Yedi tane araç tahrip edildi.Seven vehicles were destroyed.
Tom ne yedi?What did Tom eat?
İyi yedin mi?Did you eat well?
Ben kahvaltıda omlet ve sosis yedim.I ate scrambled eggs and sausage for breakfast.
Tom kendi başına yemek yedi.Tom ate by himself.
Tom çok fazla yedi.Tom ate too much.
Tom bir elma yedi.Tom ate an apple.
Yedi araç haczedildi.Seven vehicles were impounded.
O yalnızca yedi yaşındayken babası kendini öldürdü.Her father killed himself when she was just seven years old.
Geçen gece iki yeşil elma ve bir kase yeşil üzüm yedim.I ate two green apples and a bowl of green grapes last night.
Bir ton balığı salatası yedim.I ate a tuna salad.
Ayvayı yedi.He fucked up.
Kedimin hamsterimi yediğinden neredeyse eminim.I'm almost sure that my cat ate my hamster.
Yediğin kaba pisleme.Never cast dirt into that fountain of which you have sometime drunk.
Beni saat yedide uyandırabilir misiniz?Could you wake me up at seven?
Tom ve Mary aynı Meksika restoranında yemek yediler.Tom and Mary ate at the same Mexican restaurant.
Acıkmıştım, bu nedenle yemek yedim.I was hungry, so I ate.
Açtım, o yüzden bunu yedim.I was hungry, so I ate it.
Açtım, bu yüzden onu yedim.I was hungry, so I ate it.
Dışarıda yediler.They've gone out to eat.
Yemeği dışarıda yedin, değil mi?You went out to eat, didn't you?
Yemeği dışarıda yediniz, değil mi?You went out to eat, didn't you?
Tom babasından acımasız bir dayak yedi.Tom received a brutal beating from his father.
Tom büyükbabasıyla akşam yemeği yedi.Tom had dinner with his grandfather.
O tek başına kahvaltı yedi.He ate breakfast alone.
Zaten tüm öğle yemeğimi yedim!I've already eaten all my lunch!
Doğru yemek yediğinden ve bol sıvı aldığından emin ol. Umarım yakında iyileşirsin!Be sure to eat right and have lots of liquids. I hope you get well soon!
Tom biraz mangalda kaburga yedi.Tom ate some barbecued ribs.
En son ne zaman Tom'la öğle yemeği yedin?When was the last time you ate lunch with Tom?
Geçen pazartesi, Tom ve ben birlikte öğle yemeği yedik.Last Monday, Tom and I ate lunch together.
Tom aç olamaz. O az önce öğle yemeği yedi.Tom can't be hungry. He just ate lunch.
Oldukça dengeli bir diyet yediğimi düşünüyorum.I think I eat a fairly balanced diet.
Tom Mary'nin yediğinden çok daha fazla yer.Tom eats a lot more than Mary does.
Tom benim sandviçlerimin her ikisini de yedi.Tom ate both of my sandwiches.
Tom hariç herkes pizza yedi.Everyone except Tom ate pizza.
Tom sandvicimin yarısını yedi.Tom ate half of my sandwich.
Tom benden daha çok yedi.Tom ate more than I did.
Tom kahvaltıyı tek başına yedi.Tom ate breakfast alone.
Maria yedinci kattan aşağıya indi.Maria came down from the seventh floor.
Kedilerin yedi canı vardır.Cats have seven lives.
Ben zaten öğle yemeğimi yedim.I've already eaten my lunch.
Tom bir parça turta yedi.Tom ate a piece of the pie.
Tom Mary'yle akşam yemeği yedi.Tom had dinner with Mary.
Bir yemek yedim.I had a meal.
Tom genellikle saat yedide evden ayrılır.Tom usually leaves home at seven.
Biz az önce akşam yemeği yedik.We've just had dinner.
Tom ziyarete geldi ve bizimle akşam yemeği yedi.Tom came over and had dinner with us.
O iyi yemek yedi.She ate well.
O zehirli mantarları yedi.He ate poisonous mushrooms.
Ayvayı yedin, dostum.You are fucked, my friend.
Tom akşam yemeği yedirmeden oğlunu yatmaya gönderdi.Tom sent his son to bed without dinner.
Tom kızını akşam yemeği yedirmeden yatağa gönderdi.Tom sent his daughter to bed without dinner.
Bir gök kuşağının yedi rengi vardır.A rainbow has seven colors.
Yarın sabah yedide beni uyandırabilir misin?Can you wake me up at seven o'clock tomorrow morning?
Ben bhelpuri yedim.I ate bhelpuri.
Ben bir panipuri yedim.I ate a panipuri.
Bir kemalpaşa tatlısı yedim.I ate a gulab jamun.
Kuzu tandırı yedim.I ate the biryani.
Döner yedim.I ate a shawarma.
Şavurma yedim.I ate a shawarma.