Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày_sau lễ Vượt qua , chánh này đó , dân_sự ăn thổ_sản của xứ , bánh không men , và hột rang .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Och dagen efter påskhögtiden åto de osyrat bröd och rostade ax av landets säd, just på den dagen.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Og dagen efter påsken åt de av landets grøde; usyret brød og ristet korn åt de den dag.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.og Dagen efter Påsken spiste de af Landets Afgrøde, usyrede Brød og ristet Korn;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Και τη επαυριον του πασχα εφαγον αζυμα απο του σιτου της γης, και σιτον πεφρυγμενον την αυτην εκεινην ημεραν.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.и на другой день Пасхи стали есть из произведений земли сей, опресноки и сушеные зерна в самыйтот день;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.И на сутринта на пасхата, в същия ден, ядоха безквасни хлябове от житото на земята и изпържено жито .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.ויאכלו מעבור הארץ ממחרת הפסח מצות וקלוי בעצם היום הזה׃
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.وأكلوا من غلة الارض في الغد بعد الفصح فطيرا وفريكا في نفس ذلك اليوم.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾 越 節 的 次 日 、 他 們 就 喫 了 那 地 的 出 產 . 正 當 那 日 喫 無 酵 餅 、 和 烘 的 穀
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾越節 的 次日 、 他們 就 喫 了 那 地 的 出產.正當那日 喫無 酵餅 、 和烘 的 穀
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .각 항에서 7을 따로 빼내어 곱해주게 되면
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .Usted sería factor fuera un 7 fuera de ese plazo, un factor 7 fuera de ese plazo.
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .Vous mettez en évidence un 7 à ce facteur et un autre 7 à celui-ci.
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .Vytknuli byste 7 z tohoto členu a také 7 z tohoto.
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .Ви виносите за дужк 7 з першого множника і з другого множника.
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .تستخرج الـ 7 من تلك العبارة، العامل المشترك 7 من تلك العبارة
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .まとめ、この7を取り出します。 これらを乗算したとき、49が得られます。
Çek'i hakladılar. Çek'i yediler.Co się dzieje?
Çek'i yediler.Eles comeram o tcheco.
Çek'i yediler.Изядоха Чеха.
Denemek zorundayız. Çek'e yaptıklarını gördün. Yüzünü yediler.Nie masz co liczyć na tych frajerów.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Andarono per la prima volta dal dentista, mangiarono i loro primi hamburger, ed ebbero i loro primi bambini.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Au mers pentru prima oară la dentist, au mâncat primul hamburger şi au avut primii copii.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.De träffade sin första tandläkare, de åt sin första hamburgare, de fick sina första barn.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Először mentek fogorvoshoz, először ettek hamburgert, és először voltak gyerekeik.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Foram pela primeira vez ao dentista, comeram o primeiro hambúrguer e tiveram os primeiros filhos.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Fueron al dentista por primera vez, comieron su primera hamburguesa y tuvieron a sus primeros hijos.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Họ đi gặp nha sĩ đầu tiền, họ ăn cái hamburger đầu tiên, và họ có đứa trẻ đầu tiên.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Ils ont vu leur premier dentiste, ils ont mangé leur premier hamburger, et ils ont eu leurs premiers enfants.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.그들은 치과에 처음으로 갔고, 처음으로 햄버거를 먹었으며, 첫 아이를 가졌습니다.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Prvýkrát navštívili zubára, prvýkrát jedli hamburger, a prvýkrát mali deti.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Sie sahen ihren ersten Zahnarzt, sie aßen ihren ersten Hamburger und sie hatten ihre ersten Kinder.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Šli poprvé k zubaři, dali si svůj první hamburger a počali své děti.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Ze bezochten voor het eerste een tandarts, ze aten hun eerste hamburger, en kregen hun eerste kinderen.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Πήγαν στον πρώτο τους οδοντίατρο, έφαγαν το πρώτο τους χάμπεργκερ, και έκαναν τα πρώτα τους παιδιά.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.За пръв път посетили зъболекар, изяли първия си хамбургер, и създали първите си деца.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.Первый раз пошли к стоматологу Попробовали свой первый гамбургер, и завели своих первых детей.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.הם ראו את רופא השניים הראשון שלהם, הם אכלו את ההמבורגר הראשון שלהם, ונולדו להם הילדים הראשונים שלהם.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.قابلوا طبيب الاسنان لاول مرة ورؤا الهمبرغر لأول مرة وأنجبوا الاطفال
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.初めてハンバーガーを食べ 初めて子供をもうけました 姉と僕は
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.40 Jaar lang aten de Israëlieten het manna, totdat zij in het land Kanaän aankwamen. (B)
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.Dân Y-sơ-ra-ên ăn ma - na trải bốn mươi năm , cho_đến khi vào bờ_cõi xứ Ca-na-an , là xứ có người_ta ở .
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.Dân Y-sơ-ra-ên ăn ma-na trải bốn mươi năm, cho đến khi vào bờ cõi xứ Ca-na-an, là xứ có người ta ở.
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.이스라엘 자손이 사람 사는 땅에 이르기까지 사십년 동안 만나를 먹되 곧 가나안 지경에 이르기까지 그들이 만나를 먹었더라
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.ובני ישראל אכלו את המן ארבעים שנה עד באם אל ארץ נושבת את המן אכלו עד באם אל קצה ארץ כנען׃
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.واكل بنو اسرائيل المنّ اربعين سنة حتى جاءوا الى ارض عامرة. اكلوا المنّ حتى جاءوا الى طرف ارض كنعان.
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.以 色 列 人 喫 嗎 哪 共 四 十 年 、 直 到 進 了 有 人 居 住 之 地 、 就 是 迦 南 的 境 界 。 〔 俄 梅 珥 乃 伊 法 十 分 之 一
İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.以色列人 喫嗎 哪 共 四十 年 、 直 到 進 了 有 人 居住 之 地 、 就是 迦南 的 境界 。 〔 俄 梅珥 乃伊法 十分之一
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.As mulheres levantavam as burcas e comiam o gelado.
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.De vrouwen lichtten hun boerka's op en aten het ijs.
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.그러면 여자들이 부르카를 들추고 아이스크림을 먹었습니다.
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.Οι γυναίκες σήκωσαν τις μπούρκες τους κι έφαγαν το παγωτό.
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.И женщины снимали паранджу и ели это мороженное.
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.ונשים הרימו את הבורקות שלהן ואכלו את הגלידה הזאת,
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.و ترفع النساء البرقع و ياكلن هذا الايس كريم،
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.女性にとって喜びが いかに得がたい貴重なものか
Sağlıklı olmak çok önemlidir! 3 tabak Bool Nak lapası yediler.Khỏe hơn bao giờ hết! họ đã ăn đến 3 tô cháo Bool Nak đấy
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.(105:28) Они прилепились к Ваалфегору и ели жертвы бездушным,
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.Cuando se adhirieron al Baal de Peor, comieron de los sacrificios de los muertos