Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi.미구엘이 말하길 이런 풍요로운 시스템 안에서는 물고기들이 자연산과 똑같은 걸 먹는답니다.
Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi.Nos, azt mondja nekem, ez annyira gazdag rendszer, hogy a halak azt eszik, amit a vadonban ettek.
Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi."Wiesz", mówi mi, "to jest tak bogaty system, że ryby jedzą tylko to, co same znajdą.
Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi.И той ми обясни, че в такава богата система, рибата яде това, което би яла, ако беше на свобода.
Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi.Что ж, он сказал мне, что это настолько богатая система, что рыба ест то, что бы она ела в дикой среде.
Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi.אז, הוא ממשיך לספר לי זו מערכת כל כך עשירה, שהדגים אוכלים מה שהם אוכלים בטבע.
Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi.حسناً , أكمل قوله .. أن نظامهم هذا غنيٌ جداً حيث أن السمك يأكلون ما يؤكل في حياتهم البحرية ..
Miguel çok zengin bir sistem olduğunu, balıkların normalde doğada yemeleri gerekeni yediklerini söyledi.「生態系が豊かだから」 「魚は自然にあるものを食べているのさ」 「水草 植物プランクトン」
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldıkKencan apa? kami hanya makan lalu pergi.
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldıkΤι ραντεβού; Απλά φάγαμε και φύγαμε αμέσως.
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldık.איזו פגישה? רק אכלנו וישר עזבנו אחרי
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldıkأي موعد؟ لقد أكلنا وغادرنا بعد ذلك فحسب
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldık食事代払えばよかったな
- Nereden anladın? - Eğer öyle değilse ayvayı yedik.- Perché se č cosė, siamo fottuti.
- Nereden anladın? - Eğer öyle değilse ayvayı yedik.Porque si lo es, estamos fritos.
- Nereden anladın? - Eğer öyle değilse ayvayı yedik.- Se tiver, estamos lixados.
- Nereden anladın? - Eğer öyle değilse ayvayı yedik.Иначе сме загубени.
- Nereden anladın? - Eğer öyle değilse ayvayı yedik.كيف تعرف ذلك؟ لأنها لو كانت كذلك فإننا فشلنا
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Desafortunadamente, comemos lo que se cultiva.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Bohužiaľ to, čo je obhospodarované sa nakoniec stane tým, čo jeme.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Din păcate, ce producem ajunge să fie ce mâncăm.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Helaas is dat wat we verbouwen, dat wat we uiteindelijk eten.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Infelizmente, comemos o que produzimos na agricultura.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.불행히도, 경작되는 것은 우리가 먹는 것으로 귀결됩니다.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Malheureusement, ce qu'on cultive devient ce qu'on mange.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Naneštěstí, co se vypěstuje skončí jako to, co sníme.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Niestety, to co uprawiamy, to to co jemy.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Sajnos amit megtermelünk, azt fogjuk a végén megenni.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Sayangnya, apa yang kita makan adalah apa yang dihasilkan para petani tersebut.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Sfortunatamente, ciò che è coltivato finsce in ciò che mangiamo.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Thật không may là, trồng ra được cái gì thì ăn cái đó.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Unglücklicherweise ist das, was wir anbauen, das, was wir essen.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.Δυστυχώς, ό,τι καλλιεργείται καταλήγει να είναι αυτό που τρώμε.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.За съжаление, отгледаното във фермите в крайна сметка е това, което ядем.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.К сожалению, производимый продукт неизбежно превращается в потребляемую пищу.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.לרוע המזל, מה שמגדלים הוא בסוף מה שאוכלים.
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.ولسوء الحظ ما زرع حينها ادى الى ما يؤكل اليوم
Ne yazık ki, çiftçilik yapılan yediklerimizle neticelendirilir.米国では私達の食料の多くが
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Belangrijker dan wat ze eten is hoe ze eten.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Důležitější, než co jedí, je, jak to jedí.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.E la cosa più importante è come mangiano.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Endnu vigtigere end hvad de spiser, er hvordan de spiser det.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Ennél csak az fontosabb, hogyan esznek.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.'어떤것' 보다 중요한 것이 바로 '어떻게' 입니다.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Leur façon de manger est encore plus révélatrice que ce qu'ils mangent.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Mai important decat ceea ce mananca este cum mananca.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Más importante que lo que comen es como lo comen.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Mer betydelsefullt än vad de äter är hur de äter det.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Quan trọng hơn là cách họ ăn.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Ważniejsze od tego co jedzą, jest to jak jedzą.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Wichtiger als was sie essen, ist wie sie essen.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Yang lebih penting lagi adalah bagaimana mereka memakannya.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Πιο σημαντικό απο το τί τρώνε είναι το πώς το τρώνε.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Але важливішим за те, що вони їдять, є те, як вони їдять.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.Но гораздо важнее не чем, а как питаются местные жители.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.По-важно от това, което те ядат, е как го ядат.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.יותר חשוב ממה שהם אוכלים, זה איך הם אוכלים.
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.أكثر أهمية من ماذا يأكلون هو كيف يأكلون .
Ne yediklerinden daha önemli olan şey ise, nasıl yedikleri.彼らはこまごまとした
Neyse, Gillian ve ben bir gün öğle yemeği yedik ve dedim ki,Adiante, a Gillian e eu almoçámos um dia e eu disse: