Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Het zijn kittens. Je krijgt een nest, een hele troep.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Olyanok, mint a cicák.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Są jak kociaki.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.São como os gatinhos.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Son como los gatitos.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Sono come, per dire, dei gattini.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Sú ako... mačiatka.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Είναι σαν γατάκια.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.Те са, знаете ли, като котета.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Gdy je połączymy otrzymujemy zmutowane potomstwo.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.우리는 그 둘을 합칩니다. 마치 돌연변이 같죠.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Los emparejamos y tienen descendencia.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Összekeverjük őket, hogy egy mutáns utódjuk legyen.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Quando li combiniamo generano una progenie mutante.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.אנחנו מזווגים אותם. יש להם סוג של צאצאים מוטנטיים.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.ونقوم بجمعهما معاً ، وبذلك نحصل على سلالة لها نوع من الطفرة
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.そしてこの何代にも渡るデザイン会議を経て
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››( 39 : 33 ) Các con_nhỏ nó hút huyết , Và hễ nơi nào có xác_chết , thì nó bèn có tại đó .
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››(39:33) Các con nhỏ nó hút huyết, Và hễ nơi nào có xác chết, thì nó bèn có tại đó.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››(39:33) Ses petits boivent le sang; Et là où sont des cadavres, l`aigle se trouve.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››A jeho mláďatá strebú krv. Kde sú nejakí pobití, tam je aj on.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››A te rendelésedre száll-é fent a sas, és rakja-é fészkét a magasban?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Di mana ada yang tewas, di situlah dia, dan darah mangsa itu diminum oleh anak-anaknya
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Dzieci też jego piją krew, a gdzie są pobici, tam on jest.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Eller är det på ditt bud som örnen stiger så högt och bygger sitt näste i höjden?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Er det på ditt bud at ørnen flyver så høit, og at den bygger sitt rede oppe i høiden?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››in mladiči njegovi srebajo kri, in kjer je mrtvo truplo, je tudi on.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››I suoi aquilotti succhiano il sangue e dove sono cadaveri, là essa si trova
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››그 새끼들도 피를 빠나니 살륙 당한 자 있는 곳에는 그것도 거기있느니라
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Luego sus polluelos chupan la sangre. Donde haya cadáveres, allí estará ella
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Puii lui îi beau sîngele; şi acolo unde sînt hoituri, acolo -i şi vulturul.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Seine Jungen saufen Blut, und wo Erschlagene liegen, da ist er.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Seus filhos chupam o sangue; e onde há mortos, ela aí está.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Skyldes det Bud fra dig, at Ørnen flyver højt og bygger sin højtsatte Rede?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Vliegt de arend op uw bevel omhoog om op de hoge rotsen een nest te bouwen?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››και οι νεοσσοι αυτου αιμα πινουσι και οπου πτωματα, εκει και αυτος.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››И пилетата му смучат кръв; И дето има трупове, там е той.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››птенцы его пьют кровь, и где труп, там и он.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››ואפרחו יעלעו דם ובאשר חללים שם הוא׃
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››فراخه تحسو الدم وحيثما تكن القتلى فهناك هو
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››他 的 雛 也 咂 血 . 被 殺 的 人 在 那 裡 、 他 也 在 那 裡
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››他 的 雛也咂血 . 被殺 的 人 在 那裡 、 他 也 在 那 裡
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Chẳng hạn như chúng canh chừng vây của nhau.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.De exemplu, își îngrijesc reciproc puii.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.For eksempel, babysitter de hinandens kalve.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Ils surveillent mutuellement leurs petits par exemple.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.서로의 새끼들을 지켜주고
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Napríklad si navzájom opatrujú mláďatá.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Například si vzájemně hlídají mláďata.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Np. opiekują się nawzajem swoimi młodymi.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Per esempio, si prendono cura dei piccoli dell'altra specie.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Por ejemplo, cuidan a las crías del otro.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Por exemplo, cuidam das crias uns dos outros.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Zum Beispiel springen sie füreinander als Babysitter ein.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Για παράδειγμα, το ένα νταντεύει τα μικρά του άλλου.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Наприклад, вони доглядають дітей одне одних.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.לדוגמא, הם עושים שמרטפות הדדית לגוריהם.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.فعلى سبيل المثال فهم يرعون عجول بعضم البعض
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.雄はお互いの雌を追尾して
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.(146:9) дает скоту пищу его и птенцам ворона, взывающим к Нему .