ye ile cümle

ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biz tamamen yeni bir yöntem deniyoruz.We are trying a completely new method.
Yerin titrediğini hissettik.We felt the ground trembling.
Öğle yemeğine çıkıyoruz. Sen de gelsene.We're going out for lunch. Why don't you come along?
Biz öğle yemeğinden sonra televizyon izledik.We watched TV after lunch.
Öğle yemeğinden sonra televizyon izledik.We watched TV after lunch.
Biz sabah kahvaltısı için sandviçler yedik.We ate sandwiches for breakfast.
Bahçemizde sebzeler yetiştiririz.We grow vegetables in our garden.
Biz ona yetişemedik.We could not overtake him.
Onun yeteneklerini küçümsemiş olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.We might have underestimated his ability.
Onların yeni bir araba almasını ummuyorduk.We didn't anticipate their buying a new car.
Biz genellikle bir bıçak, çatal ve kaşıkla yemek yiyoruz.We usually eat with a knife, fork and spoon.
Biz genellikle pişmiş balık yeriz.We usually eat cooked fish.
Biz pirinç yetiştiririz.We cultivate rice.
Şiddete başvurma yerine aklımızı kullanmalıyız.We should appeal to reason instead of resorting to violence.
Gerçekten yeni bir araba satın almalıyız, değil mi?We really ought to buy a new car, oughtn't we?
Biz her gün öğleyin öğle yemeği yeriz.We have lunch at noon every day.
Akşam yemeğinde altı misafirimiz vardı.We had six guests to dinner.
Akşam yemeği masasına oturduk.We were seated at the supper table.
Biz akşam yemeğinden sonra kart oynadık.We played cards after dinner.
Biz akşam yemeğinden sonra taze meyve yedik.We ate fresh fruit after dinner.
Akşam yemeğinden sonra yürüyüş için dışarı çıktık.We went out for a walk after dinner.
Akşam yemeğinden hemen sonra ona tekrar başladık.We started it again right after dinner.
Yeni yılı bir partiyle kutladık.We celebrated the New Year with a party.
Hepimiz için yeterli yiyecek vardı.There was food enough for us all.
Hepimize yetecek kadar sandalye vardı.There were enough seats for all of us.
Hepimize yetecek yer vardı.There were enough seats for all of us.
Yerinde olsam, parayı bir bankaya koyarım.If I were you, I'd put the money in a bank.
Yerinde olsam, şunu alırım.If I were you, I'd buy that one.
Bana ihtiyacın olursa, buralarda bir yerde olacağım.If you need me, I'll be somewhere around.
Gücümün yettiği her şeyi yapacağım.I will do everything in my power.
Bir sürü param ve onu kullanacak yeterli zamanım var.I have a lot of money and enough time to use it.
Maalesef yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I'm afraid I can't afford to buy a new car.
Ben yetenekli miyim?Am I talented?
Bir araba satın almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a car.
Benim yemek için vaktim yoktu.I had no time to eat.
Yeni bir bisiklet almayı göze alamam.I cannot afford to buy a new bicycle.
Yeni bir bisiklet almaya bütçem elvermez.I cannot afford to buy a new bicycle.
Yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a new car.
Yeni bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy a new car.
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy a used car, much less a new one.
Böyle bir evi Tokyo'da kiralamaya gücüm yetmez.I can't afford to rent a house like this in Tokyo.
Onun yeni gömleğinin mavi kot pantolonu ile gideceğini bilmiyorum.I don't know if her new shirt will go with her blue jeans.
Gücümün yettiğince sana yardım edeceğim.I'll help you within the limits of my ability.
Bana yeni bir oda tahsis edildi.A new room was assigned to me.
Bana yerinizi vermeniz büyük incelik.It is very kind of you to give me your seat.
Benimle konuşan çocuk yeni bir öğrenciydi.The boy who spoke to me was a new student.
Görünüşe göre benim anti-virüs yazılımım yetersiz.Apparently my anti-virus software is not up to snuff.
Erkek yeğenim gençliği gerekçesiyle mazur görüldü.My nephew was excused on the grounds of his youth.
Yeğenimin yumurtalara alerjisi var.My nephew is allergic to eggs.
Teyzem bahçesinde domates yetiştirir.My aunt grows tomatoes in her garden.
Çantam çok eski. Yeni bir tane almalıyım.My bag is too old. I must buy a new one.
Dolma kalemim eski. Yeni bir tane istiyorum.My pen is old. I want a new one.
Kız yeğenim yaşına göre çekici ve olgundur.My niece is attractive and mature for her age.
Evimin önünde yeni bir bina yapılıyor.A new building is being built in front of my house.
Evim istasyona kolayca ulaşılabilecek bir yerde.My house is within easy reach of the station.
Bütün ailemin sağlığı yerinde.My family are all in good health.
Benim bölümümde yedi erkek ve dört kadın var.There are seven men and four women in my section.
Gözlüğümü herhangi bir yerde gördün mü?Have you seen my glasses anywhere?
Benim aylık ücret 300.000 yen.My monthly wage is 300,000 yen.

İlgili Sayfalar