Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.Chiar am mâncat şapte astfel de coşuleţi şi sunt foarte buni.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.Én hetet megettem ezekből a kosárkákból és nagyon finomak.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.Ich habe sieben von diesen Körben gegessen und sie sind sehr gut.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.Ik heb zeven van die mandjes gegeten. Ze zijn zeer lekker.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.In effetti ne ho mangiato sette cestini e sono veramente buoni.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.J'ai mangé sept de ces paniers et ils sont très bons.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi. (kahkahalar)Аз всъщност съм изял 7 от тези кошнички и те са наистина прекрасни (Смях)
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.실제로 저 바구니에 담긴 일곱 개 정도 먹어 봤는데 아주 좋더군요.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.Właściwie to zjadłem siedem takich koszyków i są one naprawdę dobre.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.Yo comí siete de esas canastas y son muy buenas.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.Я сам съел около 7-ми таких корзинок, и они оказались очень вкусными!
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.למעשה, אכלתי 7 מהסלסלות האלה והן מצוינות.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.لقد اكلت في الواقع سبعة من تلك السلال انها جيدة جدا.
Aslında o sepetlerden yedi tane yedim, gerçekten güzellerdi.(笑)
Babamın başını etini yedim ve sonundaJeg plagede min far indtil han endelig fandt scuba undervisning i Buffalo, New York,
Babamın başını etini yedim ve sonunda저는 아버지를 계속 졸라댔죠.
Babamın başını etini yedim ve sonundaVaivasin sillä isääni, kunnes hän lopulta löysi
Babamın başını etini yedim ve sonundaהצקתי לאבי עד שלבסוף הוא מצא
Babamın başını etini yedim ve sonundaفقد بقيت أُصر على والدي حتى وجد أخيراً
Babamın başını etini yedim ve sonundaニューヨーク州バッファローにある
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Am salvat o campanie aproape de faliment, dar dar se pare ca am fost dat imediat afara
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Con đã cứu cái công ty sắp phá sản này, nhưng có vẻ như con lại bị đá ra ngay sau đó.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ho salvato questa società quasi distrutta, ma sembra che mi abbiamo cacciato immediatamente fuori.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ich habe diese Firma davor bewahrt unterzugehen, aber es sieht so aus als würde ich gefeuert werden.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ik heb deze bijna ingestorte bedrijf gered, maar het lijkt erop dat ik er onmiddellijk uit word geschopt.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Jag räddade den här nära kollapsade företaget, men det ser ut som att jag på en gång blen ut kickad.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.J'ai sauvé cette entreprise presque dégringolante, mais il semble que je viens d'être jeté dehors.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ocaliłem prawie upadłą firmę, a wygląda na to, że w zamian jestem wyrzucany.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Rešil sem to propadajoče podjetje, pa se mi zdi, da me že mečete ven.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Saya telah menyelamatkan perusahaan yang hampir bangkrut, tapi sepertinya saya sudah dipecat.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Έχω σώσει την σχεδόν κατεστραμμένη εταιρία, αλλά φαίνεται ότι με έχουν διώξει με τις κλωτσιές.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Я спас эту компанию, и, похоже, меня из нее сразу же вышвырнули.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim..אני הצלתי את החברה מהתמוטטות, אבל נראה לי שכבר נבעטתי החוצה
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.لقد أنقذتُ الشركة من إنهيار وشيك , لكن يبدو أنني طردت فوراً
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.そうよ! この際 新しいゲームを発売したら すぐにスンジョを送りましょう!医学部へ
Ben de böyle... ...belkilerle, keţkelerle kendimi yedim bitirdim iţte.Γιατί; Δεν μου αρέσει αυτό το μέρος, αντίο.
Ben de böyle... ...belkilerle, keţkelerle kendimi yedim bitirdim iţte.Защо? Не ми харесва това място.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Ale měl jsem tam i jídla, z kterých jsem se málem udávil.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Am avut și mese care m-au făcut s-o iau la vale.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.A volte ho mangiato delle cose che mi hanno dato nausea.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.És ettem olyat is, ami után legszívesebben kihánytam volna az egészet.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Il y a aussi certains repas qui m'ont tués.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Imel sem pa tudi obroke po katerih se mi je hrana dvigala.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Jag har också ätit måltider, som fått mig att må illa.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.또 헛구역질 나올 정도로 형편없는 식사를 해본 적도 있죠.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Lecz jadłem również posiłki, które przyprawiały mnie o mdłości.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Maar ik heb ook maaltijden gehad waar ik van over mijn nek ging.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Olen myös syönyt aterioita, jotka ovat saaneet minut kakomaan.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Saya juga pernah makan makanan yang membuat saya mual.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Também tive refeições que me deram náuseas.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Tôi cũng đã ăn những bữa khiến tôi muốn nôn ọe.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Und ich bekam schon Essen vorgesetzt, das zum Würgen war.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Έχω φάει και γεύματα που μου προκαλούν εμετό.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.А случались, что их еда не задерживалась долго в желудке.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.Ял съм и ястия, от които ми се е повдигало.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.היו גם כאלה שרציתי להקיא מהן.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.كما اني تناولت بعض الوجبات التي جعلتني ارغب في التقيؤ.
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.亦曾遇到一些難吃得令人噴飯的
Beni öğürtecek kadar kotu yemekler de yedim.聖書にある、思いやりや
Ben yedim.Ναι, έφαγα.