Ana içeriğe geç
Sözlük

yediler ile cümle

yediler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Benim için sürpriz oldu, onlar eti çiğ yediler.To my surprise, they ate the meat raw.
Toplantıdan önce akşam yemeği yediler.Prior to the meeting, they had dinner.
Onlar daha sağlıklı gıdalar yediler.They ate healthier foods.
Bazı insanlar sıçanları yakaladılar ve onları yediler.Some people caught rats and ate them.
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.Hundreds of soldiers ate in silence around their campfires.
Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onları hemen yediler.I put some cookies on the table and the kids ate them right up.
Onlar Şükran Gününde hindi yediler.They ate turkey on Thanksgiving Day.
Tom ve Mary üç yüz yaşındaki bir restoranda yemek yediler.Tom and Mary ate at a three-hundred-year-old restaurant.
Tom ve Mary filmi izlerken patlamış mısır yediler.Tom and Mary ate popcorn while watching the movie.
Tom ve Mary, Chicken Kiev'de yemek yediler.Tom and Mary ate Chicken Kiev.
Onlar yemek yediler ve şarap içtiler.They ate and drank wine.
Konuklar yemek yediler mi?Have the guests eaten?
Kafayı yediler.They went crazy.
Dayak yediler.They were thrashed.
Onlar bütün pastayı yediler.They ate up all the cake.
Yoksul köylüler patates yediler.The poor peasants ate potatoes.
Onlar yediler ve şampanya içtiler.They ate and drank champagne.
Çocuklar tatlı için çikolatalı puding yediler.The children ate chocolate pudding for dessert.
Birlikte öğle yemeği yediler.They ate lunch together.
Tom ve Mary tek başlarına bütün pastayı yediler.Tom and Mary ate the whole cake by themselves.
Tom ve Mary, İkea restoranında öğle yemeği yediler.Tom and Mary had lunch at the Ikea restaurant.
Onlar zaten yemek yediler.They've already eaten.
Onlar alışveriş merkezine gittiler, orada yemek yediler ve bir film izlediler.They went to the mall, where they ate and watched a movie.
Sessizlik içinde yediler.They ate in silence.
Onlar iştahla yediler.They ate heartily.
Tırtıllar lahanayı yediler.The caterpillars ate the cabbage.
Yerliler onun kalbini yediler.The Indians ate his heart.
Tom ve Mary öğle yemeğini dışarıda yediler.Tom and Mary ate lunch outside.
Tom ve Mary aynı Meksika restoranında yemek yediler.Tom and Mary ate at the same Mexican restaurant.
Dışarıda yediler.They've gone out to eat.
Onlar yediler ve içtiler.They ate and they drank.
Onlar restoranda yemek yediler.They ate in the restaurant.
Onlar peynir ve kraker yediler.They ate cheese and crackers.
Tom ve Mary gravlax yediler.Tom and Mary ate gravlax.
Uçurumun üstünde salata yediler, ancak yürüyüş sırasında hastalandılar.They ate salad on the cliff, but got sick on the hike back.
Onlar balık yediler.They ate fish.
Tom ve Mary birlikte güzel bir akşam yemeği yediler.Tom and Mary had a nice dinner together.
Sami ve Leyla birlikte akşam yemeği yediler.Sami and Layla had dinner together.
Sami ve Leyla birlikte güzel bir akşam yemeği yediler.Sami and Layla had a nice dinner together.
Sami ve Leyla, Kahire'de öğle yemeği yediler.Sami and Layla had lunch in Cairo.
Onlar birlikte yemek yediler.They ate together.
Hem Tom hem de Mary bizimle öğle yemeği yediler.Both Tom and Mary ate lunch with us.
Tom ve Mary, pahalı bir restoranda bir akşam yemeği yediler.Tom and Mary ate dinner at an expensive restaurant.
Tom ve Mary birlikte akşam yemeği yediler.Tom and Mary had dinner together.
Tom ve Mary kafeteryada birlikte öğle yemeği yediler.Tom and Mary had lunch together in the cafeteria.
Tom ve Mary kafeteryada beraber öğle yemeği yediler.Tom and Mary had lunch together in the cafeteria.
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nde mum ışığında akşam yemeği yediler.Tom and Mary had a candlelit dinner together on Valentine's Day.
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nde mum ışığında romantik bir akşam yemeği yediler.Tom and Mary had a romantic candlelit dinner on Valentine's Day.
Tom ve Mary zaten akşam yemeğini yediler.Tom and Mary have already eaten dinner.
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.They seized the food and retreated back along the path.
Yedilere çok gıcık kaptıran bir kızdır.俺の彼女と幼なじみが修羅場すぎる 7 .
Erzak artık bitmişti; atlarını, develerini birer birer vurup yediler.As was their custom, they then left their weapons by his body.
Soylu şövalyeler kendi atlarını kesip yediler.Six knights held her horse's reins.
2009' da, Dubai, Rugby Dünya Kupası Yedilerine ev sahipliği yapmıştır.In 2009, Dubai hosted the 2009 Rugby World Cup Sevens.
3 tabak Bool Nak lapası yediler.They ate up 3 bowls of Bool Nak porridge!
Burdaki yedilerle buradaki yedileri parantez dışına çıkartırız. .You'd factor out a 7 out of that term, a factor 7 out of that term.
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.And women lifted their burqas and ate this ice cream.
İlk kez bir dişçiye gittiler, ilk hamburgerlerini yediler, ve ilk çocukları dünyaya geldi.They saw their first dentist, they ate their first hamburger, and they had their first kids.
Orada 5.000 kiţi vardý. Hepsi yediler.Ei, estúpido, veja o que fez!
Yediler, tıka basa doydular, İsteklerini yerine getirdi Tanrı.So they ate, and were well filled. He gave them their own desire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod