ye ile cümle
ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Günde en az yedi saat uyumak zorundayız.We must sleep at least seven hours a day.
Biz yedide kahvaltı yaptık.We ate breakfast at seven.
Yedinci günün sabahında vardık.We arrived on the morning of the seventh.
Biz her yerde sorunla karşılaştık.We found trouble everywhere.
Biz kek yerken ve çay içerken gece geç saatlere kadar konuştuk.We conversed until late at night while eating cake and drinking tea.
Biz öğle yemeği saatine kadar Chicago'ya varmalıyız.We should get to Chicago by lunchtime.
Epeyce yer ziyaret ettik.We visited quite a few places.
Dün yeni planı tartıştık.We discussed the new plan yesterday.
Biz bir kaşıkla çorba yeriz.We eat soup with a spoon.
Sandviçler, kekler ve benzeri şeyler yedik.We ate sandwiches, cakes, and so on.
Birkaç gündür hiç et yemedik.We have eaten no meat for several days.
Yakında yeni bir öğretmen atamalıyız.We must appoint a new teacher soon.
Kısa sürede onların hızına yetiştim.I caught up with them soon.
Biz biftek yedik ve şarap içtik.We ate steak and drank wine.
Biz güzel bir yemek yedik.We had a lovely meal.
İki erkek çocuğu her yerde aradık ama hiçbiri bulunamadı.We searched for the two boys everywhere, but neither could be found.
Biz evi yeşile boyadık.We painted the house green.
Televizyonda yeni bir program izledik.We watched a new program on television.
Biz kapıyı yeşile boyadık.We painted the door green.
Sonunda Mississippi'ye vardık.Finally, we got to the Mississippi.
O kadar heyecanlıydık ki yerimizde duramıyorduk.We were so excited that we couldn't sit still.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Biz otobüse yetişmek için acele ettik.We hurried to catch the bus.
Tereyağı yapmak için yeni bir işlem kullanıyoruz.We are using a new process to make butter.
Biz patty'ye sözünden asla dönmediği için güveniriz.We rely on Patty because she never breaks her promises.
Fransızca yerine Rusça öğrendik.We learned Russian instead of French.
Biz hepimiz eksik belgeleri her yerde aradık ama onlar asla bulunmadı.We all searched high and low for the missing documents, but they were never found.
Mary'ye iyi bir doğum günü hediyesi seçtik.We chose Mary a good birthday present.
Biz yeterince uzun süredir buradayız.We've been here long enough.
Biz sık sık birlikte öğle yemeği yeriz.We often eat lunch together.
Birkaç elma yedik.We ate some apples.
Biz akşam yemeğini bir restoranda yedik.We had dinner at a restaurant.
Restorana girdik ve öğle yemeği yedik.We entered the restaurant and had lunch.
Biz bir restorana girdik ve akşam yemeğimizi yerken enerji krizini tartıştık.We entered a restaurant and discussed the energy crisis over our dinner.
Birlikte öğle yemeği yiyorduk.We were eating lunch together.
Bir yemekten sonra, biz genellikle çay içeriz.We generally drink tea after a meal.
Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.We didn't eat out this evening only because it was raining hard.
Sadece trene yetişmek için istasyona aceleyle gittik.We hurried to the station only to miss the train.
Yokohama'dan Kobe'ye yelkenli ile gittik.We sailed from Yokohama to Kobe.
Yokohomo'dan Kobe'ye gemiyle gittik.We sailed from Yokohama to Kobe.
Biz yaşamak için bir şey yemeliyiz.We must have something to live for.
Okulda erken bir öğle yemeği yedik.We had an early lunch at school.
Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.We ate a hasty meal and left immediately.
Biz sık sık onu tanımadan sağlığımız için zararlı olan yiyecekleri yeriz.We often eat foods which are harmful to our health without knowing it.
Biz birbirimizle karşılıklı yemeğe oturduk.We sat down to dinner in opposition to each other.
Bu akşam yemeğe davet edildik.We have been invited to dinner this evening.
Bu gece Hawaii'ye gidiyoruz.We are leaving for Hawaii tonight.
Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı geliştirmeliyiz.We must develop renewable energy sources.
Son trene yetişebildik.We were able to catch the last train.
Hawaii'ye ilk kez geçen yıl gittik.We went to Hawaii last year for the first time.
Sermaye yetersizliği nedeniyle projemizi gerçekleştiremedik.We couldn't carry out our project because of a lack of funds.
Biz yedi ve yedi buçuk arasında akşam yemeğimizi yeriz.We have our dinner between seven and seven-thirty.
Biz haftada bir kez akşam yemeğini dışarıda yeriz.We dine out once a week.
Yemeklerimizi hazırladık.We prepared our meals.
Seksen bin dolara yeni bir ev satın aldık.We purchased a new house for eighty thousand dollars.
Yeni bir ev yapmak için tasarruf yapıyoruz.We're saving up to build a new house.
Yeni bir ev yapmak için tasarruf ediyoruz.We're saving up to build a new house.
Yeni bir kasaba inşa etmek için buraya geldik.We came here to build a new town.
Biz yeni bir yol düşündük.We thought out a new way.
Biz yaklaşık olarak öğleyin öğle yemeği yeriz.We have lunch at about noon.