Spiral doğada en yaygın geometrik biçimlerinden biridir.The spiral is one of the most common geometrical forms in nature.
Bu hiç nadir değil. Aslında o çok yaygın.It's not at all uncommon. In fact, it's very common.
Yabancı düşmanlığı gettolarda yaygın bir tutumdur.Xenophobia is a widespread attitude in ghettos.
Açlık ve hastalık en alt sınıflar arasında yaygındır.Starvation and disease were rampant among the lowest classes.
Sağ duyu çok yaygın değil.Common sense is not so common.
Bu yaygın bir durumdur.This is a common occurrence.
Bu kelime artık yaygın olarak kullanılmamaktadır.This word is no longer commonly used.
Bu bugünlerde oldukça yaygın.That's pretty common these days.
O pozitif en yaygın kan grubudur.O positive is the most common blood type.
Bu yaygın bir yazım hatasıdır.This is a common misspelling.
Yağma, tecavüz ve talan, savaş sırasında yaygındır.Looting, raping, and plundering are common during wartime.
Kışın yün şapka giymek, insanlar arasında yaygındır.It is common for people to wear wool hats in winter.
Yüksek hızlı trenler Avrupa'da yaygındır.High speed trains are common in Europe.
Aşağılık kompleksleri düşündüğümüzden daha yaygındır.Inferiority complexes are more common than we think.
Annem böyle yaygın insanlarla ilişkili olduğunu bilseydi ne derdi!What would Ma say if she knew you associated with such common people!
Karar yaygın öfkeye neden oldu.The decision caused widespread anger.
Bu Boston'da yaygın bir uygulama mıdır?Is this a common practice in Boston?
Göktaşı çarpmaları ne kadar yaygındır?How common are meteorite strikes?
Cerrahi hatalar ne kadar yaygındır?How common are surgical errors?
Sağduyu o kadar yaygın değildir.Common sense isn't so common.
O yaygın bir bilgi değil.That's not common knowledge.
Yaygın bir korku vardı.There was widespread fear.
Bu yaygın bir şey midir?Is this a common thing?
Bu ne kadar yaygın?How widespread is it?
Bu çok yaygındır.This is very common.
Bu yaygın bir yanlış anlamadır.This is a common misconception.
Böyle sorunlar ne kadar yaygın?How common are problems like this?
O tür sorunlar ne kadar yaygın?How common are these kinds of problems?
O ne kadar yaygın?How common is that?
Kıskançlık ve açgözlülük, cinayetin en yaygın etkenlerinden ikisidir.Jealousy and greed are two of the most common motivators of murder.
Difteri o zaman yaygın bir hastalıktı.Diphteria was a common disease at the time.
Giyotin, Fransız Devrimi sırasında yaygın bir şekilde kullanıldı.The guillotine was widely used during the French Revolution.
O yaygın bir deyim.It's a common idiom.
Akraba kayırma doğu ülkelerinde yaygındır.Nepotism is widespread in Eastern countries.
Abaküs, Orta Çağ'da yaygın olarak kullanılmıştır.The abacus was widely used in the Middle Ages.
Ayı saldırıları burada yaygın mıdır?Are bear attacks common around here?
Sodyum bikarbonat, yaygın olarak kabartma tozu olarak bilinir.Sodium bicarbonate is commonly known as baking soda.
ÖNY (Özne-nesne-yüklem), diller için en yaygın sözcük sırasıdır.SOV (subject-object-verb) is the most common word order for languages.
Ölüm her yaşta yaygındır.Death is common to every age.
Bu terim yaygın olarak kullanılmamaktadır.The term is not commonly used.
Tom bunun yaygın bir sorun olduğunu söyledi.Tom said it's a common problem.
Tom, Avustralya'da yaygın bir isim mi?Is Tom a common name in Australia?
Yerfıstığı alerjisi en yaygın gıda alerjisidir.Peanut allergy is the most common of food allergies.
Plastik en yaygın deniz debrisidir.Plastic is the most prevalent type of marine debris.
Plastik en yaygın deniz kirleticisidir.Plastic is the most prevalent type of marine debris.
Tom yaygın bir isim, değil mi?Tom is a common name, isn't it?
Lipitor'un bazı yaygın yan etkileri nelerdir?What are some of the common side effects of Lipitor?
Çarşıda pazarlık etmek yaygındır.Haggling is common in markets.
Bu tarz şapkalar çok yaygın.Those sorts of hats are seen often.
Yaygın obezite, Trump’ın askere alım hedeflerini zorlaştırıyor.Widespread obesity makes Trump's military recruitment goals a challenge.
Batı dünyasında gıda israfı hâlâ yaygın bir olgu.In western civilisation, waste of food is still a common thing.
Erkek çocuklarında otizm tanısı kız çocuklarına göre daha yaygındır.Boys are more often diagnosed with autism than girls.
Swahili, Doğu Afrika'da yaygın olarak konuşulmaktadır.Swahili is widely spoken in eastern Africa.
Swahili, Doğu Afrika'da yaygın olarak konuşulur.Swahili is widely spoken in eastern Africa.
Levrek, İsveç göllerinde yaygındır.Perch is common in the lakes of Sweden.
Robert, İngilizce konuşulan dünyadaki erkek çocuklarına yaygın olarak verilen bir isimdir.Robert is a name commonly given to boys in the English-speaking world.
Coldplay ve U2 arasındaki karşılaştırmalar giderek yaygınlaştı.Comparisons between Coldplay and U2 became increasingly common.
Örneğin, 1942'de tanıtılan Modell 1942, yaygın olarak M1942 veya sadece M42 olarak bilinir.For example, the Modell 1942 which was introduced in 1942 is commonly known as M1942 or simply M42.
Avrupa'da en yaygın olanı 4.5 volt flat-pack tipleridir.In Europe the most common is the 4.5 volt flat-pack types.
Bu kullanım blogosphere'de özellikle yaygındır .This usage is especially common in the blogosphere.