Bir önceki video ile bu video arasında akşam yemeği yedim.Между предния и този клип вечерях, така че може да съм забравил какво правих току-що
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.A primeira vez que o comi foi num restaurante no sul de Espanha.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Először egy étteremben ettem, Spanyolország déli részén.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Ich habe ihn zuerst in einem Restaurant in Südspanien gegessen.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Ik at hem voor het eerst in een restaurant in zuid-Spanje.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Întîi l-am mâncat la un restaurant în sudul Spaniei.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Jag åt den för första gången på en restaurang i södra Spanien.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.J'en ai d'abord mangé dans un restaurant dans le sud de l'Espagne.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.처음 맛을 본 건 스페인 남부에 있는 식당이었습니다.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Lần đầu tiên tôi ăn thử em là tại một nhà hàng ở phía nam Tân Ban Nha.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Lo comí por primera vez en un restaurante en el sur de España.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Lo mangiai per la prima volta in un ristorante nel sud della Spagna.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Pierwszy raz jadłem ją w restauracji w południowej Hiszpanii.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Poprvé jsem ji jedl v restauraci v jižním Španělsku.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Saya pertama kali makan ikan itu di restoran di Spanyol selatan.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Η πρώτη φορά που το έφαγα ήταν σε ένα εστιατόριο στη νότιο Ισπανία.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.За първи път я опитах в един ресторант в южна Испания.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.Я ел эту рыбу в ресторане на юге Испании.
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.לראשונה אכלתי אותו במסעדה בדרום ספרד
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.وقد تذوقتها أول مرة في مطعم ,, في جنوب إسبانيا
Bu balığı ilk kez güney İspanya'da bir restoranda yedim.南スペインのレストランだ ジャーナリストの友人が この魚の話ばかり
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Aşa am ajuns să iau prânzul cu Scientologii.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Así es como llegué a almorzar con cientólogos.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.A tak som skončil na obede so scientológmi.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.C'est comme ça que j'ai fini par déjeuner avec les scientologues.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.È così che ho finito per andare a pranzo con quelli di Scientology.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Foi assim que acabei por almoçar com um cientologista.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.그렇게해서 사이엔톨로지 추종자와 점심을 먹게 됐습니다.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Và đó là lý do tôi xuất hiện trong một buổi hẹn ăn trưa với các nhà Luận giáo.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Was mich dazu führte, mit den Scientologen zu Mittag zu essen.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Wylądowałem na lunchu ze scjentologami.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Zo kwam ik terecht bij de scientologen.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Και κάπως έτσι κατέληξα να βγω για μεσημεριανό με τους Σαϊεντολόγους.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Вот как я оказался за обедом с саентологами.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Ето как накрая обядвах със сиентолози.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.אז נפגשתי לארוחת צהריים עם הסיינטולוגים.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.وهكذا انتهى بي المطاف على مائدة الغداء مع واحد من علماء السنتيولوجيا.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.その人の名はブライアン -
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.En ese tiempo he comido y recomendado comer casi cualquier cosa.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Ezalatt az idő alatt magam is ettem és ajánlottam hogy egyenek mindent.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Gedurende die tijd heb ik vrijwel alles gegeten en erover geschreven.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Ich habe in dieser Zeit so gut wie alles probiert und empfohlen.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.In tot acest timp am mancat si am recomandat sa se manance cam orice.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.In tutto questo periodo ho mangiato, e raccomandato di mangiare, più o meno di tutto.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.제가 먹고, 먹는것에 관한 모든것들에 대해 추천하는 동안
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Pendant ces années j'ai mangé et recommandé de manger à peu près tout.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Počas tohto času som jedol a odporúčal jesť temer všetko.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Przez ten czas jadłem i zalecałem jeść chyba wszystko.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Sinä aikana olen syönyt ja suositellut syömään lähes kaikkea.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Trong khoảng thời gian đó tôi đã ăn và khuyên bảo mọi người đơn giản hãy ăn tất cả mọi thứ.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Za tu dobu jsem jedl a doporučoval jíst skoro všechno možné.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Σε αυτή την περίοδο έχω καταναλώσει και έχω προτείνει για διατροφή σχεδόν τα πάντα.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.Все это время я ел и рекомендовал есть практически все.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.През това време съм изял и препоръчал да се яде почти всичко, което се сетите.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.בזמן הזה אכלתי והמלצתי לאכול כמעט כל דבר.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.خلال هذه الفترة أكلت ونصحت بأكل أطعمة في كل شئ.
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.勧めたりしているのだよ 僕は動物性食品を食べる事をやめるつもりではない
Bu süre boyunca neredeyse her şeyi yedim ve yenilmesini tavsiye ettim.響嗰段時間,我食咗 又推薦咗差唔多所有嘢食
Dışarıdayken yedim.Am mancat deja.
Dışarıdayken yedim.Con đã ăn ngoài rồi ạ