Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.그들이 다 사자같이 소리하며 어린 사자같이 부르짖으며
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Orang Babel mengaum seperti singa, dan menggeram seperti anak singa
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Pospołu jako lwy ryczeć będą, a skomleć jako szczenięta lwie.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Sie sollen miteinander brüllen wie die Löwen und schreien wie die jungen Löwen.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Spolu budú revať ako mladí ľvi, budú skučať ako ľvíčatá.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Vor răcni împreună ca nişte lei, vor ţipa ca nişte pui de lei.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Θελουσι βρυχασθαι ομου ως λεοντες, θελουσιν ωρυεσθαι ως σκυμνοι λεοντων.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Как львы зарыкают все они, и заревут как щенки львиные.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.Ще рикаят заедно като лъвчета, Ще реват като малки лъвчета.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.יחדו ככפרים ישאגו נערו כגורי אריות׃
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.يزمجرون معا كاشبال. يزئرون كجراء أسود.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.他 們 要 像 少 壯 獅 子 咆 哮 、 像 小 獅 子 吼 叫
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.他 們要 像 少壯獅 子 咆哮 、 像 小獅子 吼叫
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.매년 그들은 부모가 버린 새끼 펭귄을 구조해서 이 프로젝트는 80%라는 놀랄만한 성공률을 가지고 있어요
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Cada año rescata y cría polluelos abandonados. Y tienen una tasa impresionante de éxito del 80 %.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.In vsako leto rešujejo in vzgajajo zapuščene mladiče. In dosegajo zelo impresivno 80 odstotno uspešnost.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Każdego roku ratują opuszczone pisklęta i otaczają je opieką, osiągając sukces aż w 80 procentach przypadków.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Každý rok zachraňujú a vychovávajú opustené mláďatá a majú veľmi impozantnú 80-percentnú mieru úspešnosti.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Rok co rok zachraňují a vychovávají odložená mláďata a pyšní se velmi působivou osmdesátiprocentní úspěšností.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Şi în fiecare an salvează şi cresc pui abandonaţi. Şi au o rată de succes impresionantă de 80 de procente.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Todos os anos recolhem e criam crias abandonadas. Têm uma impressionante taxa de sucesso de 80%.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.И всяка година те спасяват и отглеждат изоставени пингвинчета. И те имат много впечатляващ 80 процентов успех.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Щороку вони рятують і вигодовують покинутих пташенят. Частка успішних спроб вражає - 80 відсотків.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.וכל שנה הם מצילים ומגדלים גוזלים נטושים. ויש להם שיעור הצלחה מרשים של 80 אחוז.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.لإنقاذ ورعاية الصغار المهجورين سنويًا وكانت النتائج مذهلة.. بمعدل نجاح 80%
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.その成功率はすばらしく 実に8割です 非常に重要なことですが
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.A vaca e a ursa pastarão juntas, e as suas crias juntas se deitarão; e o leão comerá palha como o boi.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Bò cái sẽ ăn với gấu ; các con_nhỏ chúng_nó nằm chung , sư_tử ăn cỏ khô như bò .
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Bò cái sẽ ăn với gấu; các con nhỏ chúng nó nằm chung, sư tử ăn cỏ khô như bò.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.In krava in medvedka se bosta skupaj pasli, njuni mladiči skupaj ležali; lev pa bo jedel slamo kakor vol.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.암소와 곰이 함께 먹으며 그것들의 새끼가 함께 엎드리며 사자가 소처럼 풀을 먹을 것이며
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Kor och björnar skola gå och beta, deras ungar skola ligga tillhopa, och lejon skola äta halm likasom oxar.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.krava a medvedica budú sa spolu pásť, aj ich mláďatá budú spolu ležať, lev bude žrať slamu jako vôl,
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Krowa i niedźwiedzica społem paść się będą, a płód ich pospołu leżeć będzie, a lew jako wół plewy jeść będzie.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Ku og bjørn skal beite sammen, deres unger skal ligge hos hverandre, og løven skal ete halm som oksen.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Kvien og Bjørnen bliver Venner, deres Unger ligger Side om Side, og Løven æder Strå som Oksen;
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.La vaca y la osa pacerán, y sus crías se recostarán juntas. El león comerá paja como el buey
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Sapi akan makan rumput bersama beruang, anak-anaknya berbaring bersama-sama. Singa makan jerami seperti sapi
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Také i kráva a nedvědice spolu pásti se budou, a plod jejich spolu ležeti, lev pak jako vůl plevy jísti bude.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.tehén és medve legelnek, [és] együtt feküsznek fiaik, az oroszlán, mint az ökör, szalmát eszik;
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.vaca şi ursoaica vor paşte la un loc, şi puii lor se vor culca împreună. Leul va mînca paie ca boul,
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.И корова будет пастись с медведицею, и детеныши ихбудут лежать вместе, и лев, как вол, будет есть солому.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.Кравата и мечката ще пасат заедно ; Малките им ще си почиват задружно; И лъвът ще яде слама както вола.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.ופרה ודב תרעינה יחדו ירבצו ילדיהן ואריה כבקר יאכל תבן׃
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.والبقرة والدبة ترعيان. تربض اولادهما معا والاسد كالبقر ياكل تبنا.
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.牛 必 與 熊 同 食 . 牛 犢 必 與 小 熊 同 臥 . 獅 子 必 喫 草 與 牛 一 樣
İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.牛必與熊 同 食 . 牛犢 必 與 小熊 同臥.獅子 必喫 草與 牛 一 樣
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Mio fratello era così.Mi diceva:La formica va a casa a nutrire i suoi piccoli"
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Тя казваше: "Мравката се прибира у дома, за да нахрани малките си", а аз отвръщах:
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;häiritä tai vahingoittaa lintujen pesiä ja poikasia;
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;perturber ou endommager les nids et les nichées des oiseaux
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;Provocar molestias o daños en los nidos de pájaros o a sus crías.
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;störa eller skada fågelbon eller fågelungar
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;беспокоить или разорять птичьи гнёзда и птенцов;
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;تزعج أو تخرب أعشاش الطيور وصغارها
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?( 39 : 3 ) Ai sắm đồ_ăn cho quạ , Khi con_nhỏ nó kêu_la cùng Ðức_Chúa_Trời , Và bay đi đây_đó không đồ_ăn ?
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?(39:3) Ai sắm đồ ăn cho quạ, Khi con nhỏ nó kêu la cùng Ðức Chúa Trời, Và bay đi đây đó không đồ ăn?
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?(39:3) Qui prépare au corbeau sa pâture, Quand ses petits crient vers Dieu, Quand ils sont errants et affamés?
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?Chi prepara al corvo il suo pasto, quando i suoi nati gridano verso Dio e vagano qua e là per mancanza di cibo
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?Cine pregăteşte corbului hrana, cînd puii lui strigă spre Dumnezeu, cînd umblă rătăciţi şi flămînzi?