Copyright (c) 1999- 2002 Bernd Gehrmann Copyright (c) 2002- 2008 Cervisia YazarlarıOphavsret (c) 1999- 2002 Bernd Gehrmann Ophavsret (c) 2002- 2008 Cervisia- udviklerne
Copyright (c) 1999- 2002 Bernd Gehrmann Copyright (c) 2002- 2008 Cervisia Yazarlarıحقوق النسخ c c Cervisia
Çünkü Obama Zone9 Blog Yazarları'ndan bazılarını serbest bıraktırmaya geliyor.Jouons au plus fin... parce qu'Obama vient, libérons certains des #FreeZone9Bloggers
Çünkü Obama Zone9 Blog Yazarları'ndan bazılarını serbest bıraktırmaya geliyor.Pentru că vine Obama, hai să eliberăm niște #FreeZone9Bloggers.
Çünkü Obama Zone9 Blog Yazarları'ndan bazılarını serbest bıraktırmaya geliyor.Perché Obama sta venendo a liberare i blogger di Zone9.
Çünkü Obama Zone9 Blog Yazarları'ndan bazılarını serbest bıraktırmaya geliyor.Pojďme propustit některé z blogerů Zóny 9, protože Obama přijíždí na návštěvu.
Çünkü Obama Zone9 Blog Yazarları'ndan bazılarını serbest bıraktırmaya geliyor.Weil Obama kommt lassen wir einige der #FreeZone9Bloggers frei
Çünkü Obama Zone9 Blog Yazarları'ndan bazılarını serbest bıraktırmaya geliyor.Ya que viene Obama liberemos a algunos de los blogueros de Zone9.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.Între timp, aveţi bloggeri TV pregătiţi de grevă din solidaritate cu scriitorii de televiziune.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.Mientras tanto, ahí tienen a los bloggeros de TV poniéndose en huelga en apoyo de los guionistas en huelga.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.Nel frattempo, i blogger TV entrano in sciopero per simpatizzare con gli sceneggiatori televisivi.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.Trong khi đó, các blogger TV đang tham gia vào cuộc đình công và cảm thông với các biên tập viên truyền hình.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.Währenddessen gehen die TV-Blogger in den Streik, in Sympathie mit den Fernsehautoren.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.W międzyczasie mamy blogerów TV strajkujących ze współczucia dla scenarzystów telewizyjnych.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.Междувременно телевизионните блогъри стачкуват от съчуствие с авторите на телевизионни сценарии.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye, TV blog'cuları da greve gidiyor.Тем временем ТВ блоггеры выходят на забастовку, чтобы поддержать ТВ писателей.
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye,반면, TV 블로거들이 텔레비젼 작가들을 동정하여
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye,בינתיים, יש בלוגרים בטלוויזיה שיוצאים לשביתת
Diğer yandan, televizyon yazarlarına sempati olsun diye,وفي تلك الأثناء يضرب أيضا معدي البرامج التلفزيونية
Diğer Zone 9 yazarları ile hapiste olan Atnaf, hapis cezası değil övgü hak ediyor.Atnaf, avec les autres blogueurs de Zone9 incarcérés, méritent des compliments et non une peine de prison.
Diğer Zone 9 yazarları ile hapiste olan Atnaf, hapis cezası değil övgü hak ediyor.Atnaf, junto con otros blogueros encarcelados de Zone9, merece elogios y no una pena de cárcel.
Diğer Zone 9 yazarları ile hapiste olan Atnaf, hapis cezası değil övgü hak ediyor.Atnaf si společně s ostatními vězněnými blogery Zóny9 zaslouží uznání a ne vězení.
Diğer Zone 9 yazarları ile hapiste olan Atnaf, hapis cezası değil övgü hak ediyor.Atnaf, zusammen mit den anderen inhaftierten Zone9-Bloggern, verdienen Lob und keine Gefängnisstrafe.
Diğer Zone 9 yazarları ile hapiste olan Atnaf, hapis cezası değil övgü hak ediyor.Атнаф, вместе с другими заключенными блогерами Zone 9, заслуживает похвалы, а не тюремного приговора.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Als dat zo was, dan zouden er geen uitvinders schrijvers of leraren zijn.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Če bi bilo to res, ne bi bilo izumiteljev, pisateljev ali učiteljev.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Dacă asta ar fi adevărat, nu ar mai fi inventatori scriitori sau profesori.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Gdyby to było prawdą, nie mielibyśmy wynalazców, pisarzy czy nauczycieli.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Ha ez igaz lenne, nem léteznének feltalálók, írók vagy tanárok.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Je-li to pravda, neexistovali by žádní vynálezci spisovatelé nebo učitelé.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Jos se olisi totta ei olisi olemassa keksijöitä, kirjailijoita tai opettajia.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Om det vore sant skulle det inte finnas några uppfinnare författare eller lärare.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Se questo fosse vero non ci sarebbero inventori scrittori o insegnanti.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Si c'était vrai, il n'y aurait pas d'inventeurs, d'écrivains, ni d'enseignants.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Wenn das wahr wäre, gäbe es keine Erfinder, Schriftsteller oder Lehrer.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Έαν αυτό ήταν αλήθεια, δεν θα υπήρχαν εφευρέτες, συγγραφείς ή δάσκαλοι.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Ако това беше вярно, нямаше да има изобретатели, писатели или учители.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.Если бы это было правдой, не существовало бы изобретателей, писатей или учителей.
Eğer bu doğru olsaydı kaşifler, yazarlar ya da... ...öğretmenler hiç olmazdı.إذا كان ذلك صحيحا، فلن يكون هناك مخترعين كتاب أو مدرسين.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.A saber, que cuando funden las campanas, les hacen inscripciones.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Dizia que, quando fabricam os sinos, gravam inscrições neles.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Dřív, když odlévali zvony, vyrývali do nich poselství.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.E cioè che quando si fondono le campane, vengono fatte delle iscrizioni.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Hogy amikor a harangot öntik, feliratot is vésnek rá.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.그게 뭐냐면, 종을 만들 때, 종에 무언가가 새겨진다는 거에요.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Ko obesijo zvonove, nanje zapišejo posvetila.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Mianowicie, że gdy odlewają dzwony, to umieszczają na nich inskrypcje.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış."Que ceux qui fabriquent les cloches, écrivent quelque chose dessus."
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Si anume,ca dupa ce termina de fabricat clopotele, ei scriu niste inscriptii pe ele.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Δηλαδή, όταν γίνεται η χύτευση καμπάνας, γράφεται μια επιγραφή επάνω της.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.А именно, че когато леели камбани, пишели посвещения върху тях.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Когда отливают колокола, на них пишут посвящения.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.שכשיוצקים פעמונים, חורטים עליהם איזה כיתוב.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.حين يصبّون الأجراس في القالب، يكتبون عليها نقشاً.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.銘を刻むのだと それで私は鐘からハトの糞をぬぐい取って 見てみました
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Các triết gia, nhà soạn kịch, nhà thần học đã vật lộn với câu hỏi này hàng thế kỉ:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filosofi, drammaturghi, teologi hanno affrontato per secoli questa domanda:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filosofit, näytelmäkirjailijat ja teologit ovat kamppailleet tämän kysymyksen parissa vuosisatoja:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filósofos, dramaturgos, teólogos han lidiado con esta pregunta durante siglos:
Felsefeciler, piyes yazarları, ilahiyatçılar yüzyıllardır şu soruyla cebelleşiyorlar:Filósofos, dramaturgos, teólogos têm-se debatido com esta questão desde há séculos: