Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:La onzième année, le septième jour du premier mois, la parole de l`Éternel me fut adressée, en ces mots:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ mười một, ngày mồng bảy tháng giêng, có lời Ðức Giê-hô-va phán cùng ta rằng:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ mười_một , ngày mồng bảy tháng_giêng , có lời Ðức_Giê - hô-va phán cùng ta rằng :
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Opět bylo jedenáctého léta, prvního měsíce, sedmého dne, že se stalo slovo Hospodinovo ke mně, řkoucí:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Pada tanggal tujuh bulan satu dalam tahun kesebelas masa pembuangan kami, TUHAN berkata kepadaku
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Yhdentenätoista vuotena, ensimmäisessä kuussa, kuukauden seitsemäntenä päivänä tuli minulle tämä Herran sana:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Και εν τω ενδεκατω ετει, τω πρωτω μηνι, τη εβδομη του μηνος, εγεινε λογος Κυριου προς εμε λεγων,
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:А в единадесетата година, в първия месец, на седмия ден от месеца, Господното слово дойде към мене и рече:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:В одиннадцатом году, в первом месяце, в седьмой день месяца, было ко мне слово Господне:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:ויהי באחת עשרה שנה בראשון בשבעה לחדש היה דבר יהוה אלי לאמר׃
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:وكان في السنة الحادية عشرة في الشهر الاول في السابع من الشهر ان كلام الرب صار اليّ قائلا
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:十 一 年 正 月 初 七 日 、 耶 和 華 的 話 臨 到 我 說
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:十一 年 正月 初 七 日 、 耶和華 的 話臨 到 我說
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Aconteció en el primer día del mes primero del año 27 que vino a mí la palabra de Jehovah, diciendo
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:És lõn a huszonhetedik esztendõben, az elsõ hónapban, a hónap elsején, lõn az Úr beszéde hozzám, mondván:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det syv og tyvende År på den første Dag i den første Måned kom HERRENs Ord til mig således:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:În al douăzeci şi şaptelea an, în ziua întîi a lunii întîi, Cuvîntul Domnului mi -a vorbit astfel:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:In zgodilo se je v sedemindvajsetem letu, prvi dan prvega meseca, da mi pride beseda GOSPODOVA, govoreč:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:I tjugusjunde året, på första dagen i första månaden, kom HERRENS ord till mig; han sade:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:제 이십 칠년 정월 초 일일에 여호와의 말씀이 내게 임하여 가라사대
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:La vingt-septième année, le premier jour du premier mois, la parole de l`Éternel me fut adressée, en ces mots:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ hai mươi bảy, ngày mồng một tháng giêng, có lời Ðức Giê-hô-va phán cùng ta rằng:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ hai_mươi_bảy , ngày mồng một tháng_giêng , có lời Ðức_Giê - hô-va phán cùng ta rằng :
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Ora, il primo giorno del primo mese dell'anno ventisettesimo, mi fu rivolta questa parola del Signore
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Pada tanggal satu bulan satu dalam tahun kedua puluh tujuh masa pembuangan kami, TUHAN berkata kepadaku
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Potom bylo dvadcátého sedmého léta, prvního měsíce, prvního dne, že se stalo slovo Hospodinovo ke mně, řkoucí:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Και εν τω εικοστω εβδομω ετει, τω πρωτω μηνι, τη πρωτη του μηνος, εγεινε λογος Κυριου προς εμε, λεγων,
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:В двадцать седьмом году, в первом месяце , в первый день месяца, было ко мне слово Господне:
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:ויהי בעשרים ושבע שנה בראשון באחד לחדש היה דבר יהוה אלי לאמר׃
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:وكان في السنة السابعة والعشرين في الشهر الاول في اول الشهر ان كلام الرب كان اليّ قائلا
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:二 十 七 年 正 月 初 一 日 、 耶 和 華 的 話 臨 到 我 說
Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:二十七 年 正月 初 一 日 、 耶和華 的 話臨 到 我說
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Als u vraagt: 'Maar wat moeten wij in dat zevende jaar eten, als we niet mogen zaaien en oogsten?'
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Če pa porečete: Kaj bomo jedli sedmo leto? glej, ne bomo sejali, ne spravljali pridelkov svojih!
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Dacă veţi zice: ,Ce vom mînca în anul al şaptelea, fiindcă nu vom sămăna şi nu vom strînge rodurile?`
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Ha pedig azt mondjátok: Mit eszünk a hetedik esztendõben, ha nem vetünk, és termésünket be nem takarítjuk?
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,혹 너희 말이 우리가 만일 제 칠 년에 심지도 못하고 그 산물을 거두지도 못하면 무엇을 먹으리요 하겠으나
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Men når I siger: "Hvad skal vi da spise i det syvende År, når vi hverken sår eller indsamler vor Afgrøde?"
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Och om I frågen: »Vad skola vi äta under det sjunde året, om vi icke få så och icke få inbärga vår gröda?»,
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Og om I sier: Hvad skal vi ete i det syvende år, når vi ikke sår og ikke samler inn vår grøde? -
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Pakli díte: Co budeme jísti léta sedmého, jestliže nebudeme síti, ani shromažďovati užitků svých?
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Se disserdes: Que comeremos no sétimo ano, visto que não haveremos de semear, nem fazer a nossa colheita?
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Se dite: Che mangeremo il settimo anno, se non semineremo e non raccoglieremo i nostri prodotti?
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Vì các ngươi nói rằng: Nếu chúng tôi chẳng gieo, chẳng gặt mùa màng, thì trong năm thứ bảy sẽ lấy chi mà ăn?
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Εαν δε ειπητε, Τι θελομεν φαγει το εβδομον ετος, αν ημεις δεν σπειρωμεν μητε συναξωμεν τα γεννηματα ημων;
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,Если скажете: что же нам есть в седьмой год, когда мы не будем ни сеять, ни собирать произведений наших?
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,И ако речете: Какво ще ядем в седмата година, като не посеем, нито съберем плодовете си?
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,וכי תאמרו מה נאכל בשנה השביעת הן לא נזרע ולא נאסף את תבואתנו׃
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,واذا قلتم ماذا ناكل في السنة السابعة ان لم نزرع ولم نجمع غلتنا.
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,你 們 若 說 、 這 第 七 年 我 們 不 耕 種 、 也 不 收 藏 土 產 、 喫 甚 麼 呢
Toprağımızı ekmez, ürünümüzü toplamazsak, yedinci yıl ne yiyeceğiz? diye sorarsanız,你 們若說 、 這 第七 年 我 們 不 耕種 、 也 不 收藏 土產 、 喫甚麼呢
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.Και έβδομη, και όγδοη.
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.И седма, и осма.
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.И седьмую и восьмую.
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.І сьому та восьму.
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.... ושביעי ושמיני.
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.و سابعة و ثامنة.
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.65歳の車いすの人間にはまったく見えませんでした
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.A sedmou a osmou.
Ve bir yedinci ve bir sekizinci.Dan ketujuh dan yang kedelapan.