Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Semmi mást nem kell csinálnod csak összekeverned a lisztet, tojást, tejet, és a cukrot, majd megsütnöd
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Tot ce e de facut este sa amesteci faina,ouale, laptele si zaharul, apoi sa le prajesti
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Tout ce que tu as à faire c'est mélanger la farine, les oeufs, le lait, le sucre et les faire frire.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Valmistat taikinan jauhoista, munista, maidosta ja sokerista ja paistat ne.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Všechno,co musíš udělat je smíchat mouku, vajíčka,mléko a cukr a zamíchat to a usmažit.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Vse kar moraš narediti je da zmešaš moko, jajca, mleko in sladkor. Zmešaš in spečeš.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Všetko čo musíš urobiť je - zmiešať múku, vajíčka, mlieko a cukor a vypražiť ich.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Yang perlu kamu lakukan cuma mencampurkan tepung, telur, susu, gula, diaduk dan dipanaskan.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Zmieszać mąką, jajka, cukier, wymieszać i usmażyć.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Πρέπει να ανακατέψεις αλεύρι,αυγά,γάλα και ζάχαρη και τα χτυπάς και τα τηγανίζεις.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.Сделать жидкое тесто из муки, яиц, молока и сахара, и пожарить.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.כל מה שאתה צריך לעשות,לערבב קמח בייצים חלב וסוכר נסה את זה.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.كل ماعليك فعله هو خلط الطحين والبيض والحليب والسكر ثم تقليه.
Tüm yapman gereken un, yumurta, süt ve şekeri karıştırıp yaymak ve tavada kızartmak.ビンデドゥクみたいに・・・
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.A byl jsem opravdu velmi úspěšný v šíření myšlenek přes hranice.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Am fost chiar o forţă activă în răspândirea ideilor în afara graniţelor.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Bahkan, saya sebenarnya merupakan tenaga potensial dalam penyampaian ide melintasi batasan.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Ed ero un vero portento nel diffondere idee al di là dei confini.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Ik was eigenlijk heel sterk in het verspreiden van ideeën over de grenzen.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.J'étais en fait une force puissante pour propager des idées à travers les frontières.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.그리고 저는 사실 사상을 전세계로 퍼트리는데 있어서 유력 인물이었습니다
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Och jag var faktiskt en kraft med potential när det gällde att sprida idéer över gränser.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Og jeg var faktisk en stor drivkraft i at sprede ideer på tværs af landegrænser.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Tatsächlich war ich eine starke Kraft in der Verbreitung von Ideen über Grenzen hinweg.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Và tôi thực ra đã là một nguồn lực mạnh mẽ trong việc truyền bá các ý tưởng xuyên biên giới.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Właściwie byłem potężnym czynnikiem w rozprzestrzenianiu idei poprzez granice.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.Y era una persona clave en la propagación de ideas entre países.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.И всъщност бях значима сила в разпространението на идеите през границите.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.И я на самом деле был могущественной силой для распространения идей через границы.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.ולמעשה שימשתי אמצעי רב-עוצמה להפצת רעיונות מעבר לגבולות.
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.في حقيقة الأمر كنت ذو تأثيرقوي وفعْال في نشر أفكار في كل الأنحاء .
Ve ben aslında etkili bir güçtüm, fikirleri sınırlar ötesine yaymakta.私は重要な力を担っていました イスラム教の信仰とは異なる イスラム原理主義の隆盛と
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.Dan duurt het geen dagen om deze informatie te vertrekken aan de juiste mensen. Het kan automatisch gebeuren.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.그리고 며칠씩 걸려 필요한 사람들에게 정보를 전달하는 대신 자동으로 전달되게 할 수 있습니다.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.Zamiast iść kilka dni, informacje trafią tam, gdzie trzeba automatycznie.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.К тому же, вместо суток на распространение информации нуждающимся в ней людям, это произойдёт автоматически.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.ואז, במקום שייקח ימים כדי להעביר את המידע הזה לאנשים שצריכים אותו יותר מכל, זה יכול לקרות באופן אוטומטי.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.وبالتالي، وبدل استغراق أيام لنشر هذه المعلومات على الناس الذي يحتاجونها أكثر، يمكن أن تحصل أوتوماتيكيا.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.情報を必要とする人々に向けて 時間をかけて手動で送信する必要もありません 分散ネットワークや
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.At udbrede den information til resten af Afrika, er vigtigt.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Daarom is de verspreiding van die informatie over de rest van Afrika belangrijk.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Die Verbreitung dieser Information überall in Afrika ist wichtig.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Donc en diffusant cette information à - dans toute l'Afrique est important.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Então, divulgar essa informação por todo o resto de África é importante.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.E quindi diffondere queste informazioni -- per tutto il territorio africano è importante.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Så att sprida den informationen till resten av Afrika är extremt viktigt.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Si astfel, diseminand aceasta informatie catre restul Africii e important.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Šíření takových informací po celé Africe je důležité.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Szerzenie tego typu informacji na całym obszarze Afryki jest niezwykle ważne.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Y entonces si esa información se reparte al -- resto de Africa es importante.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.І поширення цієї інформації по решті Африки є важливим.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Так вот, очень важно распространение этой информации по всей Африке.
Ve bu bilgiyi yaymak --그래서 이런 정보들을
Ve bu bilgiyi yaymak --Például ennek az információnak az elterjesztése
Ve bu bilgiyi yaymak --Разпространяването на подобна информация в
Ve bu bilgiyi yaymak --לכן הפצת המידע
Ve bu bilgiyi yaymak --لذلك نشر تلك المعلومة لـ
Ve bu bilgiyi yaymak --アフリカ全土に伝えることが重要だ
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.만약 당신의 목적이 아이디어를 확산하는 것이라면 당신은 어떤 순간에 16 00:00:41,628 --> 00:00:44,362 오로지 영어로 말하고 있다는 사실에 직면하게 됩니다.
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.A jestliže je vaším cílem šířit myšlenky, v určité chvíli narazíte na fakt, že mluvíte jen anglicky.