ώρα-χέρι δεν θα κάνει nuthin", αλλά σημείο έξι.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Це буде, і вона вражає також і ситні, але годину-рука не буде робити Nuthin ", але крапку в шість.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Это будет, и она поражает также и сытные, но час-рука не будет делать Nuthin ", но точку в шесть.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'تيس مستمرة ، وأنه يضرب جيدا والقلبية ، ولكن في ساعة اليد لن تفعل nuthin' ولكن
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Estão a ver estas zonas tipo leque através do céu.
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?우주가 부채 모양으로 비춰져 있는것이 보이시나요?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Látják a legyező-szerű letapogatást az égen keresztül?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Sehen Sie diese fächerförmigen Aufnahmen des Himmels?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Si ven los barridos en forma de abanico hechos a lo largo del cielo?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Vedete come le immagini sono disposte a ventaglio nel cielo?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Vedeţi scanările ca un evantai pe cer?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Vous voyez les tracés en forme d'éventail à travers le ciel ?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Widzicie te skany w kształcie wachlarzy?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Zien jullie de waaierachtige scans die door de ruimte gemaakt zijn?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Βλέπετε το κομμάτι σαν έλικα του ουρανού;
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Бачите подібні до віяла огляди уздовж неба?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Виждате ли ветрилообразните изследвания, направени през небето
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?Вы видите, похожие на веер снимки неба?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?האם אתם רואים את הסריקות דמויות המניפה בשמים?
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?هل ترون شبيه المروحه المنطبع عبر السماء؟
Gökyüzü boyunca yelpazeye benzer taramayı görüyor musunuz?ひとつひとつの点が銀河を現しています
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.A proto nemůžeme vidět dolů ma povrch Titanu. našima očima ve viditelném spektru.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Daarom kunnen we de oppervlakte niet zien met onze ogen in de zichtbare zone van het spectrum.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Dan itulah mengapa Anda tidak dapat melihat permukaannya dengan mata kita dengan menggunakan spektrum tampak.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Den har en tjock atmosfär.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Deshalb können wir im sichtbaren Bereich des Lichts mit unseren Augen die Oberfläche nicht sehen.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Din acest motiv nu putem vedea suprafața cu ochiul liber în spectrul vizibil.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Dlatego też nie można zobaczyć jego powierzchni na własne oczy.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.É por causa disso que não conseguimos ver a superfície com os nossos olhos na região visível do espectro.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Et c'est pour cela qu'on ne peut pas voir la surface avec nos yeux, dans la région visible du spectre.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Ezért nem látunk a felszínre a saját szemünkkel a spektrum látható fénytartományában.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.In to je vzrok, zakaj površja ne morete videti s prostimi očmi v vidnem delu spektra.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.이 때문에 우리가 눈에 보이는 빛의 영역만으로는 직접 행성의 표면을 관찰할 수 없습니다.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Per questo non si può vederne la superficie a occhio nudo nella parte visibile dello spettro.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.To je dôvod, prečo nemôžete vidieť jeho povrch vlastnými očami vo viditeľnej časti spektra.
Görünür yelpazede olduğu halde net görememenizin nedeni bu.Και γι' αυτό δεν μπορούμε να δούμε μέχρι το έδαφος με τα μάτια μας στην ορατή περιοχή του φάσματος.