Sanırım yeterince yedik.I think we've eaten enough.
Bu şu ana kadar yediğim en lezzetli pizza.This is the most delicious pizza I've ever eaten.
Yememeyi dilediğim bir şey yedim.I ate something I wished I hadn't eaten.
Zaten yemek yediğini düşündüm.I thought that you had already eaten.
Biz zaten yemek yedik.We've already eaten.
Bu mağaza yediye kadar kapanmaz.That store doesn't close till seven.
Onlar akşam yemeğini yedi.They ate supper.
Bu sabah yediğim yumurtaların her ikisinin de iki sarısı vardı.The eggs I ate this morning both had two yolks.
Lütfen onu bana yedirme.Please don't make me eat that.
Bir gün için yeterli şeker yediğini düşünüyorum.I think you've had enough candy for one day.
Sen ve Tom öğle yemeği için ne yediniz?What did you and Tom eat for lunch?
Akşam yemeğini yedin mi?Have you had your supper?
En son ne zaman dışarıda yedin?When was the last time you ate out?
Geçen Noelde çok lezzetli, sulu jambon yedim.I ate lots of delicious, juicy ham last Christmas.
Mary çeyrek pasta yedi.Mary ate a quarter of the cake.
Senin yedi tane çocuğun var.You have seven kids.
Senin yedi tane oğlun var.You have seven sons.
Yediden önce asla kalkmam.I never get up before seven.
Bugün kahvaltı için biraz çiroz yedim.Today I had some kipper for breakfast.
Bugün kahvaltı için biraz tütsülenmiş ringa balığı yedim.Today I had some kipper for breakfast.
Yedince ve sekizinci sınıf öğrencilerinin tamamen ayrı zaman çizelgeleri var.The grade seven and the grade eight students both have completely separate timetables.
Şimdi yedi Arabız.Now we are seven Arabs.
Tren yedi vagondan oluşmuştur.The train is made up of seven cars.
Dün yediye kadar çalıştım.I worked until seven yesterday.
Birlikte harika bir yemek yedik.We had a wonderful meal together.
Bugün çok fazla yemek yedim.I've eaten too much today.
Sadece bir sandviç yedim.I only ate one sandwich.
Onu yediğini görmeme izin ver.Let me see you eat it.
Gerçekten her şeyi yedin mi?Did you really eat everything?
Tom ekmeği yedi.Tom ate the bread.
Tom bütün pastırmayı yedi.Tom ate all the bacon.
En son ne zaman yemek yediniz?When was the last time you ate?
Mary hafif bir akşam yemeği yedi.Mary ate a light supper.
Tom'un oğlu John, on yedi yaşında aşırı dozdan öldü.Tom's son, John, died of an overdose at age seventeen.
Bu büyük barajı inşa etmek on yedi yıl sürdü.It took seventeen years to build this huge dam.
Karım saat yedide havaalanına geldi.My wife arrived in the airport at seven o'clock.
Onlarla öğle yemeği yedim.I had lunch with them.
Onunla öğle yemeği yedim.I had lunch with him.
Bugün onlarla öğle yemeği yedim.I had lunch with them today.
Bugün onunla öğle yemeği yedim.I had lunch with him today.
Onlarla akşam yemeği yedim.I had dinner with them.
Onunla akşam yemeği yedim.I had dinner with him.
Hiç onların yemek yediğini gördünüz mü?Have you ever seen them eat?
Hiç onun yemek yediğini gördünüz mü?Have you ever seen him eat?
Onun yemek yediğini gördün mü?Have you ever seen her eat?
Tom tek başına pastanın yarısını yedi.Tom ate half the cake by himself.
Tom dışarıda yemek yedi.Tom ate out.
Tom akşam yemeğini yedi.Tom ate his dinner.
Tom tek başına akşam yemeği yedi.Tom had dinner by himself.
Dan artan yemekleri yedi.Dan ate the leftovers.
Dan yemek artıklarını yedi.Dan ate the leftovers.
Dan akşam yemeği yedi mi?Did Dan have dinner?
Dan en azından yedi kez tutuklandı.Dan has been arrested at least seven times.
Tom akşam yemeği için yemek artıklarını yedi.Tom ate leftovers for dinner.
Tom akşam yemeği yedi mi?Did Tom eat dinner?
John Glenn, NASA'nın uzay programındaki ilk yedi astronottan biriydi.John Glenn was one of the first seven astronauts in NASA's space program.
Kurt kırmızı başlıklı kızı yedi. Avcı kurtu vurdu.The wolf ate Little Red Riding Hood. The hunter shot the wolf.
Hristiyan dinine göre yedi ölümcül günahın isimlerini ezberden okuyabilir misin?Can you recite the names of the seven deadly sins according to the Christian religion?
Köpek ona verdiğim kemiği yedi.The dog ate the bone, which I gave him.
Zaten akşam yemeği yedim.I already ate dinner.