Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"Însă aş vrea să pun puţin zahăr" "în ceaşca mea cu ceai verde." (Râsete)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)하지만 저는 녹차에 설탕을 넣고 싶어요." (웃음)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Maar ik zou graag wat suiker doen in mijn groene thee." (Gelach)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Ma io vorrei mettere dello zucchero nel mio tè verde." (Risate)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Mais je voudrais mettre du sucre dans mon thé vert. " (Rires)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"mas eu gostava de pôr açúcar no meu chá verde." (Risos)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Nhưng tôi muốn cho một ít đường vào trà xanh của tôi." (Cười)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"Pero a mí me gustaría ponerle un poco de azúcar a mi té verde." (Risas)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"Ymmärrän", sanoin, "että japanilaiset eivät laita sokeria vihreään teehen.
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Αλλά εγώ θα ήθελα να βάλω λίγη ζάχαρη στο δικό μου πράσινο τσάι." (Γέλιο)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Але я б хотіла покласти трохи цукру у мій зелений чай". (сміх)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Но бих искала да сложа малко захар в моя зелен чай." (Смях)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)אבל אני רוצה לשים קצת סוכר בתה הירוק שלי." (צחוק)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)ولكني اريد بعض السكر في الشاي الاخضر خاصتي (ضحك )
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)砂糖を入れるんです" (会場の笑い声) 私がしつこいので
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.Chápu, že Japonci nesladí SVŮJ zelený čaj.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.J'ai dit "Je comprends, que les japonais ne mettent pas de sucre dans leur thé vert.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Vihreään teehen ei laiteta sokeria."
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Zdaję sobie sprawę" - powiedziałam - "z tego, że Japończycy nie słodzą zielonej herbaty.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Я розумію, - відповіла я, - що японці п"ють зелений чай без цукру.
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Ako odpoveď mi zopakoval zdvorilejšiu verziu toho istého vysvetlenia. "Do zeleného čaju sa nedáva cukor."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "En respuesta, me dio una versión aún más cortés de la misma explicación. "No se le pone azúcar al té verde."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Hij antwoordde met een nog beleefdere versie van dezelfde uitleg. "Men doet geen suiker in groene thee."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Jako odpověď jsem dostala důraznější verzi stejného vysvětlení: "Zelený čaj si nesladíme."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Kelner jeszcze bardziej uprzejmie wytłumaczył mi: Nie zwykło się słodzić zielonej herbaty."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "제 답변에 그는 저에게 더 정중하게 같은 설명을 했습니다. "우리 가게에서는 녹차에
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Som svar fick jag en ännu artigare version med samma innehåll: "Man tar inte socker i grönt te."
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "Еще более вежливо он повторил свое объяснение: "В зелёный чай сахар не кладут".
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "У відповідь я почула ще ввічливішу версію того самого пояснення. "Зелений чай п"ють без цукру".
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "בתגובה, הוא נתן לי גרסה אדיבה יותר של אותו ההסבר "לא שמים סוכר
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "وتبعا لردي .. زاد من حدة حديثه واعاد على مسامعي كنوع من التوضيح " لا يتوجب عليك وضع السكر ....
Cevap olarak, bana daha nazikçe bir biçimde aynı açıklamayı yaptı. " Yeşil çaya şeker atılmaz. "同じことを言われました "緑茶には... 砂糖を入れませんので..."
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıAku ingin bubur abalon, dengan akar teh hijau panggang.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıCho tôi cháo yến mạch, với trà xanh nhân sâm.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıIch hätte gerne Seeohrbrei mit gegrilllten Grüntee Berg Wurzeln.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıIk zou graag zeeoren rijstepap willen, met groene thee met gegrilde berg wortels.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıIo vorrei della zuppa di aliotide (mollusco di mare), con delle radici di tè verde di montagna grigliate.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıJag skulle vilja ha abalone gröt med grillad grön te rötter.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıJa poproszę owsiankę ze ślimaków?, z grilowanymi korzeniami górskiej zielonej herbaty???
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıMi-ar placea terci de ovaz cu scoica abalone, cu radacini de ceai verde pe gratar.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıΘα ήθελα ένα πόριτζ αβαλόνης, με ψημένες πράσινες βουνίσιες ρίζες τσαγιού.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıЯ буду кашу с моллюсками и обжаренные корнеплоды высокогорного зеленого чая.
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıأريد عصيده أذن البحر مع شاي جذور الجبل الأخضر المشوي
Dağdan toplanmış yeşil çay aromalı ızgara ve deniz kulaklı yulaf lapasıブルーベリーシャーベットを食後に
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Du thé vert de racines de montagne grillées, et du gâteau de riz avec des légumes.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Gegrillte Grünteebergwurzeln und rice cake mit Gemüsen.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Grillad grönte rötter coh ris kaka med grönsaker.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Grilowane korzenie górskiej zielonej herbaty? i ciasteczka ryżowe z warzywami.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Groene berg wortels thee, en de rijstcakes met groenten.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Radacini de ceai verde pe gratar, si prajiturile de orez cu legume.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Radici di tè verde di montagna grigliate e gnocchi di riso con verdure.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Teh hijau bakar dari akar tumbuhan pegunungan, dan kue nasi dengan sayuran.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Trà xanh và bánh gạo với rau cho chị.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Ψητές πράσινες ρίζες τσαγιού βουνού, και κέικ από ρύζι με λαχανικά.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.Обжаренные корнеплоды высокогорного зеленого чая и рисовые пирожные с овощами.
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.شاي جذور جبل الاخضر المشوي..وكعك الارز مع الخضار
Dağdan toplanmış yeşil çaylı ızgara ve sebzeli pirinç keki.鮭を焼いて胡椒をかけずに
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.An meinem ersten Tag ging ich in ein Restaurant und bestellte eine Tasse grünen Tee mit Zucker.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Az első napomon, bementem egy étterembe, és egy csésze zöld teát rendeltem, cukorral.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.En mi primer día, fui a un restaurante y pedí una taza de té verde con azúcar.