Ana içeriğe geç
Sözlük

yedim ile cümle

yedim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Jeg er skør. Jeg er blevet hende den skøre fejldamen.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."내가 정신이 나갔구나.. 나는 틀리는것에 미친 여인이 됐구나.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Mi sono bevuta il cervello. Sono diventata la folle signora dell'errore.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Olen menetetty tapaus. Hullu vääryyden etsijä.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Perdí la razón. Me he vuelto la señora loca de la equivocación
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Saya kehilangan hal ini." Saya telah menjadi wanita gila yang berbuat banyak kesalahan.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Straciłam to. Stałam się jedną wielką "pomyłką".
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Tak jsem se zcvokla". Stala se ze mě zcvoklá omylnostní dáma.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Tôi bị điên rồi. Tôi đã trở thành người đàn bà điên cuồng về sai lầm.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Τρελάθηκα.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Побърках се. Аз станах лудата дама с грешките.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Я звар'ювала. Я стала божевільною леді неправості
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Я сошла с ума. Я стала сумасшедшей Леди Неправильности.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."חסר לי בורג. הפכתי לגברת הטעויות המשוגעת.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım.يبدو اني فقدت عقلي .. لقد غدوت متصيدة الاخطاء
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım.正気じゃないおばさんだ 常にそう感じていました
Kafeteryalarda cok guzel yemekler yedigim oldu. Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.He probado platillos deliciosos en las cafeterías como he probado otros que me han revuelto el estómago.
Kasım 2011, Ayahuasca Ana tarafından sağlam bir tekme yedim. Zorlu bir sınamaya sokuldum.A fost o mare încercare.
Kasım 2011, Ayahuasca Ana tarafından sağlam bir tekme yedim.באוקטובר 2011, קיבלתי בעיטות שלא יאומנו מאמא איאווסקה
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.Ik nam het boek aan van de engel en at het op. Het was inderdaad zoet als honing, maar lag zwaar op mijn maag.
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.내가 천사의 손에서 작은책을 갖다 먹어버리니 내 입에는 꿀 같이 다나 먹은 후에 내 배에서는 쓰게 되더라
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.ואקח את הספר מיד המלאך ואכלהו ויהי בפי כדבש למתוק ואחרי אכלי אתו וימלא בטני מרורים׃
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.فأخذت السفر الصغير من يد الملاك واكلته فكان في فمي حلوا كالعسل وبعد ما اكلته صار جوفي مرّا.
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.我 從 天 使 手 中 把 小 書 卷 接 過 來 、 喫 盡 了 . 在 我 口 中 果 然 甜 如 蜜 . 喫 了 以 後 、 肚 子 覺 得 發 苦 了
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.我 從 天使 手中 把 小 書卷 接過來 、 喫盡 了 . 在 我 口中 果然 甜如蜜 . 喫 了 以後 、 肚子 覺 得 發苦了
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.그와 점심을 같이 했습니다.
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.בכלא ברמת סיכון גבוהה באיטליה.
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.في سجن شديد الحراسة في إيطاليا .
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.食事をしながら
Onları çiğ çiğ yedim otel odalarında, yedim onları pirinç serperek♫ 산 채로 잡아먹었다네 ♫ ♫ 나들이 옷을 차려입은 그 아이들을 ♫ ♫ 먹어버렸다네 ♫
Onları çiğ çiğ yedim otel odalarında, yedim onları pirinç serperekЯдях ги сурови в празничните им костюми, ядях ги, сготвени с къри и ориз.
Onları çiğ çiğ yedim otel odalarında, yedim onları pirinç serperekנאים אכלתים בבגדי השבת עם אורז
Onları çiğ çiğ yedim otel odalarında, yedim onları pirinç serperek♫ لقد أكلتهم نيئين ♫ ♫ بملابس عطلتهم، ♫ ♫ التهمتهم ♫
Onları çiğ çiğ yedim otel odalarında, yedim onları pirinç serperek男の子たちを 私は生で食べたのだった カレーにして ご飯と一緒に食べてしまった
Sadece... Tabađýmda bir sürü var zaten... Týka basa yedim...Es ist einfach.... ich habe einfach viel zu tun... ich habe zuviel um die Ohren...
Sadece... Tabađýmda bir sürü var zaten... Týka basa yedim...Es sólo que... tengo un montón de trabajo... absolutamente desbordado...
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Am mâncat melci, vulturi, iepuri, şerpi, orice era în viaţă.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Comi caracóis, abutres, coelhos, cobras e tudo que tivesse vida.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim. Her şeyi yemeye hazırdım.Comí caracoles, conejos, buitres, serpientes y todo lo que vivía estaba dispuesto a comer.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim. Her şeyi yemeye hazırdım.Ik at slakken, gieren, konijnen, slangen en alles wat leven had. dat at ik.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Ho mangiato lumache, avvoltoi, conigli, serpenti, e tutto ciò che avesse vita.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Ich aß Schnecken, Geier, Hasen, Schlangen, und alles was Leben in sich trug.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Jadłem ślimaki, sępy, króliki, węże, i wszystko co się ruszało.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.J'ai mangé escargots, vautours, lapins, et serpents. Tout ce qui bougeait, j'étais prêt à le manger.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.난 달팽이, 독수리, 토끼, 뱀, 뭐든지 살아 있는 것이라면 먹었다
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Tôi đã ăn ốc sên, kền kền, thỏ, rắn, và bất cứ thứ gì có thể.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Utáltam az északi embereket. De valamiért, nem tudom, hogy miért, a zenéjüket nem utáltam.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Ядях охлюви, лешояди, зайци, змии и всичко живо.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Я ел улиток, стервятников, кроликов, змей — всё, в чём текла жизнь.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.אכלתי חלזונות, עופות טרף, ארנבות, נחשים וכל מה שרוח חיים באפו
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.أكلت الحلزون، النسور، الأرانب، الثعابين، وكل شئ حي.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.どんな生き物だって 食べる気だった
Sonra bir dilimini yedim.1袋 1個 1切れ どれが本当の「1」でしょう?
Sonra bir dilimini yedim.Entonces, me comí un trozo.
Sonra bir dilimini yedim.Et puis j'ai mangé un quartier.
Sonra bir dilimini yedim.그리고 한 조각을 먹었어요.
Sonra bir dilimini yedim.Ne mangiai una fetta.
Sonra bir dilimini yedim.Sau đó tôi ăn một lát.
Sonra bir dilimini yedim.Și apoi am mâncat o felie.
Sonra bir dilimini yedim.Zjadłem jeden plasterek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod