Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Jadi mereka melakukannya dengan anak tikus, anak kucing.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Kisegerekkel, kismacskákkal.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.따라서 과학자들은 새끼 쥐들과 새끼 고양이들에 대해 그걸 해봤습니다.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Người ta tạo ra những con chuột con phát sáng, những chú mèo phát sáng.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Portanto, fizeram-no com ratinhos, com gatinhos.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Quindi l'hanno fatto con i topolini, i gattini.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Więc zrobili to z młodymi myszy i kociętami. Więc zrobili to z młodymi myszy i kociętami.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Οπότε το έκαναν σε νεαρά ποντίκια, και γατάκια.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Така че те го направили с тези мишлета, котенца.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Что и было сделано с мышатами, котятами.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.אז הם עשו זאת עם גורי עכברים, חתלתולים.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.وبالتالي أجروا ذلك على الفئران والجراء والقطط.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.子猫でもやりました ところで子猫がオレンジでマウスが緑なのは
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.그들의 연구는 여러 형태의 감각이 박탈된 새끼 고양이를 이용해서 진행된 것입니다.
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.Sin embargo, parte de ellos se extrapolaron precipitadamente al ámbito del ser humano.
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.הם ביצעו את עבודתם עם גורי חתולים, עם סוגים שונים של חסכים ויזואליים,
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.إذن كانت أبحاثهم على القطط الصغيرة, بإستخدام أنواع مختلفة من نظم الحرمان,
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.子猫などを使って 60年代という昔に行われた
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Man stjæler tigerungerne fra tigerens hule.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Man stjäl tigerungarna ur tigerns håla.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Não se roubam as crias de um tigre sem entrar no covil.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Nie zabierzesz tygrysicy młodych, omijając jej jamę.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Non si può rubare un cucciolo di tigre senza entrare nella tana.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.No puedes robar los cachorros de un león sin entrar en la leonera.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Tiikerin pentuja ei voi viedä menemättä pesään.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Για να κλέψεις τα τιγράκια πρέπει να μπεις στη φωλιά.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Нельзя украсть тигрят, не войдя в логово тигрицы.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.A medvebocsokat az egész országban befogják és kereskednek velük.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Anak beruang diambil dari berbagai tempat di seluruh negeri dijual dan diperdagangkan.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.As crias de urso estavam a ser recolhidas por todo o país, a serem vendidas e trocadas.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.De welpen werden over het hele land verspreid gevangen en verkocht en verhandeld.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Die Bärenjungen wurden von überall aus dem Land eingesammelt und verkauft und gehandelt.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.I cuccioli di orso erano stati catturati in tutta la nazione, ed erano stati venduti e barattati.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.새끼 곰들은 이 나라 곳곳에서 사육되고 있었으며, 또 거래되고 있었습니다.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Les oursons étaient capturés dans tout le pays, vendus, comme des marchandises.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Medvíďata byla shromaždována z celé země a dále prodávána.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Młode wargacze łapano w całym kraju, a następnie handlowano nimi.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Những chú gấu con bị bắt từ khắp nơi ở trong nước rồi bị bán và bị trao đổi.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Och björnungarna hämtades från hela landet och såldes och byttes.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Puii de urs erau luați din toată țara, ca să fie vânduți.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Títo ľudia unášali medvieďatá po celej krajine a potom s nimi obchodovali.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Και τα μικρά αρκουδάκια μαζεύονταν απ' όλη τη χώρα και πουλιούνταν και εμπορεύονταν.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Ведмежат збирали по всій країні, продавали їх, торгували ними.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Докарват малки мечета от страната, за да ги продадат.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Медвежат собирали по всей стране, продавали и обменивали.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.גורי הדובים נאספו מרחבי הודו, נמכרו ונסחרו.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.وكان صغار الدببة التي يتم اصطيادها من جميع انحاء البلاد ويتم بيعها والمتاجرة بها.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.売買 交換されていたのです この熊達は一頭約2000ドルで売られ
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Bättre är att möta en björninna från vilken man har tagit ungarna, än att möta en dåre i hans oförnuft.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Bedre for en mann å møte en bjørn som ungene er tatt fra, enn en dåre i hans dårskap.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Encontre-se o homem com a ursa roubada dos filhotes, mas não com o insensato na sua estultícia.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Es ist besser, einem Bären begegnen, dem die Jungen geraubt sind, denn einem Narren in seiner Narrheit.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Je kunt beter een berin tegenkomen, die haar jong kwijt is, dan een dwaas, die zijn woede de vrije loop laat.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.차라리 새끼 빼앗긴 암콤을 만날지언정 미련한 일을 행하는 미련한 자를 만나지 말 것이니라
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Kohdatkoon miestä karhu, jolta on riistetty poikaset, mutta älköön tyhmä hulluudessansa.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Lépe člověku potkati se s nedvědicí osiřalou, nežli s bláznem v bláznovství jeho.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Lepiej jest człowiekowi spotkać się z niedźwiedzicą osierociałą, niżeli z głupim w głupstwie jego.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Mai bine să întîlneşti o ursoaică jefuită de puii ei, decît un nebun în timpul nebuniei lui. -
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Man kan møde en Bjørn, hvis Unger er taget, men ikke en Tåbe udi hans Dårskab.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Medvedka, ki so ji mladiče vzeli, naj sreča moža, a ne bedak v neumnosti svoji!