Bugün yediklerimizin tarihi.Это история того, что мы едим сегодня.
Bugün yediklerimizin tarihi.זו ההסטוריה של מה שאנחנו אוכלים היום.
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.Dans ce cas, les choses prennent une mauvaise tournure après une tentative de gank ratée.
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.I det här fallet börjar saker gå åt skogen efter en misslyckad "gank".
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.În acest caz, situaţia începe să se deterioreze foarte mult după o ambuscadă eşuată.
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.In diesem Fall beginnt alles den Bach runterzugehen, nachdem ein Hinterhalt fehlgeschlagen ist.
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.In questo caso, le case cominciano ad andare male dopo un'imboscata non riuscita.
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.Trong trường hợp này, mọi thứ bắt đầu tồi tệ sau một pha gank hỏng
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.W tym przypadku sytuacja pogarsza się począwszy od nieudanego gankowania.
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.Σε αυτήν την περίπτωση, τα πράγματα πάνε άσχημα μετά από μία άστοχη ενέδρα.
Bu örnekte, takım baskın yedikten sonra bocalıyor.В данном случае дела начинают портиться после проваленной засады.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Aku tidak bisa menggunakan sumpit dengan baik.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Ich kann Stäbchen nicht sehr gut benutzen.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Ik kan niet zo goed met stokjes eten.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Jag kan inte använda pinnar så bra.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Je ne sais pas très bien me servir des baguettes.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Mình không quen dùng đũa lắm.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Ne znam ravno dobro uporabljati palčk.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Non so usare le bacchette molto bene.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Nu prea pot sa folosesc betisoarele.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Δεν μπορώ να χρησιμοποιήσω τα ξυλάκια πολύ καλά.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.Я не умею хорошо пользоваться палочками.
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben..אני לא יודעת להשתמש במקלות טוב כל כך
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.لا استطيع استعمال العيدان جيدا
Chopstickleri ( yemek yedikleri çubuklar ) iyi kullanamam ben.変な風に使っても笑っちゃダメよ
Çocuklara saf şeker yediklerinde aynı ilaç kullandıkları zaman gibi enerjik olabileceklerini öğretmeliyiz.또한 아이들이 설탕덩어리의 식사를 하게 되면, 또한 아이들이 설탕덩어리의 식사를 하게 되면, 마치 코카인을 주 식단으로 하는 것 처럼 감정의 부침이 심할 것이라는 것을 가르쳐야 합니다.
Çocuklara saf şeker yediklerinde aynı ilaç kullandıkları zaman gibi enerjik olabileceklerini öğretmeliyiz.Meg kell tanítanunk nekik, hogy ha finomított cukron élnek, egész nap pörögni fognak.
Çocuklara saf şeker yediklerinde aynı ilaç kullandıkları zaman gibi enerjik olabileceklerini öğretmeliyiz.Że dieta pełna rafinowanego cukru, powoduje haj, a potem wpadanie w dołek, jak branie heroiny.
Çocuklara saf şeker yediklerinde aynı ilaç kullandıkları zaman gibi enerjik olabileceklerini öğretmeliyiz.אנחנו צריכים ללמד ילדים שאם ניזונים מתזונת סוכרים מזוקקים הם עולים ויורדים ממש כאילו היו ניזונים מקראק.
Çocuklara saf şeker yediklerinde aynı ilaç kullandıkları zaman gibi enerjik olabileceklerini öğretmeliyiz.علينا تعليم الأبناء , أنهم اذا لم يتبعوا حمية بدون السكر المكرر سيصعدون ويهبطون , كما لو كانوا على حمية من صدع
Çocuklara saf şeker yediklerinde aynı ilaç kullandıkları zaman gibi enerjik olabileceklerini öğretmeliyiz.気持ちの浮き沈みが激しくなると ちょうど麻薬をやっているように いろんな活動を取り入れるべきです 学校には堆肥化システムがあり
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Akkor, amikor egyedül voltak, ettek szinte teljes csendben.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Apoi, când erau singuri, au mancat aproape în tăcere completă.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Dann, wenn sie allein waren, aßen sie fast in völliger Stille.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.En dan, als ze alleen waren, ze aten bijna in complete stilte.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Então, quando eles estavam sozinhos, comeram quase em completo silêncio.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Entonces, cuando estaban solos, comían casi en completo silencio.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Kemudian, ketika mereka sendirian, mereka makan hampir diam.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.그런 다음, 그들은 혼자있을 때, 그들은 완전한 침묵 거의 먹었다.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Następnie, kiedy zostali sami, jedli niemal w zupełnej ciszy.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Pak, když byli sami, jedli téměř v naprostém tichu.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Poi, quando erano soli, mangiarono in un silenzio quasi completo.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Potem, ko so bili sami, so jedli skoraj v popolni tišini.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Potom, keď boli sami, jedli takmer v úplnom tichu.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Puis, quand ils étaient seuls, ils mangeaient presque dans le silence complet.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Så, når de var alene, de spiste næsten i fuldstændig tavshed.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Sau đó, khi họ một mình, họ đã ăn gần như hoàn toàn trong im lặng.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Sedan, när de var ensamma, åt de nästan i total tystnad.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Sitten, kun he olivat yksin, he söivät lähes täydellinen hiljaisuus.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Στη συνέχεια, όταν ήταν μόνοι, έτρωγαν σχεδόν σε πλήρη σιωπή.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Потім, коли вони залишилися одні, вони їли майже в повній тиші.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Потом, когда они остались одни, они ели почти в полной тишине.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.Тогава, когато те са били сами, те изяде почти в пълна тишина.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.ואז, כשהיו לבדם, הם אכלו כמעט בשתיקה גמורה.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.ثم ، ويأكلون عندما كانت وحدها ، في صمت شبه كامل.
Daha sonra, yalnız iken, onlar neredeyse tam bir sessizlik içinde yedik.それはの音のすべての多くの異なる種類のうち、そのグレゴールに奇数だった
Daha yeni yedik.Acabamos de comer.
- Eğer öyle değilse ayvayı yedik.- Anders zijn we zuur.
- Eğer öyle değilse ayvayı yedik.- Annars är det kört...
- Eğer öyle değilse ayvayı yedik.- Bo inaczej mamy przesrane.