Ana içeriğe geç
Sözlük

yaygınlık ile cümle

yaygınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu alfabe 1911 yılında yeniden düzenlendi, ancak Çeçenler arasında yaygınlık kazanmadı.In 1911 it too was reformed but never gained popularity among the Chechens themselves.
Hutton tek biçimciliğe inanmış olmasına rağmen, onun zamanda teori yaygınlık kazanmamıştır.Though Hutton believed in uniformitarianism, the idea was not widely accepted at the time.
Bu yaygınlık aynı doğrultuda farklılıkları da beraberinde getirmiştir.In fact, it is the diversity in their nature which brings them together.
Ayrıca tekrar tekrar veba yaygınlık gösteriyordu.Since then, he continued to plague the Flash again and again.
Aslında, HIV yaygınlık oranı yetişkinlerde yüzde 1,3.In fact, the HlV prevalence rate is 1.3 percent among adults.
Homoseksüeller arasında yaygınlık yüzde 25.25 percent prevalence among gay men.
Kaktüsler, kireçtaşı tepelerinde veya bu tepelerin yakınlarında yaygınlık gösterir.[4]It is common on or near limestone hills.[11]
2.536 sağlıklı genç erkeğin değerlendirildiği bir çalışmada, %1.7'lik bir yaygınlık bulunmuştur.A study that looked at 2,536 healthy young males found a prevalence of 1.7% (95% CI 1.2 to 2.3%).
Ancak popülasyonlardaki yaygınlıkta 1970'lerin ortasından beri azalma rapor edilmektedir.In den USA existiert eine PR-Wissenschaft seit Mitte der 1970er Jahre.
Ayrıca tekrar tekrar veba yaygınlık gösteriyordu.La peste faisait régulièrement son apparition.
Fakat bazıları, birçok nedenden dolayı yaygınlık kazanamadı.Il semblerait qu'elle n'ait pas eu de public, pour diverses raisons.
Hutton tek biçimciliğe inanmış olmasına rağmen, onun zamanda teori yaygınlık kazanmamıştır.Aunque Hutton creyó en el uniformismo, la idea no fue ampliamente aceptada en el momento.
Bu yaygınlık aynı doğrultuda farklılıkları da beraberinde getirmiştir.A su vez, y con el mismo interés, subrayó sus diferencias.
Bu yaygınlık özellikle yarımadanın güneyinde ve doğusunda daha yoğundur.Este plato es popular especialmente en el sur y sureste del país.
Ancak popülasyonlardaki yaygınlıkta 1970'lerin ortasından beri azalma rapor edilmektedir.La idea sin embargo, sí ha tenido un abrumador respaldo en la Asamblea General desde mediados de 1970.
Arbreş müziği, sadece İtalya'nın güney kesiminin kırsal kesimlerinde yaygınlık gösterir.Chiaiano, quindi, è il probabile fulcro di diffusione delle T-Shirt nel meridione Italico.
Fakat bazıları, birçok nedenden dolayı yaygınlık kazanamadı.Широкого распространения в силу ряда причин не получила.
Hutton tek biçimciliğe inanmış olmasına rağmen, onun zamanda teori yaygınlık kazanmamıştır.Хотя Хаттона верил в актуализм, идея не была широко принята в то время.
Zamanla Ekim Devrimi yaygınlık kazandı.Октябрьскую революцию встретил восторженно.
Ancak öyle olmadığı düşüncesi giderek yaygınlık kazandı.Ao contrário do que se possa pensar, é cada vez mais popular.
Yine aynı dönemde, kişisel bilgisayarlar yaygınlık kazanıyorlardı.Vid denna tidpunkt började digital distribution bli populärt.
Hutton tek biçimciliğe inanmış olmasına rağmen, onun zamanda teori yaygınlık kazanmamıştır.Хоча Гаттон і довіряв ідеї актуалізму, вона не була широко прийнята в той час.
Fakat bu Kürtlerin sosyo-ekonomik koşullarından dolayı yaygınlık kazanamamıştı.Acest urbanizare nu a fost niciodată efectuată datorită presiunilor asociațiilor ecologiste.
Bu isim, İngilizce konuşan ülkelerde yaygınlaşmadan önce, Fransa'da yaygınlık gösterdi.Ezt Franciaországban már az angol nyelvet használó országokban történt elterjedése előtt is alkalmazták.
Daha çok Serveti Fünun'dan sonra yaygınlık göstermiştir.Ivartalanítása után indult számottevőbb hízásnak.
Fakat bazıları, birçok nedenden dolayı yaygınlık kazanamadı.A legtöbben nem képesek sikeres karriert indítani, több okból sem.
Ergene Havzası'nda bozkırlar oluşmuşsa da bölgenin tamamında yaygınlık göstermez.Yöperhonen on kaikkialla, missä sitä on esitetty, saavuttanut yleisön jakamattoman suosion.
Fizikî güzelliğin kuvvetli bir göstergesi, yaygınlık ve eş arama davranışıdır.Ένας σταθερός δείκτης της φυσικής ομορφιάς είναι η κοινοφιλία ή μετριότητα.
Ancak Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde de yaygınlık kazanmıştır.Det var bare Viken og Opplandene (Østlandet) som gjenstod.
Ancak popülasyonlardaki yaygınlıkta 1970'lerin ortasından beri azalma rapor edilmektedir.Tuy nhiên, hiện tượng giảm phổ biến rộng rãi trong dân số đã được ghi nhận kể từ giữa những năm 1970.
Ancak henüz bir yaygınlık kazanamamışlardır.Tuy nhiên họ vẫn chưa mở được tỷ số.
Ancak henüz bir yaygınlık kazanamamışlardır.しかしまだ庶民には普及していなかった。
Fakat bazıları, birçok nedenden dolayı yaygınlık kazanamadı.על אף שתגלית זו לא זכתה לפרסום מכמה סיבות.
15-24 yaş grubu arasında en yüksek olan esrar veya ecstasy kullanımına ilişkin yaygınlıkIn de Spaanse schoolenquête werd voor de periode van 2004 tot 2007 een daling van twee procentpunten gemeld.
2002-06 döneminde ulusal düzeyde sorunlu opioid kullanımına ilişkin yaygınlık tahminleri kabaca 15-64I vissa länder där problematiskt opiatmissbruk historiskt sett har
2002-06 döneminde ulusal düzeyde sorunlu opioid kullanımına ilişkin yaygınlık tahminleri kabaca 15-64Per esempio, alcuni Stati dove storicamente predominava il consumo problematico di oppiacei segnalano ora una
2002-06 döneminde ulusal düzeyde sorunlu opioid kullanımına ilişkin yaygınlık tahminleri kabaca 15-64Schattingen van het aantal problematische opioïdengebruikers zijn vaak onzeker
2003-04’te İtalya ve Polonya’dan EUK örnekleri arasında % 60’ın üzerinde yaygınlık oranlarıDe mest fuldstændige data foreligger for anti-HBc, hvilket indikerer en
2003-04’te İtalya ve Polonya’dan EUK örnekleri arasında % 60’ın üzerinde yaygınlık oranlarıEr lijkt wat dit betreft echter enige consensus tot
2003-04’te İtalya ve Polonya’dan EUK örnekleri arasında % 60’ın üzerinde yaygınlık oranlarıVéase el gráfico INF-6 (parte i) del boletín estadístico de 2006.)
2003-04’te İtalya ve Polonya’dan EUK örnekleri arasında % 60’ın üzerinde yaygınlık oranlarıVšeobecný záväzok na komplexný prístup neznamená, že všetky tieto prvky služieb sú rovnako rozvíjané
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.1 49 v Polsku a ve Spojeném království (
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.2004–2005-ben hat országból jelentettek 40% feletti előfordulást.
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.Cinq pays seulement ont fait état d’études dans lesquelles le taux de prévalence était inférieur à 25 %.
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.Im Zeitraum 2004/2005 wurden aus sechs Ländern Prävalenzraten von über 40 % gemeldet.
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.În 2004-2005, ªase †≤ri au raportat rate de prevalen†≤ de peste 40 %.
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.In 2004-2005 meldden zes landen prevalentiewaarden van meer dan 40 %.
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.V letih 2004 in 2005 so iz šestih držav poročali o stopnjah razširjenosti nad 40 %.
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.V období 2004 – 2005 boli miery prevalencie nad 40 % uvádzané zo šiestich krajín.
2004-05’te, altı ülkeden % 40’ın üzerinde yaygınlık oranları rapor edilmiştir.Την piερίοδο 2004–2005 έξι χώρες ανέφεραν piοσοστό εpiιpiολασµού άνω του 40 %.
32 yaygınlık oranları rapor etmiştir (32 situate în intervalul 10-25 % (
32 yaygınlık oranları rapor etmiştir (32 tantum compresi tra il 10 e il 25 % (
95 yaygınlık düzeyleri rapor etmiştir (95 également des niveaux de prévalence supérieurs à 2 % (
95 yaygınlık düzeyleri rapor etmiştir (9 5 prevalenci vyšší než 2 % (
95 yaygınlık düzeyleri rapor etmiştir (95 prevalentiewaarden van meer dan 2 % rapporteren (
95 yaygınlık düzeyleri rapor etmiştir (95 razširjenosti uživanja nad 2 % (
95 yaygınlık düzeyleri rapor etmiştir (95 yli 2 prosenttia (
95 yaygınlık düzeyleri rapor etmiştir (I modelli del consumo di cocaina variano enormemente a seconda dei gruppi di consumatori.
Ama homoseksüellerde, tedavi yaygınlıkla ulaşılır olduktan üç, dört yıl sonra epey çarpıcı bir artış var.하지만 남성 동성애자들 사이에서는 치료가 널리 보급된지 3~4년 후부터
Ama homoseksüellerde, tedavi yaygınlıkla ulaşılır olduktan üç, dört yıl sonra epey çarpıcı bir artış var.Ale u homosexuálů došlo k strmému nárůstu asi tři nebo čtyři roky poté, co se léčba stala běžně dostupnou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod