1994 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Rus askerlerinin Estonya'dan çekilmesini onayladı.1994 – Ruský prezident Boris Jelcin souhlasil se stažením ruských jednotek z Estonska.
Bölgenin başkenti, 1967 yılından bu yana Yellowknife'tır.Jeho hlavním městem (už sedmým v pořadí) je od roku 1967 Yellowknife.
Yellowknife, Kanada'nın bölgelerinden Kuzeybatı Toprakları'nın başkentidir.Yellowknife je hlavní město kanadských Severozápadních teritorií.
1872 - Dünyanın ilk ulusal parkı olan Yellowstone Ulusal Parkı açıldı.V roce 1872 byl založen Yellowstonský národní park jako první skutečný národní park světa.
En hızlı yelken seyiridir.Nejsnáze pozorovatelné jsou mořské slapy.
Venedik donanmasının yelkenli gemileri ise hareketsiz kaldı.Benátské loďstvo muselo jen nečině přihlížet.
Aslan yelesi denizanaları, sıcak sularda yaşayamamaktadır.Tito ptáci mohou pít mořskou vodu bez problémů.)
Taker'a dokunmaya yeltenince, yumruk yağmuruna tutuluverdi bir anda.Když se Váju přihnal, okamžitě zaútočil na Sugrívu.
İdamı, Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin tarafından açıklandı.Hry zahájil prezident Ruska Boris Jelcin.
Son yıllarda da yazılım ürünleri yelpazesine Dijital Haklar Yönetimi konusunda ürünler de katıldı.To je ostatně důvod, proč v minulých letech byla Balvany obdarována elektronická media veřejné služby“.
Ülkesine dönmek için uzun yolu seçerek bir yelkenliyle Büyük Okyanus'a açıldı, Tahiti'de birkaç ay geçirdi.Doprovázela svého manžela na několika cestách do jižních moří, na Havaj se přitom také alespoň jednou vrátila.
Gümüş (Ak) yeleli atını her gün doğudan batıya sürer.Středem vsi protéká od východu na západ Ještětický potok.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Jejich oblíbená podoba je kůň.
Bunlar arasında ördekler (saqul'aq), martı (qatayaq), yelkovan (tuungat) ve karabatak (agasuuq) sayılabilir.Kromě nich je schopná ulovit i malé hlodavce, ještěrky, ptáky a scinky (např. scinka uťatého).
Bu isyanı tesvik edip idare edenler Nizam-ı Cedit reformlarını kaldırmaya yeltendiler.Tomu se carové snažili bránit reformami "shora".
Ortadaki büyük gemi yelkenlerini toplamaya başlamıştır.Za jeho panování se první lodě Númenorejců doplavily do Středozemě.
Yelken alanı 4.7 m² olan Laser 4.7, optimist sınıfından sonra başlangıç için laserın en uygun sınıfıdır.Laser 4.7 je one-designe loď třídy Laser. Všechny lodě Laser jsou stavěny se stejnými vlastnostmi.
Tarih öncesi çağlardan, 21. yüzyıla kadar uzanan, oldukça geniş bir koleksiyon yelpazesi vardır.Pohřebačka má dlouhou historii sahající téměř až do 13. století.
O günden bu yana olimpiyatlarda yer alan bir yelkenli tekne modelidir.Pro nasazení na olympijských hrách plavidlo bylo modernizováno.
Sonraları gruba DJ Yella ve Arabian Prince eklendi.Později se přidali DJ Yella a MC Ren, a Arabian Prince ze skupiny odešel.
Pytheas'a göre Thule, İngiltere'ye 6 günlük yelken mesafesinde bir adaydı.O ní tvrdí: Thúlé je vzdálena šest dní plavby od Británie.
Yelken yarışları ve uluslararası müsabakalar Uluslararası Yelken Federasyonu tarafından düzenlenmektedir.Oficiální soutěžní pravidla pro lodní modely upravuje mezinárodní organizace NAVIGA.
Flok, yelkenli teknenin rüzgar üstüne doğru seyrini kolaylaştırır.Tito lidé mu pomohou udržet na ztroskotaném měsíčním plavidle optimistickou náladu.
Bu sebeplerden, bu cins büyük sistemli yel değirmenleri Hollanda ve ABD gibi ülkelerde kullanılmaktadır.Psi z této chovatelské stanice jsou základy chovu i v jiných státech, například Holandsku nebo USA.
Kulübün yedi adet yelkenlisi mevcuttu.Příběhy sedmi moří.
Wonder where the yellow went reklamın sloganıydı.Ústředním symbolem nově vzniklého loga byl profil olympionika.
Şimdi yerinde yeller esiyor.Místo sebe tam pošle Cameronovou.
Değirmenin 1909 yılında üzerinde bulunan yelkenleri 1949 yılında artık bulunmuyordu.Živou rostlinu však nikdo od roku 1909 neviděl.
Buradaki kasların hareketiyle yelpaze gibi açılabilir, aşağı ve yukarı hareket edebilir.Dolní čelist je k lebce připojena válcovitým kloubem, takže se může pohybovat jen nahoru a dolů.
Çeşitleri geniş bir yelpaze oluşturur.Jsou tvořeny v široké škále velikostí.
Batıya, Ölümsüz Diyarlara doğru yelken açtı.Odtud vádí směřuje k západu hlubokým zalesněným údolím.
Değirmenin dört yelkeni bulunuyordu.Měly čtyři lodní šrouby.
Çorum ilinde çeşitlenmiş tarım yapısı olup ürün yelpazesi geniş üretim miktarları fazladır.I přes rozvinutou dílenskou výrobu a dělbu práce patřily žernovy mezi poměrně cenné výrobky.
İzlanda'dan sürülünce Grönland' a yelken açmış ve oraya yerleşmişti.După ce a fost alungat din Islanda, a navigat spre Groenlanda unde s-a și stabilit.
Anton Yelchin, Kyle Reese rolünde: John Connor'a hayran olan genç bir asker.Anton Yelchin este Kyle Reese: Um soldat admirator al lui John Connor.
Bu gemiler de Faleron'a yelken açmıştır.Apele s-au năpustit asupra firavei ambarcațiuni, scufundând-o.
Parlamentodaki liderler hala Yeltsin ile bir uzlaşmanın ihtimaller arasında olduğunu düşünüyorlardı.Liderii parlamentului încă mai sperau că pot găsi un comppromis cu Eltin.
Yellowknife, Kanada'nın bölgelerinden Kuzeybatı Toprakları'nın başkentidir.Yellowknife este un oraș din nord-vestul Canadei, capitala teritoriului Teritoriile de Nordvest.
Hasbulatov ise Kremlin’in alınarak Yeltsin’in hapsedilmesini istedi.Hazbulatov a cerut mulțimii să ia cu asalt Kremlinul.
Roma Filosu gece ay ışığı altında Lilybaem'dan kuzeye yelken açtı.Flota a plecat la nord de Lilybaeum într-o noapte fără lună.
Başlangıçta anlaşma büyük siyasi yelpazeyi değiştirmek için pek bir şey yapmadı.La începtu, tratatul unional nu a modificat în mod semnificati spectrul politic.
Sovyet birlikleri bir günde 30 km. ilerlediler ve Yelnya’nın dış mahallelerine ulaştılar.Într-o singură zi, tancurile au înaintat 30 km și au ajuns în suburbiile orașului Elnia.
Özel aleti, koca bir yelpazedir.Navigația în sine este un domeniu amplu.
Valio'nun ürün yelpazesi şu anda yaklaşık 1.000 üründen oluşmaktadır.Investițiile în eoliene au creat până acum 1000 de locuri de muncă.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.La îndemnul său, căpitanul este de acord să navigheze mai la sud spre regiunile antarctice neexplorate.
“Yüz yelpazesi” davranışı hem saldırganlık hem de kur gösterisidir.200 Lighttubes Match este un meci foarte violent și spectaculos.
Tarih öncesi çağlardan, 21. yüzyıla kadar uzanan, oldukça geniş bir koleksiyon yelpazesi vardır.În interior se păstrează o pictură parietală de bună calitate, din secolul 19.
Fransa'da bulunan yel değirmenlerinin listesidir.Aceasta este lista arondismentelor din Franța.
CHP siyasi yelpazenin neresinde duracaktı?Ce s-a întâmplat înainte de Big Bang?
Yelken Karşılaşmalarındaki Resmî SonuçlarImagini istorice de pe vapor
Yeliz Şar, 2012 yılında yaz sezonunda başlayan TV dizisi İşler Güçler'de oynadı.Conferințele de Vară de la Telciu/Telciu Summer Conferences Au debutat în iulie 2012.
Yeleli kurt sürü avcısı değildir.Hiena pătată este un vânător prost.
Ürün yelpazelerinde kıyafet, ev eşyaları ve mobilya bulunur.El cumpără tot felul de produse, de la haine la mobilă și produse alimentare.
Zamanla, şirket ürün yelpazesini genişletmeye başladı.În anul 1964, compania și-a extins gama de produse din carne.
En hızlı yelken seyiridir.Este cel mai puternic curent maritim din lume.
Yel girmesi kavramı bu anlayışın en belirgin göstergesidir.Origins este fără îndoială cea mai bună repetiție a acestei formule.
Sol kanatta, Sovyet piyade tümenlerinin ileri harekâtı, Yelnya’ın güneybatısındaki ormanlık arazide yavaşladı.Pe flancul stâng, diviziile de infanterie sovietice luptau din greu în pădurile de la sud-vest de Elnia.
Krestovsky, Yelagin ve Kamenny adaları ise park alanlarıdır.Insulele Petrogradskaia, Krestovski, Elaghin și Kamenni formează Districtul administrativ Petrogradski.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Cea mai simplă cale de evitare a problemei este supraîncălzirea aburului.
Kullanılan yelkenler Yeldeğirmeni yelkeninin bir benzeridir.Traversarea vaselor noastre este o asemenea operație.