ye ile cümle

ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bir süre eski arabayla yetinmek zorunda kalacağım.I'll have to make do with the old car for a while.
Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.I broke my leg in two places during a skiing mishap.
Yeni okuluma çabucak uyum sağladım.I quickly adapted myself to my new school.
Suşi yemek istiyorum.I would like to eat sushi.
Kyoto'nun ilginç yerlerini ziyaret etmek istiyorum.I do want to do the sights of Kyoto.
O elbiseyi satın almak için yeterli param vardı.I had enough money to buy that dress.
Resmi 20,000 yene sattım.I sold the picture for 20,000 yen.
Ben, bu tartışmada onların yanında yer aldım.I took sides with them in the argument.
Yeteneğim dahilinde işi en iyi şekilde yaptım.I did the job to the best of my ability.
Gerçekleri yeterince iyi biliyorum.I know the facts well enough.
O zaman akşam yemeği yiyordum.I was eating dinner then.
Adamın bir araba tarafından yere serildiğini gördüm.I saw the man knocked down by a car.
Yerin adını hatırlayamadım.I couldn't think of the name of the place.
Kasabanın her yerini biliyorum.I know every inch of the town.
Ben mağazada yeni bir şapka aldım.I got a new hat at the shop.
Ben o zaman sadece yedi yaşında bir kızdım.I was only a seven-year-old girl at that time.
Kitap için iki bin yen ödedim.I paid two thousand yen for the book.
Kitabı okumayı yeni bitirdim.I have just finished reading the book.
Onu yemesem iyi olur.I'd better not eat that.
Ben onu boş yere aldım.I got it for nothing.
Ben onu yeterince iyi tanıyorum.I know it well enough.
Onu satın almak için yeterli param var.I have money enough to buy it.
Onu satın almak için yeterli param yok.I haven't got enough money to buy it.
Onu böyle bir yerde görmeyi hiç ummazdım.Never did I expect to see her in such a place.
Her gün yaklaşık yedide işten eve gelirim.I come home from work about seven every day.
Sabah kahvaltısı için çoğunlukla meyve yerim.I mostly have fruit for breakfast.
Ben genellikle akşam yemeğinden sonra banyo yaparım.I usually take a bath after dinner.
Çok şekerleme yediğim için şişmanlıyorum.I am getting fat because I eat a lot of sweets.
Ben taksi ile Kawagoe'ye gittim.I went to Kawagoe by taxi.
1,000 yenden daha fazlasına sahip değilim.I had no more than 1,000 yen.
Satrançta onu yendim.I beat him at chess.
Az önce öğle yemeği yedim.I have just eaten lunch.
Akşam yemeği için zamanında geldim.I was on time for dinner.
O bir kutu çikolata yedi.He ate a box of chocolates.
Akşam yemeğini nasıl pişireceğimi biliyorum.I know how to cook dinner.
Akşam yemeği partilerimde olağandışı gıdalar sunmaktan hoşlanıyorum.I like to serve unusual foods at my dinner parties.
Tatlı yemeği bıraktım.I gave up eating dessert.
Tenis oynamaktan daha iyi yemek pişirebilirim.I can cook better than I can play tennis.
Televizyonun, kitapların yerini alacağını sanmıyorum.I don't think television will take the place of books.
Almanca yerine Fransızca öğrendim.I learned French instead of German.
Mütevazı bir kahvaltı tost, kahve ve bir yumurta yedim.I ate a modest breakfast of toast, coffee, and one egg.
O kızı bir yerde görmüş olabilirim.I may have seen that girl somewhere.
Onunla bir yerde karşılaşmış olabilirim.I may have met her somewhere.
Asla bir yere gitmem.I never go anywhere.
Bir yere gitmek istemiyorum.I don't want to go any place.
Ben Tony'ye bir soru sordum.I asked Tony a question.
Ben Tony'ye yardımcı oldum.I helped Tony.
Tom'a yeni kitabı hakkında soru sordum.I asked Tom about his new book.
Naomi'ye inanmıyorum. Sanırım o yalan söylüyor.I don't believe Naomi. I think she's lying.
İyi bir şey yemek istiyorum.I want to eat something good.
Pasaportumu yenilemeliyim.I must renew my passport.
Hawaii'ye gitmeyi diliyorum.I wish to go to Hawaii.
Ben Hawaii'ye gemiyle gidiyorum.I'm going to Hawaii by ship.
Bir hamburger yedim ve bir tane daha ısmarladım.I ate a hamburger and ordered another.
Yeşil biberi çok severim.I like green peppers very much.
Tıka basa pizza yedim.I pigged out on pizza.
Fransız yemeklerini çok seviyorum.I like French food very much.
Neredeyse bir şey yemedim.I've eaten almost nothing.
Şu restoranda Mike ile öğle yemeği yedim.I had lunch with Mike at that restaurant.
Yeni Zelanda'da bulunmadım.I have not been to New Zealand.

İlgili Sayfalar