Bu onun yazısı olabilir mi?Can this be his writing?
Sen duvardaki el yazısını okuyabilirsin ama ben hiç anlamıyorum.You may be able to read the handwriting on the wall, but it is Greek to me.
Yazışmayı yıllarca sürdürdük.We have carried on a correspondence for years.
Amcamın el yazısını okumak zordur.My uncle's handwriting is hard to read.
Annem iyi bir el yazısına sahiptir.My mother has good handwriting.
İlgilenecek bazı yazışmalarım var.I have some correspondence to deal with.
Onun yazısını okumak imkansızdır.His writing is impossible to read.
Onun yazısı çok özneldir.His writing is very subjective.
Onun el yazısı kötü.His handwriting is poor.
Onun el yazısını okumak imkansızdır.It is impossible to read her handwriting.
Onun düzgün bir el yazısı vardır.She has very neat handwriting.
Onun iyi bir el yazısı var.She has good handwriting.
Yayın yönetmeni el yazısı kitaba baktı.The editor glanced over the manuscript.
Çok güzel görünümlü bir el yazısı var.She has very nice-looking handwriting.
Onun güzel el yazısı vardır.She has beautiful handwriting.
El yazısı kullanabilen genç insanların sayısının gitgide azaldığını şaşkınlıkla öğrendim.I was amazed to learn that fewer and fewer young people can write in cursive.
O duvar yazısını duvara kimin yazdığını düşünüyorsun?Who do you think wrote that graffiti on the wall?
Tom duvar yazısını duvara kimin yazdığını bilmiyor.Tom doesn't know who wrote the graffiti on the wall.
Tom yazısına geri döndü.Tom went back to his writing.
Onun el yazısı o kadar küçüktü ki zorlukla okunuyordu.Her handwriting was so tiny it was barely legible.
Onun el yazısı kötüdür.His handwriting is bad.
Belki o alın yazısıdır.Maybe it is destiny.
Bu Ryo'nun el yazısı ile bir mektup.This is a letter in Ryo's handwriting.
Onun yazısı çok iyidir.Her writing is very good.
Bu kimin el yazısı?Whose handwriting is this?
Bu Tom'un el yazısı.It's Tom's handwriting.
Yazışmalar birkaç dosyada tutulur.The correspondence is kept in several files.
Kız kardeşimin çok iyi el yazısı var.My sister has very good handwriting.
Madalyanın bir yazısı var.The medal had an inscription.
Bu Tom'un el yazısına benzemiyor.This doesn't look like Tom's handwriting.
Tom tiyatronun önünde kendi el yazısıyla imza atıyordu.Tom was signing autographs in front of the theater.
Tom'un el yazısını okumak zordur.Tom's handwriting is hard to read.
Yazısına tamamen katılıyorum.I concur fully with his text.
Kapıda el yazısı bir not vardı.There was a handwritten note on the door.
Onun çok kötü bir el yazısı var.He has very bad handwriting.
Tom'un el yazısını okumak neredeyse imkansızdır.It's almost impossible to read Tom's handwriting.
Onun yazısını güçlükle okuyabilirim.I can barely read his writing.
Onun kötü bir el yazısı var.He has bad handwriting.
Onun kötü bir yazısı var.He has bad handwriting.
Mary Tom'la gece geç saatlere kadar yazıştı.Mary texted with Tom late into the night.
Bunun kimin el yazısı olduğunu biliyor musun?Do you know whose handwriting this is?
Tom'un el yazısı çok iyi değil ama okuması kolay.Tom's handwriting isn't very good, but it's easy to read.
Masamda Tom'un el yazısıyla yazılmış bir not vardı.There was a note on my desk in Tom's handwriting.
Tom kapıya bir el yazısı tabela yapıştırdı.Tom stuck a handwritten sign on the door.
Bu el yazısı eseri Fransızcadan İngilizceye çevirebilir misin?Can you translate this manuscript from French to English?
Tom her gün yeni bir blog yazısı yazmaya çalışır.Tom tries to write a new blog entry every day.
Tom'un berbat bir el yazısı var.Tom has terrible handwriting.
Tom'un çok güzel el yazısı var.Tom has very nice handwriting.
Tom'un iyi el yazısı var.Tom has good handwriting.
Tom'un çok kötü el yazısı var.Tom has very bad handwriting.
Bu, Tom'un el yazısı olabilir.This might be Tom's handwriting.
Onun el yazısı okunaksızdır.His handwriting is unreadable.
Dan, Linda'nın el yazısında bir mektup aldı.Dan received a letter in Linda's handwriting.
Duvarlarda duvar yazısı var.There's graffiti on the walls.
Tom onun el yazısını tanıdı.Tom recognized her handwriting.
Tom Mary'nin el yazısını tanıdı.Tom recognized Mary's handwriting.
Ben o kitap için bir eleştiri yazısı yazacağım.I will write a review of that book.
El yazısı kompozisyonlar kabul edilmeyecektir.Handwritten essays won't be accepted.
Arkadaşlarım bir anı yazısı yazmam için beni zorladı.My friends pushed me to write a memoir.
Tom el yazısını gizlemeye çalıştı.Tom tried to disguise his handwriting.