Şimdi yediyi kendisiyle 6 kere çarpıyoruz, ve bu da yedinin altıncı kuvvetine eşittir.Тепер ми множимо 7 на себе 6 разів, тож це дорівнює 7 у шостій степені.
Şimdi yediyi kendisiyle 6 kere çarpıyoruz, ve bu da yedinin altıncı kuvvetine eşittir.حسناً، الآن سنضرب 7 بنفسها ست مرات وهذا سيساوي 7^6
Şimdi yediyi kendisiyle 6 kere çarpıyoruz, ve bu da yedinin altıncı kuvvetine eşittir.だから、7^6と等しくなります。 一般的には、同じ基数で、乗数を掛ける場合は
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miApakah kalian pernah makan sop yang dimasak dengan air mata?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miAvez-vous déjà mangé de la soupe cuisinée avec des larmes ?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miCác người có bao giớ ăn cháo bột nấu với nước mắt không?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miCzy wy kiedykolwiek przełknęliście zupę która została wcześniej ugotowana dzięki morzu łez?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miEttetek ti valaha olyan tésztalevest, amit könnyel főztek?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miHabt ihr Typen jemals Teigsuppe gegessen, die mit Tränen gekocht war?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miHar ni någonsin ätit deg soppa som kokats med tårar?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miHeb je ooit soep gegeten die gemaakt is met tranen?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miJedli ste chlapci cestovinovú polievku, ktorú varili zo slzami v očiach?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miJedly jste vůbec někdy těstovinovou polévku, která je dělaná ze slz?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz mi니들이 눈물로 끓인 수제빌 먹어봤어?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miOletteko koskaan syöneet kyyneleistä valmistettua myky-soppaa?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miSte kdaj jedli juho, ki je bila skuhana iz solz?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miVoi ati mancat vreodata supa gatita cu lacrimi?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miΈχετε φάει ποτέ σας φαγητό φτιαγμένο με δάκρυα?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miВы когда-нибудь ели лапшу, сваренную сквозь слезы на глазах?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miהאם אי פעם אכלתם מרק מדמעות בושל כמו שצריך?
Siz hiç gözyaşlarıyla pişirilmiş hamur çorbası yediniz miهل جربتهم اكل حساء العجين، الذي طبخ بالدموع؟
SK: İki tane beşinci sınıf ve iki tane de yedinci sınıf.Duas turmas do 5.º ano e duas do 7.º ano.
SK: İki tane beşinci sınıf ve iki tane de yedinci sınıf.Dwie klasy piąte i dwie siódme.
SK: İki tane beşinci sınıf ve iki tane de yedinci sınıf.ב.ג: אז זה נמצא עכשיו ברמה של חשבון כיתה ה'?
SK: İki tane beşinci sınıf ve iki tane de yedinci sınıf.سلمان: على فصلين خامس وفصلين سابع
SK: İki tane beşinci sınıf ve iki tane de yedinci sınıf.地区というレベルでやっています
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.Bo obrócę się do was, a rozkrzewię was, i rozmnożę was, i utwierdzę przymierze moje z wami.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.de bazuinen luid en lang over het land laten schallen.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.In daj glasno trobentati deseti dan sedmega meseca; na dan sprave naj se razlega trobenta po vsej deželi vaši.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.칠 월 십 일은 속죄일이니 너는 나팔 소리를 내되 전국에서 나팔을 크게 불지며
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.rồi đến ngày mồng mười tháng bảy , tức_là ngày chuộc tội , các ngươi phải thổi kèn vang trong khắp xứ .
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.rồi đến ngày mồng mười tháng bảy, tức là ngày chuộc tội, các ngươi phải thổi kèn vang trong khắp xứ.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.והעברת שופר תרועה בחדש השבעי בעשור לחדש ביום הכפרים תעבירו שופר בכל ארצכם׃
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.ثم تعبر بوق الهتاف في الشهر السابع في عاشر الشهر في يوم الكفّارة تعبّرون البوق في جميع ارضكم.
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.當 年 七 月 初 十 日 、 你 要 大 發 角 聲 、 這 日 就 是 贖 罪 日 、 要 在 遍 地 發 出 角 聲
Sonra, yedinci ayın onuncu günü, yani günahları bağışlatma günü, bütün ülkede yüksek sesle boru çalınacak.當年 七月 初 十日 、 你 要 大發 角聲 、 這日 就 是 贖罪日 、 要 在 遍地 發出 角聲
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.이걸 보세요. 제가 하려는건 일곱 번째 곤봉을 제 발위에 올리는 겁니다.½
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Aufgepasst: Ich werde die siebte auf meinen Fuß schieben...
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.DH: すごい技だ バリー!
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Fiți atenți. O voi lua pe a șaptea pe piciorul meu.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Guardate, faccio scivolare il settimo birillo sul mio piede.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Kijk, wat ik ga doen is de zevende op mijn voet schuiven.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Miren esto, voy a deslizar la séptima a mi pie.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Patrz, teraz podbiję pałkę stopą.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Regardez, je vais faire glisser la septième sur mon pied.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Гледай това, това което ще направя е да плъзна седмото по крака ми.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.Смотрите: я собираюсь передвинуть плавно "седьмую" на ногу.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.תסתכל על זה. מה שאני הולך לעשות זה להחליק את השביעית על הרגל שלי.
Şuna bak, şimdi yapacağım şey yedinciyi ayağımın üstüne koymak.انظر الى هذا .. سوف اقوم بزلقها الى قدمي
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Aconteció en el séptimo día del mes primero del año 11, que vino a mí la palabra de Jehovah, diciendo
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:Al settimo giorno del primo mese dell'undecimo anno, mi fu rivolta questa parola del Signore
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:És lõn a tizenegyedik esztendõben, az elsõ hónapban, a hónap hetedikén, lõn az Úr beszéde hozzám, mondván:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:E sucedeu no ano undécimo, no mês primeiro, aos sete do mês, que veio a mim a palavra do Senhor, dizendo:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det ellevte år, i den første måned, på den syvende dag i måneden, kom Herrens ord til mig, og det lød så:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det ellevte År på den syvende Dag i den første Måned kom HERRENs Ord til mig således:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:I elfte året, på sjunde dagen i första månaden, kom HERRENS ord till mig; han sade:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:În anul al unsprezecelea, în ziua a şaptea a lunii întîi, Cuvîntul Domnului mi -a vorbit astfel:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:In zgodilo se je v enajstem letu, sedmi dan prvega meseca, da mi pride beseda GOSPODOVA, govoreč:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:I stało się jedenastego roku, pierwszego miesiąca, siódmego dnia stało się słowo Pańskie do mnie, mówiąc:
Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın yedinci günü RAB bana şöyle seslendi:제 십일년 정월 칠일에 여호와의 말씀이 내게 임하여 가라사대