Tom bu sabah yemek yedi mi?Did Tom eat this morning?
Tom bir şey yedi mi?Did Tom eat anything?
Yemek yedikten sonrs biraz dinlenmelisin.After you've eaten, you should get some sleep.
Yemek artıklarının kalanını kim yedi?Who ate the rest of the leftovers?
Yedi numaralı sayı, dört numaralı sayıdan daha büyüktür.The number seven is bigger than the number four.
Tom diyetteydi, bu yüzden tatlı için yediği tek şey bir çilekti.Tom was on a diet, so all he ate for dessert was one strawberry.
Kimle öğle yemeği yedin?Who did you have lunch with?
Tom öğle yemeği yedikten sonra gitti.Tom left after he had lunch.
Tom evde öğle yemeği yedi.Tom has lunch at home.
Tom öğle yemeği için yumurta salatalı bir sandviç yedi.Tom had an egg salad sandwich for lunch.
Tom kafeteryada öğle yemeği yedi.Tom ate lunch in the cafeteria.
Tom öğle yemeğini yalnız başına parkta yedi.Tom ate his lunch in the park by himself.
Tom'la öğle yemeği yedim.I had lunch with Tom.
Öğle yemeği için sığır eti güveç yedim.I had beef stew for lunch.
Ben öğlen yemeğini kaeteryada yedim.I ate lunch in the cafeteria.
"Bir şey almıyor musun?" "Evet, ben zaten yemek yedim.""You aren't buying anything?" "Yeah, I've already eaten."
Bana öğle yemeği için ne yediğini söyle.Tell me what you ate for lunch.
Mahzende satılmamış yedi kasa şarap vardı.There were seven cases of unsold wine in the cellar.
Onların hepsini yedim.I ate them all.
Ne kadar yedin?How much did you eat?
Tom, henüz yemek yedin mi?Tom, have you eaten yet?
Tom bir Yunan salatası yedi.Tom ate a Greek salad.
Dün gece çok fazla yedim.I ate too much last night.
Satürn çocuklarını yedi.Saturn devoured his children.
Yedinci katta, dört tane lüks restoran bulabilirsiniz.On the seventh floor, you can find four luxury restaurants.
Birlikte öğle yemeği yedik ve sonra bir saat boyunca sohbet ettik.We ate lunch together and then we chatted for an hour.
Hiç istiridye yedin mi?Have you ever eaten oysters?
"Sen hiç istiridye yedin mi?" "Asla.""Have you ever eaten oysters?" "Never."
Dün yemek yediğimiz restoran kötüydü ama bu restoran daha da kötüdür.The restaurant where we ate yesterday was bad, but this restaurant is even worse.
Birlikte öğle yemeği yediğim profesörün adı Peter'di.The professor with whom I had lunch is named Peter.
Bu binanın yedi katı var.This building has seven floors.
Yediğim tatlılar lezzetliydi!The sweets I ate were delicious!
Benzin istasyonu haftanın yedi günü açık.The petrol station is open seven days a week.
Köpek bayat ekmeği yedi ve ölmedi.The dog ate the stale bread and didn't die.
Ben bir elma yedim.I ate an apple.
Bir elma yedim.I ate an apple.
Büyük bir akşam yemeği yedik ve doğruca yatmaya gittik.We ate a big dinner and then went right to bed.
Son kez bu kadar lezzetli bir yemek yediğimi hatırlayamıyorum.I can't remember the last time I had a meal this delicious.
Bu şimdiye kadar yediğim en iyi pizza.This is the best pizza I've ever eaten.
Dün gece akşam yemeği için ne yediğimi tahmin et. Patlamış mısır.Guess what I ate for dinner last night. Popcorn.
Bu şimdiye kadar yediğim en iyi tadı olan peynir.This is the best-tasting cheese I've ever eaten.
Elmaları yedim.I ate apples.
Yedi ana çakra var.There are 7 main chakras.
Tom'la güzel bir akşam yemeği yedin mi?Did you have a nice dinner with Tom?
Dün gece akşam yemeği için ne yedin?What did you have for supper last night?
Dün gece akşam yemeği için ne yediniz?What did you eat for dinner last night?
Tom ve Mary, İkea restoranında öğle yemeği yediler.Tom and Mary had lunch at the Ikea restaurant.
Öğle yemeği için bir salata yedim.I ate a salad for lunch.
Tom saat yedide eve vardı.Tom got home at seven.
Tom mümkün olduğu kadar az yedi.Tom ate as little as possible.
Kahvaltıda ne yediğimi tahmin et.Guess what I had for breakfast.
Tom akşam yemeğini zaten yedi.Tom has already eaten dinner.
Senin yediğin aynı şeyi yemeyi planlıyorum.I plan to eat the same thing you do.
Köpeğine ne yedirirsin?What did you feed your dog?
Bu yediğim en tatlı şey galiba.That's the sweetest thing I think I've ever eaten.
Tom bir hamburger yedi.Tom ate a hamburger.
Biz cumartesi gecesi harika bir yemek yedik.We had a marvelous meal Saturday night.
Tom bir hindili sandviç yedi ve bir bardak portakal suyu içti.Tom ate a turkey sandwich and drank a glass of orange juice.
Kan bağışında bulunmak için en az on yedi yaşında olmalısın.You must be at least 17 years old to donate blood.
Sanırım yeterince yedin.I think you've eaten enough.